CHP Enerji Komisyonu Başkanı Pamir: Barış hattı değil, rant projesi
CHP Enerji Komisyonu Başkanı Pamir: Erdoğan ve AKP, enerji sektörünü ticari bir alan olarak gördükleri için, durmaksızın yeni gaz anlaşmaları yapmayı marifet olarak değerlendiriyor

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF
Hazar’dan çıkan Azeri doğalgazını Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) temeli Kars’ta atıldı. Yaklaşık 10 milyar dolara mal olacağı açıklanan TANAP, geçen hafta içinde yandaş medyada “asrın projesi”, “barış hattı” gibi başlıklarla manşetlere taşınırken, projenin Türkiye’yi yıldızlaştıracağı ileri sürüldü. Bilkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi, CHP Enerji Komisyonu Başkanı, TMMOB Petrol Mühendisleri Odası Enerji Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Necdet Pamir’e TANAP’ı ve AKP’nin enerji politikalarını sorduk.
>> Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hiçbir projenin alternatifi olmadığı gibi bu projeye alternatif de yoktur” dediği TANAP’ın Türkiye için önemi nedir?
Her şeyden önce, her proje bir diğerinin alternatifidir. Temel husus, enerji politikanızın temelini nasıl biçimlendirdiğiniz hususudur. Türkiye’nin yerli ve özellikle yenilenebilir kaynaklarını mümkün olan en yüksek oranda devreye alması; hem ekonomik hem de dış politik bağımsızlığımız için temel politika olmalı. RTE, burada daha ziyade Putin’in son ziyaretinde gündeme getirdiği; Güney Akım Projesi’nin Bulgaristan yerine Türkiye’den geçirileceği, güzergâhının değiştirileceği ve adının da “Türk Akımı” olarak yeniden belirleneceği yönündeki açıklamaları üzerine, “kendince” bu iki projeyi kıyaslıyor ve onların rakip olmadıklarını öne sürüyor. Bu iddiası da ayrıca doğru değil… Zira, durmaksızın doğal gaz anlaşması yapıp, gazın enerji tüketim profili içindeki payını daha da arttırmayı sakıncalı bulsak da, en azından yüzde 59 oranında tek bir ülkeye bağımlılığı bir nebze olsun azaltmak için Azerbaycan’dan gaz getirecek yeni proje TANAP, birçok bakımdan, eğer anlaşma ülke çıkarlarımıza uygun imzalanabilseydi, ‘Türk Akımı’na tercih edilmelidir, diyebiliriz.
>> Ne demek bu?
Bu noktada da TANAP anlaşmasında sağlıklı müzakere edilemeyen hükümler öne çıkıyor. Her ne kadar Azerbaycan gazı (TANAP) Rus gazı fiyatına endekslenmiş ve bir nebze ucuz olsa da, İstanbul’a taşıma maliyetleri dikkate alındığında, o noktadaki fiyatı (eğer gerçekleşirse) ‘Türk Akımı’ gaz fiyatından pahalı olacaktır. Bu iki proje, bu nedenle de rakiptirler!
TANAP, aylarca davul zurnayla “Asrın Projesi” diye halka yutturulan ve bugün tabutuna çivi çakılmış olan NABUCCO’ya oranla, daha fazla Azerbaycan gazı (NABUCCO ile yılda 2,5 milyar metreküp, TANAP ile ilk aşamada 6 milyar metreküp) almamıza olanak sağlayacaktır. Büyük bölümü ülkemiz topraklarından geçeceğinden, iyi organize edilirse; müteahhitlik hizmetleri, çelik/boru üretimi, çimento tedariki, hizmetler sektörü ve özellikle inşaat sürecinde istihdam gibi katkılar sağlayacağı için olumludur. Ancak TANAP, BOTAŞ’ın mevcut ve bir kısmı atıl boru hattı sistemini hiç kullanmadığı için, gaz fiyatının Rus gazı fiyatının bir miktar altında olması hususunun ŞahDeniz sahasında payını arttırmış olan TPAO gelirlerini düşüreceğinden dolayı ve pahalı yatırımın yüzde 30’u BOTAŞ tarafından karşılanacağı için de çok sayıda dezavantaj içermektedir.
