CHP'li Bakan'dan Bilgi Edinme Kanunu'nda değişiklik talebi

22.09.2019 14:07 SİYASET

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nda değişiklik istedi. TBMM Başkanlığı’na sunulan teklifle, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun yedinci maddesinin ikinci fıkrasının kanundan tamamen çıkarılması önerildi.



Kanunun “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler” şeklindeki yedinci maddesinin ikinci fıkrasının tamamen kaldırılması gerektiğini belirten CHP’li Bakan, “Milletvekili olarak TBMM Başkanlığı aracılığıyla sorduğumuz sorulara Bakanlar aylar sonra cevap veriyor ya da hiç vermiyor. Acıdır ki, aynı konuda CİMER üzerinden yaptığımız bilgi edinme başvurularına çok hızlı yanıt alıyoruz. ‘Yanıt’ dediysem, ‘sorulara yanıt verildiği’ anlamı çıkmasın. Bilgi edinme başvurularımıza gelen cevaplarda en çok karşımıza çıkan, kanunun yedinci maddesine atıf yapılarak sorularımıza cevap verilmemesi. Kanunun yedinci maddesinin ikinci fıkrası bilgi edinme hakkını sınırlandırıyor ve kanunun amacıyla çelişiyor. Bu nedenle kanunda bir düzenleme istedik” diye konuştu.

SORULARIMIZ KISA VE UKALA ÜSLUPLA YAZILAN CÜMLELERLE GEÇİŞTİRİLİYOR

Bakanların halka ve seçilmiş parlamentoya sorumluluğunun ortadan kalktığında dikkat çeken CHP’li Bakan, “Rejim değişikliğiyle, saraydaki tek kişinin dışarıdan atadığı Bakanların TBMM’ye yani seçilmiş milletvekillerine karşı sorumluluğu ortadan kalktı. Bakanlar, kendilerini atayan saraydaki tek kişi bir şey sorana/söylene kadar hesap vermezliğin ve sorumsuzluğun dayanılmaz rahatlığıyla görevlerine devam ediyor. Bizlerin halk adına sorduğumuz sorulara yanıt vermiyor, verse bile içeriği asla sorulara yanıt olmayan, kısa ve ukala üslupta yazılmış birkaç cümlelik ifadelerle geçiştiriyor. Ya da İçişleri Bakanı gibi hiç cevap vermiyor” değerlendirmesinde bulundu.

MİLLETVEKİLLERİ CİMER’İ YASAMANIN ÖNÜNE KOYMAK ZORUNDA BIRAKILDI

CHP’li Bakan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Özellikle son 1 yılda önergelerimize yanıt alamıyoruz ama aynı konuda CİMER üzerinden yaptığımız bilgi edinme başvurularına çok hızlı yanıt alıyoruz. Örneğin, Hizbullah tahliyeleriyle ilgili verdiğimiz önergeden aylardır ses çıkmazken, CİMER başvurumuza birer hafta arayla iki kere cevap gönderildi, cevaplar üzerinden yaptığımız bir diğer başvuruya ise her ne kadar sorulara yanıt olmasa da 10 günde cevap verildi. Önergenin amacı sayısal rekor kırmak değildir, milletvekili halk adına denetim görevini yerine getirirken, temel amacı sorduğu sorulara yanıt almak ve sorunlara çözüm sunmaktır. Maalesef seçilmiş milletvekilleri, halka karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmek için CİMER’den yaptıkları bilgi edinme başvurularını TBMM’deki yasama faaliyetlerinin önüne koymak zorunda bırakıldı. Çünkü milletvekili her koşulda halkın sorunlarına çözüm bulmak zorundadır. Sarayın, sesi kısılan meclisi ve seçilmiş milletvekillerini sözden ve denetimden bertaraf etme pratikleri yeni rejimle meşru zemine oturtuldu. Totaliter bir rejime dönüşen AKP iktidarı, var gücüyle muhalefete tüm yolları kapatıyor. Ancak biz, her şeye rağmen bir şekilde kendimize alan yaratmaya, halkın bize verdiği görevi yapmaya ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin parlamentosunun millet iradesinin tecelli ettiği en meşru zemin olduğunu anlatmaya devam edeceğiz.”