birgün

13° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 21.10.2021 19:27

CHP’nin bürokrasideki yozlaşmanın araştırılması talebi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

CHP’nin, bürokrasideki yozlaşmanın önüne geçilmesi, kamu hizmetlerinde tarafsızlık, etkinlik ve verimliliğin artırılmasına yönelik önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği meclis araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

CHP’nin bürokrasideki yozlaşmanın araştırılması talebi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

CHP grubu bugün, kamu hizmetlerinin sunumunda tarafsızlık ve kamu yararını gözetme ilkelerinin kanunsuz emirlerle yok edilmesinin yol açtığı zararların boyutunun araştırılması, bürokrasideki yozlaşmanın önüne geçilmesi, kamu hizmetlerinde tarafsızlık, etkinlik ve verimliliğin artırılmasına yönelik önlemlerin belirlenmesi amacıyla meclis araştırması talep etti.

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç’un imzasıyla sunulan meclis araştırma önergesinde, “Kamu kurumlarının ve görevlilerinin yaşadığı güven erozyonunun önlenebilmesi için TBMM sorumluluk almalı, bürokrasideki yozlaşmanın önüne geçilmesi için adım atmalıdır” denildi.

Önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. CHP grubu adına İzmir Milletvekili Avukat Murat Bakan konuştu.

CHP’li Murat Bakan, “Bugün Cumhuriyet’in en önemli erdemlerinden birini yok ettiniz. Nedir o erdem biliyor musunuz? Anadolu’nun yoksul bir köyünden çıkan kimsesizin, yetimin, öksüzün hayallerini yok ettiniz. Onun polis olma, savcı olma, hakim olma, kaymakam olma hayalini yok ettiniz. Çünkü artık oradan giden, kimsesi olmayan, bir tarikatın, cemaatin adamı olmayan, bir vakfın TÜGVA’nın, TÜRGEV’in üyesi olmayan, iktidar partisinden referansı olmayan bir çocuk kamuda bir yere gelme imkanına sahip değil” diye konuştu.

"BİZ BUNLARI İŞKEMBE-İ KÜBRADAN ATMIYORUZ"

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın sataşmasına da yanıt veren CHP’li Bakan, “İzmir’de Gaziemir’de bir imam kardeşimiz, Valiliğin Basın Müdürü, Valiliğin Protokol Müdürü, aynı zamanda TÜGVA İzmir İl Temsilcisi. Beş parmağında beş marifet. Bu ülkede basın müdürlüğü yapacak bir gazeteci yok mu? Bu ülkede kamu yönetiminden mezun bir protokol müdürü yok mu? Bütün bu görevleri TÜGVA’nın İzmir İl Temsilcisi mi yapmak zorunda? Biz bunları işkembe-i kübradan atmıyoruz. Yaşananları söylüyoruz” dedi.

“BUNUN ARKASINDA NASIL KANUNSUZ EMİR ARAMIYORSUNUZ?”

CHP’li Bakan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Dünyada kamudan en çok ihale alan 10 şirketten 5’i Türk şirket. Hukukun üstünlüğü endeksinde 130 ülke arasında 117’nciyiz, basın özgürlüğünde 180 ülke içinde 153’üncüyüz. Ancak ihale vermeye gelince dünya birincisiyiz. Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Bunun arkasında nasıl kanunsuz emir aramıyorsunuz? Nasıl bütün ihaleleri beş tane firma alır? Emniyette, jandarmada, yargıda tarikat ve cemaat aidiyetinin devlet memuru olabilme, meslekte yükselme için referans olduğunu; TÜGVA, TÜRGEV, İlim Yayma Cemiyeti, KADEM, ENSAR gibi dernek ve vakıflara üye olmayanların kamuda kritik görevlere gelemediğini biliyoruz. AK Parti ile devlet arasında sınır kalmamış. Parti nerede biter, devlet nerede başlar artık kimse bilmiyor. Kamu görevlisi kavramı dünya literatüründe kamu hizmetlisi olarak geçer. Kamuya hizmet eden, vatandaşın vergisini koruyan demek. Ama bizde vatandaşın vergisini koruyan değil, kamu gücünü bir şahsın adına kullanan kişi noktasına geldi.

"20 YILLIK BİR ENKAZ VAR"

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, vatanını seven kamu görevlilerine Anayasamızın 137. Maddesini hatırlattı. Anayasa 137 ne diyor? ‘Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.’ Niye düzenledi Anayasa 137 maddeyi? Niye? Anayasa’nın 68. maddesi, Devlet Memurları Kanunu 7. Maddesi, kamu görevlisinin tarafsızlığını düzenliyor. Ancak geldiğimiz noktada tarafsız olan zaten kamu görevlisi olamıyor. Devlet ağır bir vesayet altında. Partili devlet başkanı eliyle devleti yönetirseniz tarafsızlığı bitirirsiniz. Tüm bunları Millet İttifakı olarak iktidara geldiğimizde düzelteceğiz. 2002’den itibaren kademe kademe artan devlet bürokrasi içindeki çürüme ve yozlaşma 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra zirve noktasını gördü. 20 yıllık bir enkaz var. Eğer biz bugün bu komisyonu kurmazsak, bu kanunsuz emirlerin bu ülkeye neye mal olduğunu araştırmazsak bizi buraya gönderen millete karşı sorumluğumuzu yerine getirmemiş oluruz.”

NE OLMUŞTU?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bürokratlara ‘kanunsuz emirlere uymamaları’ konusunda çağrısı yapmış ve “18 Ekim Pazartesi itibariyle bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacak. ‘Emir almıştım’ diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız. Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa Pazartesi itibarıyla durun” diye seslenmişti.