>> TANAP Avrupa’da iktidarın anlattığı gibi büyük bir heyecan yarattı mı? Batı bölgenin güvenliğinin sağlandığına ikna mı?
“Kaynak çeşitliliği açısından mütevazı, ama olumlu bir katkıdır” desek yeterli olur. Yılda 438 milyar metreküp gaz tüketen ve 191 milyar metreküp gaz ithal eden AB’ye yılda (2020’lerde) 10 milyar metreküp katkı sağlayıp, AB’nin enerji güvenliği sağlanabiliyorsa, doğrudur! Rusya, Türkiye dahil Avrupa’ya 161 milyar metreküp gaz sağlıyor. “TANAP’a alternatif değil dediğiniz” ve ağzımıza bir parmak bal çalmak için adını “Türk” Akımı koydukları boru hattı gerçekleşirse, onun nihai hedefi Avrupa’ya yılda 63 milyar metreküp (ilave) gaz ihraç etmek. Bunun 15,75 milyar metreküpü Türkiye’ye, geri kalanı yine Avrupa’ya ihraç edilecek. Bu rakamlara baktığınızda TANAP ile bölge güvenliği ne ölçüde sağlanabilir? Olsa olsa mütevazı ölçekte, kaynak çeşitliliği sağlanır. Bu da “bir şey”dir..
TEK TESELLİ RUSYA'YA DAHA AZ BAĞIMLI OLABİLME İHTİMALİ!
>> Bu proje enerji denkleminde Türkiye’yi nasıl bir role koyacak? İktidar yanlısı medya, ‘yıldız’ yapacağı kanısında?
Ne yıldızı? TANAP çok pahalı bir boru hattı. Yüzde 30 finansman yükü BOTAŞ’ta. BOTAŞ’ın mevcut ve önemli miktarda atıl hacmi olan gaz iletim hattı ağı kullanılmıyor. Gazı alıp satma hakkımız da (re-export) yok. Ülkeyi daha fazla ve daha fazla gaza bağımlı kılıyoruz. Tek “teselli”, eğer TANAP gerçekleşirse ve “Türk Akımı” gerçekleşmezse; Rusya’ya biraz daha az bağımlı olacağız. Onu da inşaatı, işletmesi, yakıt tedariki ve hatta atık yakıt yönetimi yüzde 100 Ruslar’a verilen Akkuyu Nükleer Santral Anlaşması ile “telafi” ediyorlar! Yani, ne yıldızı? Belki de siz yanlış anlamışsınızdır. Örneğin, Enerji Bakanı sayın Taner Yıldız’dan bahsetmişlerdir ve belki de satırlar karışmıştır...

>> Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılmasının mümkün olmadığını belirtiyorsunuz... Hangi durumda bu mümkün olur?
Ben TANAP ile ya da “Türk Akımı” ile; yani daha da fazla gaz İTHAL ederek, dışa bağımlılığımızın azaltılacağı gibi saçma bir beyana (varsa) karşı çıkıyorum. Yoksa, Türkiye’nin son derece zengin yerli ve çoğu yenilenebilir kaynakları var. Geçen yıl 255 milyar KW-saat elektrik tüketen ülkemizde, henüz devreye alınmamış (inşaatı süren, lisans aşamasında olan ya da lisans almamış) yerli/yenilenebilir kaynaklarımızın (linyit, hidro, rüzgâr, güneş, jeotermal, bio-yakıt) elektrik üretim potansiyeli toplamda 741 milyar KW-saat. Buna enerji verimliliğinde yapılabilecek iyileştirmeler ve mevcut santralların rehabilitasyonu da eklenirse, “atıl” potansiyel 818 milyar KW-saate erişiyor. Bu rakam, geçen yıl tükettiğimiz elektriğin 3,2 katı…,
>> Peki, Azerilerin ne kadar rezervleri var?
Azerbaycan’ın ispatlamış (üretilebilir) gaz rezervleri 0,9 trilyon metreküp. Rusya’nınki 31,3 trilyon metreküp (BP Statistical Review of World Energy, 2014). Yani Azerbaycan gaz rezervlerinin yaklaşık 35 katı! Rusya’nın yıllık gaz üretimi 605 milyar metreküp, Azerbaycan’ınki 16,2 milyar metreküp.
İŞLERİ GÜÇLERİ 'CİLALI İMAJ'
>> Yandaş medyada belirtildiği gibi “TANAP Türkiye’yi Avrupa enerji güvenliği açısından kilit ülke konumuna getirecek” mi?
Benzer abartmayı NABUCCO’da yaptılar. Sonuç belli. “Bu proje gerçekleşirse, Avrupa nezdinde Türkiye’nin vazgeçilmez olacağı” gibi bir iddia fazlasıyla abartılı… Hele “kilit” ülke yakıştırması gülünç… İşleri güçleri “cilalı imaj”.
>> “Gazda büyük indirim yolda” şeklinde haberler var. Rusya’nın gaz fiyatını indirmesi neden tüketiciye yansımadı peki?
“Gazda büyük indirim yolda” diyenler, sayın Bakan Yıldız’ın daha mürekkebi kurumamış “Rusya’nın Türkiye’ye sattığı doğal gazın fiyatında yapılan yüzde 10,25 oranındaki indirimin kurdaki artış dolayısıyla vatandaşa yansıtılamayacağı” biçimindeki açıklamasını bir zahmet açıklasalar iyi olur.
Gaz fiyatlarıyla ilgili bazı teknik detayları da bilmekte yarar var. Örneğin Rusya’ya her 3 ayda bir ödeme yapılır. Ödeme yapılırken, anlaşmadaki formülde yer alan bazı petrol ürünlerinin geçmiş 6 aydaki ortalamaları alınıp, anlaşmadaki formüle yerleştirilir. Ödenecek fiyat öylece belirlenir. Yani, gaz alımı için yapılan ödemede indirim ya da artış, belli bir süre sonra yansır. Ayrıca, konutlara uygulanan fiyatta konutlarda oturan tüketici lehine sübvansiyon yapılıyor; aradaki fark bir anlamda çapraz sübvansiyonla diğer tüketicilere yansıtılıyor. BOTAŞ’ın “görev zararı” da böyle oluşuyor.
***
‘Son derece pahalı bir proje’
>> Aynı şekilde “barış projesi” diye lanse edilen NABUCCO iflas etti. TANAP için de aynı durum söz konusu olabilir mi? Projeyle ilgili hesaplamalar gerçekçi mi?
NABUCCO tamamen bitmiş bir projedir. Başarısızlığın bir kısmı bizdeki siyasilere, bir kısmı da her şeyi nalıncı keseri misali kendine yontmaya çalışan AB takımına aittir. Tabii ki bir dizi teknik, ekonomik ve siyasi faktör de cabası. AKP, bu projeyi aylarca hatta yıllarca, “Asrın Projesi”, “Asrın zaferi” diye pazarlamıştır. NABUCCO’nun asıl ağırlıklı güzergâhı Türkiye iken, daha sonra TANAPi Türkiye’den çıktıktan sonra çok daha minyatür bir “NABUCCO West” ya da “NABUCCO Junior”a razı olunmuşsa da o da TAP (Trans Adriatic Pipeline) karşısında hüsrana uğramıştır. Bugün arasanız, NABUCCO şirketinin bir web sayfası bile yoktur.
Türkiye, TANAP ile taşınacak Azerbaycan gazının, üretildiği ŞahDeniz sahasına TPAO aracılığıyla ortaktır. O açıdan “enerji satıcılığından” söz edebiliriz. Projeyle ilgili hesaplar, BOTAŞ bürokratları tarafından doğru yapılsa da siyasiler çıkarlarımıza uygun olmayan müdahaleler yapıyorlar. TANAP son derece pahalı bir proje ve bunun yüzde 30 yükü de milyarlarca lira “görev zararı” olan BOTAŞ’ın omuzunda. Azerbaycan gazının Rus gazı fiyatına endekslenmiş olması da TPAO’nun “zarar” hanesine yazılır.
