birgün

7° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 08.11.2020 10:39

CHP'li Ağbaba: Torba yasa teklifi köleliğin yeniden ilanı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, “Meclis’te görüşülen torba yasa teklifi 18’inci yüzyılda kaldırılan köleliğin AKP Türkiye’sinde yeniden ilanıdır. İşçilere karşı kurulmuş sinsi bir tuzak ve kumpastır” diyor.

CHP'li Ağbaba: Torba yasa teklifi köleliğin yeniden ilanı

Mahir Bağış

Esnek ve güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırarak milyonlarca işçinin emeklilik, kıdem tazminatı ve iş güvencesi hakkını hedef alan 51 maddelik torba yasa teklifinin ilk 20 maddesi Meclis’ten geçti. “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine salı günü devam edilecek. İşçiler teklife karşı tüm yurtta eylemlerini sürdürürken, muhalefet partileri de Meclis’te mücadele ediyor. Siyasi iktidar ise tepkilere yanıt olarak baskıcı uygulamalarını artırıyor. Son olarak CHP Emek Büroları’nın hazırladığı ‘Kıdem Tazminatında Fon Aldatmacası’ isimli broşürün toplatılmasına yönelik karar, bu baskıların önümüzdeki günlerde artacağının göstergesi.

Tüm bu gelişmeleri CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Veli Ağbaba ile konuştuk.

SİNSİ BİR TUZAK VE KUMPAS

Meclis’te görüşülen torba yasa teklifini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle belirtmek gerekir ki sözde istihdam paketi adı altında sunulan bu kanun teklifinin adı istihdam değil, bir istismar paketidir. Bu düzenlemede getirilen şey nedir? 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlara belirli süreli iş sözleşmesi dayatmasıdır. Belirli süreli iş sözleşmesi geçici işçilik demektir. Belirli süreli iş sözleşmesinde işçinin kıdem ve ihbar hakkı olmaz. İşçinin iş güvencesi olmaz, sendika ve toplu sözleşme hakkı olmaz. Kıdem tazminatını topyekûn kaldıramayan iktidar, kıdem tazminatı hakkını lime lime ederek ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bu yasa teklifi, on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru kaldırılan köleliğin, AKP Türkiye’sinde yeniden ilanıdır. İşçilere karşı kurulmuş sinsi bir tuzak ve kumpastır.

AKP ÖRGÜTLÜ İŞÇİ İSTEMİYOR

Türkiye’de işçilerin sendikalaşma oranının çok düşük olduğunu düşünürsek, bu teklifin örgütlenme hakkına nasıl etkileri olacak?

Dediğiniz gibi, Türkiye’de işçilerin 90’ı sendika üyesi değil, herhangi bir sendikaya üye olan işçilerin de yüzde 93’ü toplu iş sözleşmesinden yoksun. Yine Türkiye sendika ve işçi haklarının ihlal edildiği dünyada en kötü on ülke arasında. Buradan çıkarılacak sonuç ise şudur: AKP işçilerin örgütlenme hakkına karşıdır. Türkiye’de hemen her gün herhangi bir işyerinde işçilerin sendika hakkını kullandığı için işten atıldığı haberleri kamuoyuna yansıyor. Bu düzenleme ile sadece sendikasız işçiler için değil, sendika üyesi işçilerin de sendika ve örgütlenme hakkına yönelik saldırılar gerçekleşecek. Bu durumda iktidar işçilerin örgütlenme hakkını da elinden alarak hiçbir şekilde emekçilerin örgütlü bir güç etrafında toplanmasına, taleplerini dile getirmesine izin vermeyecek. İktidar 21’inci yüzyılda köleliği meşrulaştırmakta, işçilere açıktan faşizm politikaları uygulamaktadır.

Bu yasa teklifine karşı partinizin pozisyonu nedir, nasıl bir mücadele hattı izliyorsunuz? Sendikalarla birlikte mi hareket ediyorsunuz?

Tavrımız açık ve nettir, işçilerin ve emekçilerin AKP iktidarı tarafından emek sömürüsüne maruz bırakılmasını asla kabul etmiyoruz. 2017 yılında Emek Büroları olarak düzenlediğimiz ‘Kıdem Tazminatı Çalıştayı’nda’ ilk kez üç büyük işçi konfederasyonu bir araya gelmiş ve ortak bir metne imza atarak kıdem tazminatı hakkına hiçbir şekilde müdahale edilmemesine karşı ortak tavır almıştı. Şimdi de sendikalarımızın karşı durduğu bu sömürü ve istismar paketine karşı biz de sendikalarımız ile birlikte mücadele ediyoruz. Sendikalarımızın emekçilerin çıkarı için kırmızı çizgi olarak kabul ettiği her konu bizim içinde kırmızı çizgidir. Cumhuriyetin işçilere mirası, işçilerin 84 yıllık kazanımı olan kıdem tazminatı hakkının ortadan kaldırılmasına asla izin vermeyeceğiz.

koleligin-yeniden-ilani-802440-1.

EMEĞE DÖNÜK SALDIRILAR SÜRECEK

Önümüzdeki dönemde iktidarın emeğe dönük hamlelerinin devam edeceğini düşünüyor musunuz?

Öncelikle şunu açık ve net söylememiz gerekir ki ülke tarihinin en büyük emek ve işçi düşmanı iktidarı AKP’dir. Yaptığı uygulamalar ve emek üzerinde kurduğu baskı ile AKP, 12 Eylül darbecilerini dahi geride bırakmıştır. Yıllardır düşük ücretlerle güvencesiz olarak çalıştırılan, sendika hak ve özgürlükleri kısıtlanan, her gün işyerlerinde iş cinayetlerine kurban giden, açlık ve yoksulluk sınırı altında kölelik şartlarında çalıştırılan emekçiler, pandemi süreci ile birlikte daha fazla sömürüye ve haksızlığa maruz kalmıştır.

Ücretsiz izin, telafi çalışması ve sosyal sigortaların kısmi özelleştirilmesi anlamına gelen tamamlayıcı emeklilik sigortası, işçilerin bulaşıcı hastalık riskine karşı korumasız bırakılması, grev yasaklamaları ve daha birçok uygulama AKP iktidarının sömürü politikalarının temel noktalarını oluşturmaktadır. Elbette iktidarını emeğin ve emekçilerin sömürüsü üzerinden kuran bu iktidar, gelecek dönemlerde de başka saldırılara yönelecektir.

Emeğin haklarına yönelik her türlü saldırıya ve hak ihlallerine karşı CHP ve Emek Büroları ülkenin her bir köşesinde işçilerin yanındadır. İşçilerin yanında olmaya ve işçilerle birlikte mücadele etmeye devam edecektir.

***

TARİHTE BÖYLE ŞEY GÖRÜLMEDİ

Meclis’te torba yasa teklifinin görüşmeleri sürerken Emek Büroları olarak çıkarttığınız ‘Kıdem Tazminatında Fon Aldatmacası’ isimli broşür yasaklandı. Buna dair ne söylersiniz?

Bu broşürün dağıtımının engellenmesinin iki anlamı var: Birincisi itiraza tahammülsüzlük; ikincisi ise hukuksuz bir işin yapıldığının itirafıdır. Bir siyasi iktidarın ana muhalefet partisinin broşürünün dağıtımının engellediği tarihte görülmemiştir. Bu karar aynı zamanda ülkenin kurucu partisine yönelik bir siyaset yasağı konduğunun anlamına gelir.

Meclis’te emekçilerin kıdem, emeklilik ve iş güvencesini gasp eden sözde İstihdam Paketi’nin görüşüldüğü bu günlerde kıdem tazminatıyla ilgili hazırladığımız broşürün toplatılması, hukuki değil, Saray talimatıyla alınmış siyasi bir karardır.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol