CHP'li Gürer'den 'karma ekonomi' çağrısı: Fahiş fiyatı yaratan sistemi değiştirelim
Fahiş fiyat ve stokçulukla ilgili düzenlemeleri içeren kanun teklifine ilişkin konuşan CHP'li Gürer, önce fahiş fiyatı ortaya çıkan sistemin değiştirilmesi gerektiğini kaydetti. "Fahiş fiyatı yaratan iktidardır" diye konuşan Gürer, karma ekonomi çağrısı yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fahiş fiyat ve stokçulukla ilgili düzenlemeler de içeren ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşülerek kabul edilen kanun teklifinde yaptığı konuşmada sorunların uygulanan sistemden kaynaklandığını söyledi.
Gürer, "Fahiş fiyat niye bu kadar gündeme geldi? Kamuoyunda fiyatların artışına bir suçlu aranıyor, o suçlu da bu satışı yapanlar olarak görülüyor. Oysa işin özü farklı; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının sistemsel olarak yönetim sorunundan kaynaklanan bu sorunu birilerinin üzerine devretmek için bu olgu ortaya çıkmış durumda. Bu ne demek? Serbest piyasa ekonomisi uyguluyorsunuz, belediyelerin denetim yetkilerini 2004 yılında merkeze çekiyorsunuz, hatta belediyelerin gıda üzerinde denetim yaptığı laboratuvarları kapatıyorsunuz, ardından piyasayı kendi hâline bırakıyorsunuz, o sürecin sonunda oluşan sorunları, kendi yönetiminizden kaynaklanan zaafları görmek yerine 'fahiş fiyat' diyerek bu işi cezayla önleyeceğinizi sanıyorsunuz" diye konuştu.
"PARA CEZALARI TAHSİL EDİLEMİYOR"
CHP’li Gürer, getirilen ceza artışlarının sorunu çözmeyeceğine işaret etti. Gürer, "2021 yılında Rekabet Kurulu tarihinin en yüksek para cezalarını zincir marketlere uyguladı. Ne değişti? Burada çıkacak kanunun yarın uygulanabilirliğinin vatandaşa getirisi ne olacak? Göreceksiniz verilen cezaların önemli bir bölümü tahsil dahi edilemeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporu'nda -alıp bakın, 2023'te yayımlandı- 100 milyonluk cezanın 29 milyon lirası tahsil edilebilmiş. Yarın -orada ceza var- uygulamada değişen bir şey olmayacak" dedi.
"NAKLİYE, ÜRÜN FİYATLARINI KATLIYOR"
Gürer fahiş fiyata birden çok neden olduğunu ifade etti.
Belediyeleri güçlendirici biçimde yeniden denetimin içine katmak gerektiğini kaydeden Gürer, şöyle devam etti: "Ayrıca, bu anlamda, üretim aşamasından başlayarak ortaya çıkan, fiyatı oluşturan sorunların üstüne gitmek gerekir. Eğer siz mazotun zammını sürdürürseniz nakliye için Adana'dan yola çıkıp İstanbul'a gelecek gıdanın fiyat artışı zaten fahiş fiyata dönüşmüş olur. Uygulamada karşılaşılan sorunların temel çözümü, girdi maliyetlerinden başlayarak piyasayı düzenli ve gerçekçi biçimde oluşturabilmektir. Aracılık sistemini kaldırabiliyor musunuz? Kaldıramıyorsunuz. İthal ürünü yurt dışından alıp gelip "Piyasayı dengeleyeceğiz." derken, getirdiğiniz ürünü Türkiye'deki fiyatından satılmasını engelliyor musunuz? Engelleyemiyorsunuz."
Gürer'in devamla şunları söyledi:
"Ayrıca 'stokçuluk' diyorsunuz, lisanslı depoculuk 46 ilde var, dolaylı olarak stokçuluğu teşvik ediyorsunuz. Lisanslı depoculuk ne işe yarıyor? Ürününü kaldırıyor, getiriyor, oraya teslim ediyor, gidiyor, sigorta yaptırıyor, ardından bankadan kredi alıyor. Ona 'Hadi, buradaki, depodaki ürününü piyasayı dengelemek için piyasaya ver' diyebiliyor musunuz? Diyemiyorsunuz. Dolaylı olarak da lisanslı depoculuk bir yerde olumlu bir olgu da olsa gizli stokçuluğun da başka bir tanımı oluyor. Onun için bu tür düzenlemelerin uygulamaya geçebilmesi, piyasanın oluşumundaki sorunların ortadan kalkmasıyla doğrudan ilgili. Bakınız, Tarım Kanunu'nu çıkardınız, çok güzel bir şey, 21'inci maddeye göre millî gelirin yüzde 1'ini çiftçiye vereceksiniz, 2024 yılında ayırdığınız 91 milyar, vermeniz gereken 411 milyar. Niye 411 milyarı vermiyorsunuz? Arkadan dolanıyorsunuz, sulama suyuyla ilgili yapılan yatırımı çiftçiye verilen destek diye anlatıyorsunuz.
"ÇIKARDIĞINIZ KANUNA UYMUYORSUNUZ"
Şu anda Türkiye'de taklit ve tağşişle ilgili yönetmelik çıkmış; 2012'den beri her altı ayda bir bozuk ürün satanlar açıklanırdı, teşhir edilirdi. Bakan Bey geldiğinden beri bir kere bozuk gıda satanı, ürün teşhir etmiyor ama kamuoyuna açıklama yapıyor 'Savcılığa bunları bildirdik.' diyor. Kim bunlar? Vatandaşa domuz etini, at etini, eşek etini kıyma içinde, kebabın içinde yediren adamları niye teşhir etmiyorsunuz? Ama bu konuda düzenlemeniz var, buradan Meclisten çıkardık bunu. Bu düzenleme varken, elinde yetki bulunurken bu yetkiyi kullanmıyorsanız buradaki fahiş fiyatla ilgili yetkiyi nasıl kullanacaksınız?"
"ÇÖZÜM KARMA EKONOMİ İLE GELİR"
Gürer, kapatma cezalarına da değinen Gürer, "Bir de kapatma cezası verecekmişsiniz. Ne yapacaksınız yani yurt dışından davet ettiğiniz marketlere 'Sizi kapatıyorum' mu diyeceksiniz?" ifadelerini kullandı.
Gürer, şöyle konuştu: "Uyguladığınız ekonomik politikalar kapsamında oluşan sorunları, tercih ettiğiniz sistem olan serbest piyasa ekonomisi içinde nasıl eriteceksiniz? Karma ekonomi... Dünya yeniden dönüyor, bu işin kolayı bu, gelin karma ekonomiye sistem olarak dönelim. Gübre fabrikasını özelleştirdiniz, yem fabrikasını özelleştirdiniz, Zirai Donatım Kurumunu kapattınız, Süt Kurumunu özelleştirdiniz. Onları özel sektörün olmadığı yerde yeniden devletin varlığını sağlayalım, rekabeti bu şekilde geliştirelim. Yani TEKEL fabrikalarını satıp yabancıların Türkiye'de cirit atmasına yol açacağımız yerde onların fiyatını oluşturan olumsuzluğa karşı mücadele edelim. İşte, çayda 17 lira taban fiyat veriyorsunuz, ithal çay geliyor, kaçak çay geliyor; onun yolunu keselim. 25 lira taban fiyatı bizim çiftçimize verelim, bu işleri kendi üreticimizin yanında olarak sürdürelim diyoruz."


