birgün

22° AÇIK

GÜNCEL 05.12.2018 16:09

Çiftçi Sen: Saldırılara karşı direnmek haktır

Çiftçi Sen: Saldırılara karşı direnmek haktır

Aydın'daki köylülere yönelik müdahaleye ilişkin Çiftçi-Sen basın açıklaması yaptı.

Açıklamada "toprağını, suyunu, iklimini kısacası canlı yaşamını savunan bu nedenle köylerinin yakınında Jeotermal Elektrik Santrali (JES) yapılmasına karşı çıkan Aydın Kızılcaköy köylülerine jandarma ve polisin kadın, erkek demeden biber gazıyla saldırdığı haberi ile uyandık" denilerek Kızılcaköy'deki polis saldırısı hatırlatıldı.

5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde Aydın Kızılcaköy köylüleri saldırıyı değil ödüllendirilmeyi hak ediyor denilen açıklamada "Çünkü toprağa, suya, ekolojiye, insan yaşamına dönük ‘saldırılara karşı direnmek bir haktır. Kadın ve erkek köylüler bu hakkını kullanıyor. Köylülerin direnme hakkının yanında olduğumuzu bildiriyor, köylülere yapılan saldırıyı kınıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

"Kızılcaköy köylüleri uzun bir süredir köylerinin yakınında Jeotermal Elektrik Santrali (JES) yapılmasına karşı direniyor, nöbet tutuyor, şirket araçlarını köy sınırına sokmuyorlar. Peki neden JES’leri istemiyorlar? Çünkü:

Kuyulardan ve jeotermal elektrik santrallerinden çıkan buharlar nedeniyle ortam nemi ve sıcaklığı yükselerek ekosisteme zarar veriyor.jotermal gazların içinde Karbondioksit, Kükürt dioksit, Hidrojen sülfür, civa, Azot, Amonyak, Hidrojen, Bor, Metan, Etan, Radon, partiküller madde vs. bulunuyor. Havaya salınan jeotermal gazların içinde bulunan kimyasal maddeler yoğun ve kontrolsüz olarak ortama salınınca oluşturduğu sera etkisi, asit yağmurları ile insan vücudunda birikerek ölüme kadar varan sağlık problemlerine neden olduğu gibi bitkileri ve diğer canlıları da öldürüyor.

Nem ve bu gazların yağmurlarla birlikte asit yağmuru olarak yağması bitkisel üretimde hastalık ve zararlıları arttırıyor, meyvelerini kurutamadıkları gibi, kurutmayı başardıkları meyvelerde aflatoksin oluşuyor.

Jeotermal akışkanlar bor ve arsenik başta olmak üzere pek çok toksik ve kanserojen kimyasallar taşıyor, içme ve kullanma sularına karışarak onların kullanılamaz hale gelmesine zehir ve ölüm saçmasına sebep oluyor.

İşte Aydın Kızılcaköy köylüleri bölgelerinde bütün bunları yaşadıklarından dolayı topraklarını, sularını, iklimlerini, kısacası ekolojik yaşamı ve kendi yaşamlarını, geleceklerine sahip çıkmak için yeni kuyular açılmasın diye mücadele ediyor. Onların bu mücadelesi ise bugün jandarma ve polisin saldırısıyla karşılaştı.

5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde Aydın Kızılcaköy köylüleri saldırıyı değil ödüllendirilmeyi hak ediyor. Çünkü toprağa, suya, ekolojiye, insan yaşamına dönük ‘saldırılara karşı direnmek bir haktır. Kadın ve erkek köylüler bu hakkını kullanıyor. Köylülerin direnme hakkının yanında olduğumuzu bildiriyor, köylülere yapılan saldırıyı kınıyoruz.

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu olarak Yetkililere ve siyasi iktidara sesleniyoruz: Toprak,Su,Hava Kirliliğine gerçekten son vermek istiyorsanız bu enerji yatırımlarından vazgeçin, Kızılcaköy köylülerine kulak verin."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız