Çin sinemanın yeni Hollywood’u mu?

Hilal ÖZDEMİR
Yaklaşık 100 yıl boyunca Hollywood, küresel film endüstrisinin simgesi oldu ve ABD’nin sektördeki liderliği sorgulanmazdı. Araştırmalara göre, ABD uzun süre küresel gişe hasılatının yaklaşık yüzde 25’ini elinde tutarken, Hollywood yapımları Amerikan yumuşak gücünün önemli bir parçası haline geldi.
Ancak Hollywood’un bu hâkimiyeti artık sarsılmaz değil. Diğer birçok alanda olduğu gibi, meydan okuma Çin’den geliyor. 2025 Çin Yeni Yılı döneminde, Çin film pazarı 8.5 milyar yuan (1.168 milyar Dolar) hasılat ve 170 milyon izleyici sayısıyla tek pazarda küresel rekoru kırdı. Bu rakamlar, geleneksel ‘gişe deposu’ Kuzey Amerika’yı geçerek Çin’i küresel gişe şampiyonu yaptı.
Gişe rakamları sadece izleyici ilgisini temsil ediyorsa, Hollywood’u daha da endişelendiren, bu dönemde gösterilen 6 ana filmin tamamının Çin yapımı olması ve hiçbirinin Hollywood’dan gelmemesiydi.
Kadere meydan okuyan genç bir çocuğun hikâyesini anlatan animasyon filmi ‘Nezha: Birth of the Demon Child’, 3.805 milyar yuan hasılatla zirveye oturdu. Film tanıtımlarını ve bazı sahneleri izledim; yapım kalitesi herhangi bir Hollywood blockbuster’ından geri kalmıyor ve içerdiği Doğu tarzı manevi öz, çoğu insanın empati kurabileceği türden. Çin sosyal medyasında birçok yorum gönderisi var. En etkileyici olanı, Yuxu Sarayı’na giden yeşil geçişteki ikonun (sonradan ikiyüzlü bir kötü güç olduğu doğrulandı) Amerikan ulusal amblemine benzemesi ve bu da birçok insanın onu filmin aynı zamanda hegemonyaya karşı koyma ve yeni bir düzen kurma metaforunu da işlediği söyleniyor.
Bu görsel şölende, endüstriyel gelişim ve kültürel engellerin aşılması, Çin sinemasının küresel pazar dinamiklerini yeniden yazmasının önemli ipuçlarını veriyor. Çin film endüstrisi olgunlaşmış bir sisteme dönüşürken, yeni medya teknolojilerinin ustaca kullanımıyla Hollywood’a kıyasla daha esnek ve canlı bir tanıtım-dağıtım ağı oluşturdu. ‘Creation of the Gods II’ örneğinde, yapımcılar 42 gün önceden tanıtıma başlayarak sosyal medya üzerinden 117 milyon potansiyel izleyiciye ulaştı. Aynı zamanda, sinema ve turizmin entegrasyonu şaşırtıcı bir sinerji yaratıyor. Film ihracatında da ilerleme kaydeden Çin’in yurtdışı gişe payı 2019’daki yüzde 3’ten 2025’te yüzde 15’e yükseldi.
Sadece mevcut gişe rakamlarıyla Çin’in yeni bir Hollywood olduğunu söylemek için henüz erken, zira Çin’in küresel film pazarındaki payı henüz ABD ile aynı seviyede değil. Ancak Çin’in ‘takipçi’ konumundan ‘kural koyucu’ konumuna geçtiği inkâr edilemez. Çin sineması sadece 1.4 milyar Çinlinin kültürel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda küresel film endüstrisinde değer yaratıyor. Yeni Yıl dönemindeki rekorlar, beş bin yıllık medeniyet birikiminin endüstrileşmeyle buluşmasının ve kültürel özgüvenin sektörel güce dönüşmesinin sonuçlarını gösteriyor. Bu gişe başarısıyla başlayan kültürel ihracat, sinema medeniyetlerinin karşılıklı etkileşiminde yeni bir çağın başlangıcı olacak.


