birgün

21° PARÇALI AZ BULUTLU

SPOR 14.07.2017 01:19

Çile erken başladı!

Galatasaray, tarihinde ilk kez bir Avrupa kupası maçına çıkan Östersunds’a 2-0 mağlup oldu ve tur şansını zora soktu

Çile erken başladı!

Galatasaray, sezonu kulüp tarihinin en utanç verici maçlarından birisiyle açtı ve Avrupa Ligi’nde Östersunds deplasmanında 2-0 mağlup oldu.

Büyük umutlarla başlayan ama geçen her bölümle kalitesi daha da düşen diziler vardır. Bir türlü bırakamazsınız, her seferinde bir bölüm daha şans verirsiniz, onca biriken kötü bölüme rağmen. Yeni sezon başlar ve “hadi” dersiniz “belki yeni sezonda düzeltirler” ve yeni sezonun ilk bölümüne bir umutla bağlanırsınız. Ekranın başına geçtiğinizde yaşadığınız hayal kırıklığında değişen hiçbir şey yoktur, hatta bu sefer aldatılmış hissedersiniz. İşte Galatasaray bu dizileri andırıyor. Gerçi Galatasaray’daki problemlerin oyuncu transferiyle alakalı olmadığını, bir yönetim tarzı, oyun felsefesi, taktik ve diziliş problemi olduğunu geçen sezonki maç yazılarında defalarca belirtmiştik. Elbette Galatasaray orta sahasında Selçuk ve Tolga yerine Sneijder veya Belhanda olduğunda işlerin biraz daha farklı olacağını düşünebilirsiniz, ancak bu sadece Östersunds’u geçmeye yarardı belki de.

Taraftarın da, yorumlayanın da işi çok kolay böyle maçlardan sonra. Zira anlatacak ve yazılacak çok şey var. İkinci yarının başında, maçın tümünü trajikomik derecede kötü oynayan Lionel Carole’un ceza sahasına yaptığı iki orta dahi bu takımdaki dengesizlik ve uyumsuzluğun göstergesi. Her iki orta da Gomis’in çok üzerine düştüğü gibi ortaları İsveç takımının defansı karşıladığında, Sinan Gümüş ceza sahasına yeni giriyordu. Burada top kendisindeyken sağı, ortası ve solu sahada birbirinden bağımsız hareket eden bir takımdan bahsediyoruz. Tudor’un yenilen ikinci golü defalarca izlemesi ve bu takıma konsantrasyon ya da pozisyon bilgisi açısından son birkaç ayda ne verdiğini ciddi anlamda düşünmesi lazım, zira Östersunds’dan önce kariyerinde Ossett Town, Tadcaster Albion, Whitby Town gibi takımlar olan Jamie Hopcutt toplam 10 milyonluk bonservisle transfer edilen Galatasaray tandemini bir sağa bir sola tyatırarak attı golünü.

Bu sezon uzun olacak besbelli Galatasaray taraftarı için. Dibe vurarak başlamak nasıl bir etki yaratacak göreceğiz. Üstelik onca bonservis ve transfer planı sonrası atılacak kurşun da pek kalmadı ve artık eldeki malzemeyi işleyen bir hale getirmek zorundalar. Özbek-Tudor yönetiminde bu iş hiç de kolay olmayacak.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız