Google Play Store
App Store

Cezaevlerinde görev yapan yaklaşık 400 aile hekimi, hemşire ve ebe; yüksek riskli koşullarda ağır sorumluluk üstlenmelerine rağmen hak kayıplarıyla baş başa bırakıldı. AHESEN, acil yasal düzenleme çağrısı yaptı.

Cezaevlerinde görev yapan aile hekimleri, ebe ve hemşireler dertli: Yük ağır, hak yok
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Aile Hekimliği Cezaevi Komisyonu'nun hazırladığı rapora göre, Türkiye’de cezaevlerinde görev yapan yaklaşık 400 aile hekimi, hemşire ve ebe ağır riskli koşullarda çalışmasına rağmen ciddi hak kayıpları yaşıyor. Yıpranma payı verilmemesi, nüfus katsayısı adaletsizliği, performans kesintileri, rapor ücretlerinin düşük olması, personel eksikliği, görev tanımı belirsizlikleri ve malzeme teminindeki sorunlar başlıca şikâyetler arasında. Uzman doktorların düzenli gelmemesi, ambulans yetersizliği, revirlerin kötü fiziki koşulları ve altyapı sorunları da hizmeti aksatıyor.

AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Cezaevi Komisyon Sorumlusu Dr. Hakan Kılıç ve Komisyon Üyesi Dr. Ufuk Mahmut Bilgilisoy cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için acil yasal düzenleme çağrısı yaptı.

GÖREV TANIMI BELİRSİZ

Cezaevlerindeki aile sağlığı birimlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının hem mahkumların hem de cezaevi personelinin sağlığından sorumlu olduğunu vurgulayan Dr. Kandemir, bu birimlerin “yüksek riskli, yüksek stresli ve ağır sorumluluk gerektiren alanlar” olduğunu söyledi. AHESEN Cezaevi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, yaşanan sorunları ve çözüm taleplerini şöyle sıraladı:

• Yıpranma payı mutlaka geriye dönük tanınmalı: Cezaevi birimlerinin riskli çalışma ortamına rağmen sağlık çalışanlarına yıpranma payı hakkı verilmiyor. Geriye dönük yıpranma payı, erken emeklilik avantajı ve ek tazminat olmalı.

• Nüfus katsayısı adil düzenlenmeli: Mevcut uygulamada cezaevi birimlerinin nüfus katsayısı 2,25. Birimlere “zorunlu düşük nüfuslu birim” statüsü verilmesi halinde bu katsayın 3,71’e çıkacak. Bu düzenleme ile bin nüfuslu bir cezaevi biriminin, bin 700 nüfuslu bir birimin hakedişi kadar ücret alabilecek. Nüfus katsayısı adi düzenlenmeli.

• Mahkûm gelmedi diye hakediş kesintisi kabul edilemez: Son bir yıl içinde sağlık birimine hiç başvurmayan mahkumlar nedeniyle yapılan hakediş kesintisi büyük bir adaletsizlik. Özellikle cezaevine yeni gelen mahkumların ilk yıl içinde hastaneye hiç gelmemiş sayılması nedeniyle çalışanlar haksız kazanç kaybına uğruyor.

Cezaevlerinde tarama yapmak teknik olarak mümkün değil, negatif performans kaldırılmalı: Serviks, meme ve kolorektal taramalar gibi performans kriterleri cezaevlerinde uygulanabilir değil. Bazı cezaevlerinde kadın mahkûm dahi bulunmuyor. Negatif performans kaldırılmalı.

• Rapor ücretlerinde cezaevi çalışanları yok sayılıyor: Cezaevi sağlık çalışanlarının düzenlediği raporların ücretsiz olması adaletsizlik yaratıyor. Rapor ücretlerinin tüm birimlerde eşitlenmesini ve bu raporları düzenleyen sağlık çalışanlarının ücretlerini artırılması gerekli.

• Sağlık memuru bulmak zor, istihdam kolaylaştırılmalı: Cezaevi birimlerinde görev yapacak aile sağlığı çalışanı bulmakta ciddi zorluk yaşanıyor. Adalet Bakanlığı’na bağlı sağlık memurlarının muvafakat süreçlerinin kolaylaştırılması ve kamu dışı personel alımlarını açması gerek.

• Görev tanımı belirsiz, sürekli anlaşmazlık çıkıyor: Adalet Bakanlığı sağlık memurları ile aile sağlığı çalışanları arasındaki iş dağılımının belirsiz olması nedeniyle sık sık sorun yaşanıyor. Resmi bir görev paylaşımı şart.

• Kadın ve çocuk cezaevlerinde performans kriterleri tamamen kaldırılsın: Kadın ve çocuk cezaevlerinde aşı takibi gibi takipler fiilen mümkün değil. B birimlerde performans uygulaması tamamen kaldırılmalı.

• Çocuk mahkumların tedavisinde vasilik sorunu hukuki risk yaratıyor: Çocuk cezaevlerinde tedavi süreçlerinde resmi vasilik izni telefonla alınıyor. Bu hem hukuki hem de tıbbi risk taşıyor, resmi düzenleme gerekiyor.

• Sarf malzemesi temininde ciddi aksamalar var: Aşı ve GGK (gizli kan testi) kiti gibi laboratuvar malzemelerinin cezaevlerine ulaşmasında sık sık sorun yaşanıyor. Bu lojistik ilçe sağlık müdürlükleri tarafından düzenli sağlanmalı.

• Uzman doktor düzenli olarak cezaevine gelmeli: Psikiyatri ve göz gibi bazı branşlarda uzman doktorlar cezaevine aylık periyotlarla gelerek yerinde hizmet vermeli.

• Darp raporları 1. basamakta değil, hastanede düzenlenmeli: Cezaevindeki darp ve cebir olaylarında raporların sağlık ocağında değil, hastane acilinde kati hekim raporu olarak düzenlenmesi gerekiyor.

• Cezaevi sağlık çalışanlarına özel eğitim şart: Adli tıp, acil müdahale, bulaşıcı hastalıklar gibi alanlarda özel eğitim programları başlatılmalı.

• Ambulans yetersiz, sevkler gecikiyor: Kampüs tipi cezaevlerinde ambulans ve ring araçları yetersiz. Bu durum acil vakalarda hayati gecikmelere neden oluyor,

• Revirlerin fiziki şartları iyileştirilmeli: Birçok cezaevi reviri sağlıksız koşullarda. Dinlenme alanı dahil temel ihtiyaçlar dahi karşılaamıyor.

• MBYS ve internet altyapısı çalışmıyor: Bilgi güvenliği için zorunlu olan MBYS (muayene bilgi yönetim sistemi) sistemi birçok cezaevinde yetersiz. Sistem ve internet altyapısı ivedilikle güçlendirilmeli.

SORUMLULUK AĞIR AMA KARŞILIĞI YOK

AHESEN, sendika avukatları ve hukuk komisyonu aracılığıyla cezaevi sağlık çalışanlarının tüm haklarını takip ettiklerini ve sahadan gelen her talebi çözüme ulaştırmak için çalıştıklarını belirtti. Açıklamada “Cezaevinde çalışan aile hekimleri, ebe ve hemşireler unutuluyor. Risk büyük, sorumluluk ağır ama karşılığı yok. Bu yapısal sorunlar çözülmezse hem çalışanlar hem de mahkumlar için ciddi sonuçlar doğacak” denilerek konunun aciliyetine vurgu yapıldı.