CHP: Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizini yaşıyor

25.04.2019 17:14 EKONOMİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Dağıtılan kurumsal yapı yeniden derlenip toparlanmalıdır. Türkiye bir aile şirketi değildir, Türk ekonomisi dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biridir ve bu ciddiyetle de yönetilmesi gerekir.” dedi.  Öztrak, parti genel merkezinde Genel Başkan yardımcıları Bülent Kuşoğlu, Aykut Erdoğdu, Fethi Açıkel, Konya Milletvekili Abdüllatif Şener ve İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi’den oluşan CHP Ekonomi Masası […]

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Dağıtılan kurumsal yapı yeniden derlenip toparlanmalıdır. Türkiye bir aile şirketi değildir, Türk ekonomisi dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biridir ve bu ciddiyetle de yönetilmesi gerekir.” dedi. 

Öztrak, parti genel merkezinde Genel Başkan yardımcıları Bülent Kuşoğlu, Aykut Erdoğdu, Fethi Açıkel, Konya Milletvekili Abdüllatif Şener ve İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi’den oluşan CHP Ekonomi Masası üyeleri ile basın toplantısı düzenledi.

Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizini yaşadığını belirten Öztrak, “Göstergeler bunu gösteriyor. Bulunduğumuz yerde, göstergelere baktığımızda ‘en kötüsü geride kaldı’ deme şansımız da yok.” ifadesini kullandı. 

“Hukuk devletini zayıflatan, kuvvetler ayrılığını bitiren, toplumda kutuplaşmayı artıran, sağlıklı bir dış politikayı yürütemeyen mevcut iktidar ekonomiyi krize sokmuştur.” diyen Faik Öztrak, krizin başladığı geçen yıl ağustos ayında iktidara 13 maddelik krizden çıkış reçetesi sunduklarını hatırlattı. 

Ancak iktidarın yaklaşan seçimleri de düşünerek kapsamlı, ciddi, elle tutulur bir programı ve bir tedbir paketini ortaya koyamadığını vurgulayan Öztrak, tersine sorunların halının altına süpürülerek, krizin sebepleriyle uğraşmak yerine zabıta önlemleriyle krizin üstesinden gelmeye çalışıldığını söyledi.

Kamu maliye dengelerinin bozulması pahasına bir defalık gelirlerin kullanılarak, birkaç yıl üst üste devam edecek harcamaların seçim için hızla artırıldığını aktaran Öztrak, şöyle devam etti:

“Bu imkanların bir kez daha kullanılması mümkün değil. Dolayısıyla ekonomiye verilen bu mali etkiyi sürdürebilmemiz de mümkün değil. Ama bu mali etkiyle şubat-mart aylarında ekonomik faaliyetlerin aşağı doğru gidişinde bir yavaşlama görülmüştü. Bunun kalıcı, bundan sonra da devam edecek bir toparlanmaya dönüşebilmesi için ülkede belirsizliğin bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor. Ekonomide beklentileri düzeltecek bir programın güven veren kadrolar eliyle yürürlüğe sokulması gerekiyor.

31 Mart yerel seçimlerine giderken iktidar demokrasi tarihimizde hiç yaşanmamış sertlikte bir kampanya götürdü. Millet kutuplaştırıldı, ekonomik sorunların üstü örtülmeye çalışıldı. Milletimiz bu stratejiye kanmadı, sandıkta cevabını verdi, iktidarı uyardı, ‘bu böyle gitmez’ diye. Ancak bu uyarıyı anlamak istemeyen iktidar, en hafif tabiriyle mızıkçılık ve oyun bozanlığa başladı. YSK’ye yapılan baskılar siyasi atmosferi kirletmeye ve ekonomik ufku karartmaya devam ediyor.” 

Yerel seçimlerin üzerinden 25 gün geçmesine rağmen, Türkiye’nin seçim atmosferinden hala kurtulamadığına işaret eden Öztrak, “Oysa milletin sözünün üstüne başka bir sözü kabul etmek demokrasilerde mümkün değil.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının, toplumsal fay hatlarındaki gerginliğin geldiği ürkütücü seviyeyi gösterdiğine işaret eden Öztrak, ağırlaşan ekonomik krizin sosyal gerginliği artırdığını anlattı.

Türkiye’nin kısır bir döngünün içinde bocalayıp durduğuna değinen Öztrak, şunları kaydetti:

“Ana muhalefet liderine karşı planlı linç girişimini durdurmayan hatta bunu mazur göstermeye çalışan iktidar, unutmasın ki yatırımcıların can ve mal güvenliklerinin sağlanamayacağı algısını daha da güçlendirmektedir. Bu hukuk devletini gerçekten tahrip etmektedir. Ülkedeki iç kırılganlıklar ekonomideki belirsizliği her geçen gün artırırken, sınırlarımız yanı başındaki gelişmelerde belirsizliklere ilave katkıda bulunmaktadır. Uluslararası petrol fiyatları, İran ambargosu muafiyetlerinin sona erecek olması nedeniyle hızla yükselmektedir. Türkiye’de bundan önemli ölçüde etkilenecektir. Diğer taraftan S400 alımı ve bu nedenle muhatap olacağımız, Rusya’dan mal alanlara yönelik ABD ambargosu bu süreç iyi yönetilmezse ilave risk unsurudur. Krizle boğuşan Türkiye, ilave riskleri artık taşıyamaz hale gelmiştir. Ekonomide alarm zilleri tüm gücüyle çalmaktadır. Mevcut ekonomik veriler umut vermeden uzaktır.”

Bu yıl G20 ekonomileri içinde Arjantin’le beraber daralma öngörülen ikinci ülkenin Türkiye olduğunu belirten Öztrak, Türkiye için öngörülen daralma hızının ise Arjantin’den daha yüksek olduğunu vurguladı.

Hayat pahalılığının da yüksek seviyelerde çakılıp kaldığına değinen Öztrak, Türkiye’nin dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 10 ekonomiden biri olduğunun altını çizdi.

Ekonomik daralmayla beraber pahalılığın artmasının, “stagflasyon” denen yeni bir sürece girildiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Öztrak, işsizlik rakamlarının da rekor kırdığını söyledi. 

“Türkiye seçim atmosferinden çıkmalı”

Türkiye’de bugün çok derin bir güven yaşandığını, bu bunalım aşılmadan ekonomideki beklentileri olumluya çevirmenin mümkün olmadığını ifade eden Öztrak, şu önlemlerin alınmasını istedi:

“Siyasi atmosferi zehirleyen, belirsizlikleri artıran, hukuka baskı uygulayan dil ve anlayış derhal terk edilmelidir. Türkiye biran önce seçim atmosferinden çıkmalıdır. Ekonominin yönetimi daha fazla vakit yitirilmeden ehil ellere emanet edilmelidir. Dağıtılan kurumsal yapı yeniden derlenip toparlanmalıdır. Türkiye bir aile şirketi değildir. Türk ekonomisi dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biridir ve bu ciddiyetle de yönetilmesi gerekir. Şeffaflık ve hesap verme, dedikodu ve spekülasyonların panzehiridir. Başta Merkez Bankası net rezervleri olmak üzere, ekonomik veriler üzerindeki kuşku bulutları derhal dağıtılmalıdır. Rezervlerimizi tahkim etmek için çalışmalara derhal başlanılmalıdır. Piyasa dış müdahaleler ve arka kapı politikalarıyla ekonominin yönetilemeyeceği artık anlaşılmalıdır. Piyasalarla kavga etmek ve emir vermek yerine piyasalar ikna edilmeye çalışılmalıdır.”

Piyasaları ikna etmenin en iyi yolunun, sorunları doğru teşhis eden, güven veren, çözümleri tutarlı, atılacak somut adımları takvime bağlanmış bir ekonomik programın uygulamaya konulması olduğunu anlatan Öztrak, bu program tasarlanırken tüm sosyal kesimlerin görüşünün alınması gerektiğini bildirdi.

Yangın kontrol altına alınabilir”

Ekonomik ve Sosyal Konsey’in derhal toplanmasını isteyen Öztrak, gerekli yasal düzenlemelerin hızlı ve etkin bir şekilde yapılması için TBMM bünyesindeki komisyonlardan etkin bir şekilde yararlanılması gerektiğine işaret etti.

Faik Öztrak, Türkiye’nin mevcut ve potansiyel dış pazarlara erişimini kolaylaştıracak ekonomi diplomasisine ağırlık verilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Başlangıçta bu doğru adımlar atılabilirse, ekonomideki yangın kontrol altına alınabilir, kara bulutlar dağıtılabilir. Bunun hemen ardından Türkiye’yi üretim ekonomisine dönüştürecek, küresel değer zincirinde üst halkalara çıkmasını sağlayacak, uzun vadeli hedeflerimizi gerçekleştirebilecek strateji ve dönüşümlere odaklanmamız gerekmektedir.” 

Türkiye’nin gerçek gündeminin ekonomi olduğunu ve boş tencerenin doldurulması gerektiğini anlatan Öztrak, “Bu iktidarı artık kibri ve mızıkçılığı bırakmaya, sorumlu davranmaya, demokratik süreçleri işleterek ülkenin normalleşmesi için gerekli adımları atmaya ve milletin asıl gündemine odaklanmaya davet ediyoruz.” dedi.

“Bakanlar kurulu elden geçirilmeli”

Açıklamalarının ardından Öztrak, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Merkez Bankasının faiz oranlarını değiştirmeme kararının sorulduğu Öztrak, “Demek ki şu andaki mevcut durumda fiyat hareketlerini ve ekonomideki gidişatı yeterli görüyor ki değiştirmedi. Bizim Merkez Bankamızın politika faizleri dünyadaki en yüksek 3-4 politika faizinden biri zaten. Ekonomide yapılan hataların ciddi bir maliyeti var.” yanıtını verdi.

TÜSİAD üyelerinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaretinde nelerin konuşulduğunun sorulması üzerine Öztrak, ağırlıklı olarak Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının gündeme getirildiği bilgisini verdi.

Görüşmede Kılıçdaroğlu’nun ekonomiye de değindiğini belirten Faik Öztrak, “Genel Başkan, kırılgan bir süreçten geçtiğimizi, bu kırılgan süreçten geçerken, bunca müessif hadiseyi yaşamamıza rağmen ekonomide ve diğer alanlarda belirsizliği artıracak birtakım söylemlerin içine girmediğini, mümkün olduğu kadar yapıcı davranmaya çalıştığını ifade etti.” dedi.

“Bir kabine revizyonu bekleyip beklemediklerinin” sorulduğu Öztrak, “Şu anda bu iktidara ekonomi politikaları konusunda güven yok. Bu güveni sağlayacak birtakım adımların atılması lazım ama bu adımlar da ortada yok. Aksine başka şeylerle uğraşılıyor. Adeta bir aile şirketi görüntüsü veren sarayın Bakanlar Kurulunun elden geçirilmesi gerekiyor.” diye konuştu.