birgün

6° PARÇALI BULUTLU

EGE'DE BİRGÜN 25.02.2020 09:51

Çiftçi-Sen'de yeni dönem: Şirketlerin gıda sistemine karşı, halkın gıda sistemini kuracağız

Çiftçi Sen Konfederasyonu birleşenleri, yeni dönem için konfederasyon olarak değil tek bir sendika olarak devam etme kararı aldı. Yapılan açıklamada, “Şirketlerin gıda sistemine karşı, halkın gıda sistemini kuracağız” denildi.

Çiftçi-Sen'de yeni dönem: Şirketlerin gıda sistemine karşı, halkın gıda sistemini kuracağız

AYCAN KARADAĞ

Üzüm Üreticileri Sendikası (Üzüm-Sen), Tütün Üreticileri Sendikası (Tütün-Sen), Fındık Üreticileri Sendikası (Fındık-Sen), Ayçiçeği Üreticileri Sendikası (Ayçiçek-Sen), Hububat Üreticileri Sendikası (Hububat-Sen), Zeytin Üreticileri Sendikası (Zeytin-Sen) ve Çay Üreticileri Sendikası (Çay-Sen) olmak üzere yedi sendika 2008 yılında Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu’nu kurmuştu. Uzun yıllar yapılan çalışmalar sonrasında tarımdaki değişimleri ve çiftçilerin mevcut durumunu yeniden değerlendirerek yoluna tek bir sendika olarak devam ederek Çiftçiler Sendikası’nı(Çifti-Sen) kurdu.

Genel Başkan seçilen Ali Bülent Erdem, Çiftçi-Sen’e neden ihtiyaç duyulduğunu ve hedeflerini BirGün'e anlattı. Erdem, Türkiye tarımında yaşanan tahribatın boyutunu arttığı ve yapılması gerekenin şirketlerin gıda sistemi karşısında halkın gıda sistemini inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.

DEĞİŞİME UYGUN BİR ÖRGÜTLENME

2. Dünya Savaşı sonrası Türkiye’nin endüstriyel tarımı kabul ettiğini ifade eden Ali Bülent Erdem, “Endüstriyel tarım, çok yoğun enerji gerektiren, su gerektiren, girdi oranları yüksek pahalı üretim biçimi. Bu üretim biçimini, bir çiftçi tek başına yapması mümkün değil. Uluslararası iş bölümü içerisinde bize bu dayatıldığı andan itibaren buna uygun tarımsal yapıların oluşturulması talep edildi. Ona uygun tarımsal yapı oluşturuldu. 24 Ocak kararlarıyla yani liberal politikalarla beraber bu değişti. Artık devletin tarımdan çekilmesi talep edildi. 1999-2001 yılları arasına İMF ve Dünya Bankası, bize tarımda dönüşüm programları dayattı. Bunlarla birlikte özelleşmeler oldu. ÇAYKUR ve TEKEL örnekleri gibi. Bütün bu süreç içerisinde 2001 yılında bu saldırıları önlemek için ürün bazında sendikalar oluşturduk. Gelinen noktada tarım ürünleri, şirketlerin denetime geçti. Bu değişime uygun bir örgütlenme olmalıydı. Bundan dolayı böyle bir karar aldık” diye konuştu.

Sendikanın hedeflerini ise Erdem, şu şekilde anlattı:“Bizim hedeflerimiz şu; yaşadığımız süreç, Avrupa’da daha önce yaşandı. Bize benzer ülkelerde de daha önce yaşandı. Küçük çiftçilerin devre dışı bırakılması, onun yerine tarım ve gıdanın tohumundan başlayarak bütün bir sürecinin şirketlerin denetime bırakılması isteniyor ve gıda sistemi kuruluyor. Şirketlerin gıda sistemine karşı, halkın gıda sistemini kuracak bir mücadele içerisindeyiz. Belirli ürünlerde örgütlenmiş değil, kendi yerel tohumlarını üreten, göçerler, çobanlar, balıkçılar, küçük çiftçilerin her birini üye olup birlikte mücadele eden bir yapı olacağız.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız