Google Play Store
App Store

Necdet Oral/ Ziraat Yüksek Mühendisi Çiftçinin desteklenmesi tarımsal üretimin kendine has özellikleri ve üretim yapılan kırsal alanların sosyo-ekonomik yapısının getirdiği bir zorunluluktur. Çiftçilerin girdi satın alırken ve/veya ürünlerini satarken, piyasa koşullarından dolayı çift taraflı sömürüye açık olmaları, tarımda koruma ve müdahaleyi zorunlu kılmaktadır. Maliyet içinde önemli pay alan girdilerden biri de mazot Girdi destekleri tarımı […]

Çiftçiye mazot desteği aldatmacası

Necdet Oral/ Ziraat Yüksek Mühendisi

Çiftçinin desteklenmesi tarımsal üretimin kendine has özellikleri ve üretim yapılan kırsal alanların sosyo-ekonomik yapısının getirdiği bir zorunluluktur. Çiftçilerin girdi satın alırken ve/veya ürünlerini satarken, piyasa koşullarından dolayı çift taraflı sömürüye açık olmaları, tarımda koruma ve müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.

Maliyet içinde önemli pay alan girdilerden biri de mazot

Girdi destekleri tarımı destekleme araçlarından birisidir. Girdilere verilecek desteklerde amaç, maliyet yükünün azaltılarak çiftçinin kâr marjının artırılmasıdır. Tarımda kullanılan ve maliyet içinde önemli pay alan girdilerden biri de mazottur. Tarımda makineleşmenin artmasıyla, toprak işleme, ekim, gübreleme, ilaçlama, hasat, pazara taşıma gibi üretim aşamalarında mazot kullanımı artmış, bu da mazot masrafının payını ve maliyeti arttıran bir etmen olarak ortaya çıkmıştır.

Üretim maliyeti içindeki mazot payı yüzde 10-20 arasında

Tarımda mazot kullanımı açısından önemli bir nokta da üretim maliyetleri içerisinde mazot giderinin payıdır. Mazotun maliyetler içerisindeki payı ürünler itibariyle farklılık göstermekle birlikte yüzde 10-20 arasında değişmektedir.

Türkiye mazota uyguladığı ÖTV ve KDV ile dünyada ön planda

Tarımda makine kullanımındaki artışa paralel olarak mazot kullanımı da artmakta ve mazotun üretim maliyeti içerisindeki payı yükselmektedir. Uluslararası piyasalarda fiyatının aşırı yükselmesi mazotun maliyet içindeki payını daha da artırmakta, çiftçi gelirlerine olumsuz etki yapmaktadır. Türkiye özellikle akaryakıta uyguladığı ÖTV ve KDV oranları ile dünyada ön plana çıkan ülkelerden birisidir.

Mazotun sadece yüzde 40’ı ürün maliyeti

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) göre, 2018 yılı Nisan ayı itibariyle Nisan ayında 5,46 TL/litre düzeyindeki motorin nihai litre fiyatının sadece yüzde 40,3’lük kısmı ürün maliyeti, yüzde 48,2’lik kısmı vergi, yüzde 11,5’lik kısmı ise piyasada faaliyet gösteren şirketlerin brüt kâr marjı ile gelir payından oluşmaktadır.

Dolaylı vergi gelirlerinin dörtte biri akaryakıt satışlarından sağlanıyor

Türkiye’de akaryakıt sektöründen sağlanan dolaylı vergilerin (ÖTV ve KDV) toplamı, tüketime de bağlı olarak her yıl artış göstermektedir. Bundan 10 yıl önce akaryakıttan sağlanan dolaylı vergiler 26 milyar TL civarında olup, bu da toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 14’üne denk gelmekteydi.

Petrol Sanayi Derneği’nin 2017 Sektör Raporu’na göre, 2017’de toplanan 360 milyar TL’lik dolaylı verginin 92 milyar TL’si petrol sektöründen sağlanmış olup, bu rakam kamunun elde ettiği toplam dolaylı vergi gelirlerinin ortalama yüzde 26’sını oluşturmaktadır.

Gelir seviyesine göre dünyanın en pahalı akaryakıtı Türkiye’de

Dünyada en pahalı mazotun (2,03 $/litre) tüketildiği ülke olan İzlanda’da kişi başına milli gelir 70 bin doların üzerindedir. Mazot fiyatı 1,01 $/litre olan Türkiye’de ise kişi başına milli gelir 10 bin 500 dolar civarındadır. Kişi başına düşen milli gelir dikkate alındığında Türkiye dünyada en pahalı mazotun kullanıldığı ülkelerden birisidir.

