Google Play Store
App Store

CHP'li Sezgin Tanrıkulu, Halep'te devam eden çatışmalara dair AKP'yi bu savaşa destek olmaması gerektiği konusunda uyardı ve bu savaşa destek olmanın çok daha ağır yıkımlara yol açacağını belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi
CHP'li Tanrıkulu: Halep'te sivillerin ölümüne yol açacak yeni bir savaşa AKP destek olmamalı
Fotoğraf: ANKA

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Suriye'nin Halep şehrinde yaşanan Heyet Tahrir el Şam güçleri ile SDG güçleri arasındaki çatışmalara işaret ederek AKP'ye çağrıda bulundu.Tanrıkulu ağır yıkımlara yol açacak bu savaşa AKP'nin destek vermemesi gerektiğini dile getirdi.

CHP Milletvekili Tanrıkulu'nun açıklaması şöyle:


"Türkiye, 12 yıldır devam eden Suriye Savaşı’nı en yakından takip eden, en iyi anlayan ve aynı zamanda bu savaşın en ağır bedelini ödeyen ülkedir. Aynı zamanda bu, AKP iktidarının doğrudan müdahil olduğu bir savaştır.

Yüz binlerce insan yaşamını yitirdi, milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı. Bugün gelinen noktada Suriye’de yeni bir yapı ortaya çıkmıştır ve bu yapının beraberinde getirdiği çok ciddi sorunlar vardır. Türkiye’ye düşen görev; Suriye’deki bütün kimliklerin, bütün halkların ve bütün inançların—Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin; Hristiyanların, Alevilerin ve diğer tüm inanç gruplarının—iradesine uygun, demokratik bir sürecin inşa edilmesi için tutum almaktır. Türkiye’nin görevi, gerçekten demokratik bir anayasal düzenin kurulması için zorlayıcı olmasıdır; diplomasiyi, müzakereyi ve diyaloğu sonuna kadar zorlamasıdır.

Ancak bugün AKP'nin geldiği çizgi, Suriye’de Fırat’ın batısındaki Kürtlere yönelik etnik temizliğe yol açabilecek bir siyasete izin vermek ve buna göz kırpmak olmuştur. Bu kabul edilemez.

Bakın, Halep; yüzyıllardır bütün kimliklerin ve inançların bir arada yaşadığı çok önemli bir kenttir. Kürtler, Türkmenler, Araplar, Hristiyanlar, Dürziler, Süryaniler, Yezidiler bu kentte uzun yıllar barış içinde yaşamıştır. Bu birlikte yaşamı güçlendirmek ve korumak mümkünken; 200 binden fazla Kürdün, Süryaninin, Dürzinin ve Yezidinin yerinden edilmesine, başka yerlere sürülmesine yol açacak bir politikanın aracı Türkiye olmamalıdır. AKP iktidarı böyle bir politikanın parçası olmamalıdır. Etnik temizliğe yol açabilecek hiçbir politikaya izin verilmemelidir.

Değerli arkadaşlar, bir noktayı daha hatırlatmak istiyorum. Buradan AKP'li arkadaşlara sesleniyorum: Aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, bu parlamentodaki bütün siyasi partilerin büyük özverisiyle bir süreç yürütülmektedir. Türkiye’nin Kürt meselesinin, şiddet ve çatışma zemininden çıkarılması ve sonlandırılması bakımından önemli bir süreçtir bu. Eğer bu süreç doğru bir istikamette ilerleyecekse, AKP'nin Suriye’de izlediği politikaları mutlaka gözden geçirmesi gerekir.

Suriye meselesi, bizim açımızdan sadece dış politika konusu değildir; bu, Kürtler arasında ve Türkiye’de yaşayan bütün halklar arasında güçlü bir duygu ortaklığıdır. Bugün Diyarbakır’da yüz binlerce insanın sokağa çıkmış olması bunun açık göstergesidir. Lütfen bu duyguyu anlamaya çalışın.

Tarihsel olarak Suriye dediğiniz coğrafya; Türkiye’de yaşayan Kürtler açısından  Sere Xate/bıne' Xate'dir; Arapların, Türkmenlerin, yani bu ülkenin halklarının bir parçasıdır. Orada yeni bir savaşa, yeni bir çatışmaya, sivillerin ölmesine yol açacak politikalardan uzak durulması gerekir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha uyarıyoruz: Hükümetin yapması gereken diyalogtur, diplomasidir ve tarafları bir masa etrafında buluşturmaktır. Ancak bu yolu zorladığımız takdirde Suriye’de kalıcı bir barış sağlanabilir ve Suriye halklarının iradesine uygun bir anayasal düzen inşa edilebilir.

Bir kez daha buradan, tutumunuzu gözden geçirmeniz gerektiğini ifade ediyorum."