Bu arada TPAO’nun da geçen yıl TBMM’den AKP parmak çoğunluğuyla aparılan “Türk petrol Kanunu” ile devlet adına arama ve üretim yapma hak ve yetkisinin kaldırılmış olduğunu not düşelim.
Avrupa tarafı, NABUCCO sürecinde gördüğümüz gibi, yalnız ve ancak kendi çıkarlarına odaklı. Somutlamak gerekirse, NABUCCO müzakereleri sürecinde, dönemin BOTAŞ yöneticileri, böylesi bir boru hattından Türkiye’nin beklediklerini, çok yalın ve haklı olarak belirlemişlerdi. Bunlar (genel hatları itibarı ile); gazı daha ucuza almak, alınan gazın bir bölümünü satabilmek ve taşınacak gazın 8 milyar metreküplük miktarını alarak Rus gazına bağımlılık oranını bir miktar azaltmak olarak sayılabilir. Buna karşın AB’nin bastırması ve dönemin en üst düzey yöneticilerinin BOTAŞ’a rağmen AB lehine boyun eğmeleri sonucunda; imzalanan ve herkese “Asrın zaferi” diye yutturulan Hükümetler Arası Anlaşma hükümlerine baktığınız zaman, beklentilerin hiçbirinin karşılanamadığı görülmüştü. Ama ay sonunu getirmeye çalışan yurdum insanı bu ayrıntıları ne bilsin...
***
Tamamı ithal ediliyor
“Türkiye, hatalı ve yanlış politikalar sonucunda, tükettiği enerjinin yüzde 31’ini doğalgazla karşılıyor. Ülkemizin elektrik üretiminin yaklaşık yarısı yine bu ithal doğal gazla üretiliyor. Ve bu gazın da neredeyse tamamı ithal ediliyor. İthalatın da yüzde 59’u Rusya’dan, yüzde 19’u ise İran’dan. Üstelik bu ülkeler, Patriot füzelerinin topraklarımızda konuşlanması, füze kalkanı sisteminin yerleştirilmesi, Suriye’de Esad’a karşı saldırgan politika, Irak’ın iç işlerine müdahale gibi bir dizi nedenle rahatsızlar ve bunu diplomatik teamülleri de zorlayan açıklamalarla sürekli gündeme getiriyorlar.
Buna karşın RTE ve AKP, enerji sektörünü sadece ve sadece ticari bir alan olarak gördükleri için, durmaksızın yeni gaz anlaşmaları yapmayı bir marifet ve de rant kaynağı olarak değerlendiriyor, bu anlamda, açıklamaları kendi içinde tutarlı! EPDK’nin verdiği yeni doğalgaz santral lisanslarının toplam kapasitesine baksanız; ne dediğimiz kolayca anlaşılır.”
***
Rusya’ya bağımlılık azalmaz
>> TANAP Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını sona erdirebilecek bir proje olarak görülebilir mi?
Hayır. TANAP ilk aşamada 16 milyar metreküp taşıyacak. Bunun da 6 milyar metreküpü Türkiye’ye; kalan 10 milyar metreküpü Avrupa’ya taşınacak. Avrupa Gazprom’dan geçen yıl 161 milyar metreküp gaz ithal etti. Avrupa, bir yandan enerji tüketimini azaltmaya, bir yandan enerji verimliliğini artırmaya ve öte yandan da yenilenebilir kaynakların enerji tüketimindeki payını arttırmaya çalışıyor. Diğer gaz kaynaklarına da bakıyor ama yakın ve orta erimde, hacimleri dikkate aldığınızda, Rusya’ya bağımlılığı azaltmaları kolay değil.