Ülkelere Göre Kişi Başına GSYH İle Satın Alınabilecek Mazot Miktarları

Mazotun üretim maliyeti içindeki oranı 4-5 kat daha fazla

Türkiye’de ve ABD’de çeşitli ürünler itibariyle toplam üretim masrafları içinde mazot maliyetlerinin oranları karşılaştırıldığında; Türkiye’deki tarımsal üretim maliyeti içinde, mazotun oranı ABD’ye göre 4-5 kat daha fazladır.

Hükümet çiftçinin kullandığı mazotun yarısı devletten demişti

Dönemin Başbakan Binali Yıldırım, 14 Ekim 2016 tarihinde İzmir Ödemiş’te Milli Tarım Projesi’ni açıklarken “Çiftçinin kullandığı mazotun yarısı devletten” demişti. Bu söz daha sonra Başbakan ve Tarım Bakanı tarafından defalarca dile getirilmiş; seçim ve referandum malzemesi olmuştu.

Mazot desteği ödemesi dekara 6 TL (nadas) ila 40 TL (çeltik, pamuk) arasında

Ürünler bazında mazot destekleme ödemesine ilişkin kararname 26 Şubat 2018 Tarihli ve 30344 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Dekara mazot desteği ödemesi 6 TL (nadas) ila 40 TL (çeltik, pamuk) arasında değişiyor. Ancak bu rakamların hangi kriterlere göre tespit edildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmuyor.

Bu konuda elimizdeki tek kaynak mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2005 yılında yayımladığı Türkiye’de Üretilen Tarım Ürünlerinin Üretim Girdileri Rehberi adlı yayın. Bu yayında 1 dekar buğday üretimi için 6,5 litre mazot kullanıldığı, bu miktarın çeltikte 20,4 litre, pamukta 20,8 litre, ayçiçeğinde 7,5 litre, dane mısırda 11,9 litre, patateste 23,3 litre, mercimekte 6,1 litre, fındıkta 5,4 litre olduğu belirtiliyor.

Verilen desteğin harcanan mazota oranı yüzde 40’ın altında

Bu yayındaki veriler 20 yıl öncesine dayanmaktadır. Traktörler daha güçlü hale getirilmiş, yakıt tüketimleri de artmıştır. Yukarıdaki verilerden hareket edilse bile verilen desteğin gerçekte harcanan mazota oranı tüm ürünlerde yüzde 40’nin altında kalmaktadır. Kaldı ki hükümet mazota verdiği desteğin yarısı zaten vergi (ÖTV ve KDV) ile geri almaktadır.

Ürünlere Göre Mazot Desteğinin Tüketim İçindeki Payı

Desteğin toplam mazot tüketimine oranı yüzde 10

2018 yılı merkezi yönetim bütçesinde tarımsal destekleme ödemeleri için 14 milyar 514 milyon lira ayrılmış olup, bunun 1,9 milyar lirası mazot desteğidir. Tarımda 3 milyar litre mazot kullanılmakta olup değeri 18,9 milyar liradır. Buna göre hükümetin vereceği mazot desteğinin çiftçinin kullandığı mazot bedeline oranı yalnızca yüzde 10 seviyesinde kalmaktadır.

Çiftçi üretimi bırakıyor, ülke açık pazar haline geliyor

Dışa bağımlılık nedeniyle Türkiye’nin mazot fiyatlarını kontrol etme şansı bulunmamaktadır. Dışa bağımlılığın yanı sıra özellikle çok yüksek vergi yükü nedeniyle çiftçimiz gelir seviyesine göre dünyanın en pahalı mazotu ile üretim yapmaktadır. Akaryakıtta uygulanan yüksek vergiler, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilerken, tarıma yapılan kısıtlı destekleri daha da etkisizleştirmektedir.

Çiftçinin pahalı mazotla ucuz ürün üretmesi ve devlet destekli gümrüksüz ithal ürünlerle rekabet etmesi mümkün değildir. Bu süreçte çiftçiye üretimden vaz geçmek, ülkemize ise açık pazar haline gelmek düşmektedir.

Tarım sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak, rekabet gücünü yükseltmek ve çiftçi gelirlerini artırmak için tarımda kullanılan mazota verilen destek; yeterli düzeyde ve uygun zamandaki ödemelerle devam ettirilmelidir.