ÇİFTÇİ-SEN: Yeni kararnameler küçük çiftçiyi iflasa sürüklüyor
ÇİFTÇİ-SEN, "Borç batağındaki bir üreticiden 'borcu yoktur' belgesi istemek, onu üretimden koparmaktır" tepkisini gösterdi. Açıklamada, atılması gereken adımlar sıralandı.

Çiftçi Özsözleşme Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN), 2025 yılında derinleşen tarım krizinin ardından 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin küçük üreticiyi tamamen tasfiye etme noktasına getirdiğini belirtti.
Genel Başkan Ali Bülent Erdem, "Çiftçiler keyfi nedenlerle değil, uygulanan yanlış politikalar nedeniyle borçlarını ödeyemez hale geldi" dedi.
Erdem, şunları söyledi: "Borç batağındaki bir üreticiden 'borcu yoktur' belgesi istemek, onu üretimden koparmaktır. Ayrıca mevzuattaki 'yararlanırlar' ibaresinin 'yararlanabilirler' olarak değiştirilmesi, kredi hakkını kurum yöneticilerinin keyfiyetine bırakmıştır. Bu antidemokratik uygulama kabul edilemez."
"ŞİRKET TARIMCILIĞINA ALAN AÇILIYOR"
ÇİFTÇİ-SEN, düşük faizli yem ve mazot gibi desteklerin de kısıtlandığını, kooperatif ortaklarına verilen girdilerde yüksek faiz uygulamasına geçildiğini belirtti. Bu politikaların temel amacının, küçük çiftçiyi toprağından kopararak gıda sistemini tamamen büyük şirketlerin kontrolüne bırakmak olduğu kaydedildi.
ÇİFTÇİ-SEN’İN ACİL TALEPLERİ
Sendika, tarımda çöküşü durdurmak için atılması gereken adımları şöyle sıraladı:
>> Kararnameler geri çekilmeli: Şirket odaklı politikalardan vazgeçilmeli, çiftçi lehine desteklemeler yapılmalıdır.
>> "Borcu Yoktur" şartı kaldırılmalı: Kredi ve desteklere erişimde vergi ve SGK borcu engeli kaldırılmalıdır.
>> Demokratik Kooperatifçilik: Kooperatifler, iktidarların arka bahçesi veya birer şirket gibi yönetilmekten çıkarılmalı; üyelerin söz sahibi olduğu yapılara dönüştürülmelidir.
>> Erişilebilir Girdi: Faizsiz veya düşük faizli kredi uygulamaları, ayrım yapılmaksızın tüm üreticiler için ulaşılabilir olmalıdır.


