CHP’den TOKİ’nin Bursa planına tepki: Deprem riski yok sayılıyor
Deprem riski altındaki Bursa Kestel’de yapılan imar planı değişikliği, bilimsel uyarıların göz ardı edildiği iddiasıyla tartışma yarattı. CHP milletvekili Prof. Dr. Pala, Seymen Mahallesi’nde TOKİ tarafından hazırlanan imar planı değişikliğinin bilimsel verileri yok saydığını söyledi.

CHP Bursa Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kestel Seymen Mahallesi’nde TOKİ tarafından hazırlanan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkarılan imar planı değişikliğine tepki gösterdi. Pala, söz konusu planın bölgenin deprem riski ve zemin özelliklerini görmezden geldiğine dikkat çekerek "Kamu güvenliği açıkca tehdit ediliyor" dedi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan teknik raporu anımsatan Pala, Seymen Mahallesi’nin Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun güney kolu üzerinde yer aldığını, sıvılaşmaya yatkın alüvyon zeminlerin ise planlama sürecinde dikkate alınmadığını söyledi.
DEPREM RİSKİ
Plan açıklama raporlarının bilimsel gerçeklerle çeliştiğini belirten Pala, “Birinci derece deprem bölgesi olan bir alanın düşük tehlikeli gibi gösterilmesi kabul edilemez bir sorumsuzluktur” dedi. TOKİ tarafından hazırlanan raporlarda AFAD, Bursa Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce yaptığı risk değerlendirmelerine yer verilmediğini ifade eden Pala, eksik bilgilerin “kopyala-yapıştır” yöntemiyle doldurulduğu iddialarına dikkat çekti. Pala, “Böylesi bir yaklaşım toplumun can güvenliğini ciddi biçimde tehdit ediyor. Olası bir felakette sorumluluk, raporu hazırlayan TOKİ ve onaylayan Bakanlıkta olacaktır” diye konuştu. Pala, imar planı değişikliğinin gerekçelerine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a 8 Eylül 2025 tarihinde yazılı soru önergesi verdiğini ancak yanıt alamadığını kaydetti.
SIVILAŞMA RİSKİ
Soru önergesinde Türkiye Diri Fay Haritası ve güncel bilimsel çalışmaların neden dikkate alınmadığını soran Pala, sıvılaşma riski bulunan bölgelerde bağımsız jeoteknik ve paleosismoloji etütlerinin uluslararası standartlara uygun biçimde yapılmasının zorunlu olması gerektiğini vurguladı. Plan raporlarının usulsüz biçimde hazırlandığı iddialarıyla ilgili idari inceleme başlatılıp başlatılmadığını da soran Pala, “Kamu güvenliğini düpedüz tehlikeye atan bu tutum asla kabul edilemez. Eğer iddialar doğruysa, raporu hazırlayan TOKİ ve onaylayan Bakanlık yetkilileri hakkında idari işlemler derhal devreye sokulmalıdır" dedi.
"BU ANLAYIŞ TERK EDİLMELİ"
6 Şubat 2023 depremlerini anımsatan Pala, şöyle devam etti: "6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük depremler, ülkemizde depreme karşı alınan önlemlerin ne denli zayıf, yapıların ise ne denli dayanıksız ve denetimsiz olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Böylesine yıkıcı bir depremden sonra bile en temel önlemlerin alınmıyor oluşu, Cumhurbaşkanlığı Hükümetinin yetersizliğinin açık bir dışavurumudur. Yaşanacak can ve mal kayıplarının sorumluları da bu yönetim anlayışını benimseyenler olacaktır.”
Pala, bağımsız uzmanlarca hazırlanacak bilimsel etütler tamamlanıncaya kadar imar planının yürürlüğe konulmaması çağrısında bulundu.


