Çiftçi vaat değil, çözüm istiyor
Zirai don sonrası üretici, borçla ve belirsizlikle baş başa kaldı. CHP Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, “Bize zaten bildiğimiz şeylerle değil, çözüm odaklı gelsinler” dedi.

Ebru ÇELİK
Türkiye’nin dört bir yanında etkili olan zirai don, üreticiyi ağır bir yıkımla baş başa bıraktı. Neredeyse her ilde meyve ve sebze üretimi büyük oranda zarar görürken, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan hâlâ çiftçinin yarasını saracak bir destek açıklaması gelmedi. Hem üretici hem de muhalefet, kredilerin faizsiz ertelenmesi, sulama ve tarım girdileri için destek sağlanması çağrısını yineledi.
YÜK YİNE ÜRETENE KALDI
Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan sorumlu CHP Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Yumaklı’nın açıklamalarına tepki gösterdi. BirGün’e konuşan Adem, “Yapılan açıklamada 16 meyvede don yaşandığı, bu ürünlerin bulunmasının zorlaşacağı ve fiyatların artacağı belirtilmiş. Ancak çiftçilere yönelik ‘ÇKS’li olun ya da olmayın, zararınız karşılanacak’, ‘Tarım sigortanız olsun ya da olmasın destek vereceğiz’, ‘Borçları erteliyoruz’, ‘Ağaçların bakımına destek olacağız’ gibi bir açıklama yok. Yani vatandaşın zaten bildiği şeyleri tekrarlamışlar. Oysa Bakan’ın şimdiye dek onlarca açıklama yapması gerekirdi. Üreticinin yaşadığı zararı kimse üstlenmiyor, yük yine çiftçide kalıyor” dedi.
ÜRETİM PLANI GEREKLİ
Tarım Bakanlığı’nın dondan etkilenen bölgelerde fiyat incelemesi başlattığını hatırlatan Adem, bu yaklaşımın çözüm den uzak olduğunu belirtti: “Henüz destek verilmeden fiyat incelemesi yapılıyor. Ürün yoksa fiyat elbette artar. Üreticinin kazandığı yok. Asıl mesele, üretimi nasıl sürdüreceğiz? Çiftçi zaten meyveyi ucuza satıyor. Fiyatı yükselten aracılar, nakliye ve perakende zinciri. Yurttaş meyveye zaten ulaşamıyordu, şimdi hiç ulaşamayacak.
Tartışılması gereken fiyat değil, üretim. Girdi maliyetlerini düşürün, üretimi destekleyin. İthalat çözüm değil çünkü diğer ülkelerde de sorun var.” BirGün değerlendirmelerde bulunan Taşkent, yaşanan zararın boyu tunu şu sözlerle anlattı: “Geyve ve Pamukova meyveciliğin kalbi. Ayva, üzüm, şeftali, kiraz… Neredeyse tüm ürünler yandı. Üretimin yüzde 90’ı kayıp. Çiftçi harcamalarını yaptı ama ürünü yok. Yine sulayacak, yine ilaçlayacak ama karşılığı olmayacak.
Adem, yaşanan felaketin ardından iktidarın atması gereken adımları şöyle sıraladı: “Bakanlık, biz ne yapacağız sorusuna cevap vermeli. Çiftçinin üretimde kalması için acilen adım atılmalı. ÇKS’ye (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlı olsun ya da olmasın, tüm üreticilere faizsiz kredi sağlanmalı. Üretici bu yıl gelir elde edemeyecek ama bakım yapmak zorunda. Su fiyatları çok yüksek; en azından bir yıl boyunca üreticiden su parası alınmasın. Sigortalı-sigortasız ayrımı yapılmadan destek verilmeli. İktidar günübirlik tarım politikalarını bırakmalı ve üreticiyi desteklemeli.”
MEYVE ÜRETİMİ ÇÖKTÜ
CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent de Geyve ve Pamukova ilçelerinde üreticilerle bir araya geldi. BirGün’e Su fiyatları zaten çok yüksek. Sigorta primleri de öyle. Pek çok çiftçi sigorta yaptıramamış, yapanlar da mağdur çünkü poliçeler don hasarını kapsamıyor. Devletin derhal faizsiz, uzun vadeli destek kredileri açıklaması gerekiyor.”
Taşkent, Tarım Bakanı’nın “Arz sorunu yok” açıklamasını da eleştirdi: “Bakan 16 ürün den söz ediyor ama üreticiye göre en az 36-40 il etkilenmiş durumda. 70 yaşındaki çiftçiler bile ‘Böylesini görmedik’ diyor. Hava -7 dereceye kadar düşmüş, çiçekler içten içe yanmış. Geyve’de her yıl 75 bin ton ayva üretiliyor, bu yılın üretimi neredeyse yok.”
Geyve’de ayva ve elma üreticiliği yapan Hüseyin Fırtına ise yaşanan zararı şu sözlerle özetledi: “Ayvalar tamamen, elmaların da yüzde 80’i yandı. Üzüm, şeftali, kiraz, elma, ayva… Hiçbir şey kalmadı. Pazara sunacak ürünümüz yok. İktidar bugüne kadar destek verecek olsaydı çoktan açıklama yapardı. Biz üreticiler sadece oturup ne yapacağımızı konuşuyoruz. Hasat dönemine kadar kazancımız yok ama ağaçlara bakım yapmak zorundayız.”
İNSANCA ÜRETELİM
Fırtına son olarak, üreticilerin taleplerinin karşılanabilir olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “En azından Sulama Birliği bir yıl su parası almasın. İlaçlama giderleri karşılasınlar. Sıfır faizli, birkaç yıl geri ödemesiz kredi verilsin. Kimse devleti zarara sokacak şeyler istemiyor. Biz üretmek istiyoruz. Ama bu politikalar değişmezse, yakında üretim yapacak çiftçi bulamayacaklar.”
∗∗∗
AFET ESNAFI DA KÖTÜ ETKİLEDİ
Ülkenin dört bir yanından üreticiler yaşanan don felaketi için iktidardan destek beklerken Iğdır’da kuruyemiş satan bir esnaf, donun kuruyemiş fi yatlarını hemen etkilediğinden yakındı: "Don olayı ile birlikte kuruyemiş fiyatlarımız çok arttı. Özellikle fındık ve kuru kaysıda büyük artış oldu. Kuru kaysı yerinde toptancıda 800 TL oldu. Soğuklardan dolayı fındık azaldı, fiyatlar arttı. Bunun için bir önlemin alınması lazım. Toptancılar mal satmıyor bize. Fiyatlar çok yüksek olduğu için alamıyoruz. Vatandaş da tüketemeyecek. Fındığımız, kayısımız bu yıl çok yüksek fiyatlardan satılacak. 450 liraya sattığımız kayısıyı şu an 800 liraya alamıyoruz."


