birgün

17° AÇIK

GÜNCEL 07.02.2021 09:44
author

Clubhouse odalarındaki fili görebiliyor muyuz?

Clubhouse, tıpkı Twitter’ın popülerleştiği günlerdeki gibi bir heyecanla başladı. Şimdilik epey seçkinci bir platform: Bir Clubhouse kullanıcısından telefon numaranıza özel bir davet olmadan ve iPhone kullanmadan girilmiyor. Dahası; iPhone’unuz olsa bile henüz güncellemeden düşmemiş, yani iPhone 6s ve üstü bir cihazınız olması gerekiyor. Bu bariyerler yüzünden içeride henüz öncü bir kitle var. Troller, botlar ve algı operatörleri için henüz zemin oluşmadı. Belki de oluşmaması için bu bariyerler korunacak ama görünen o ki, oda açıp grup olarak konuşma sistemi üzerinden giden Clubhouse’un odalarında bir fil oturuyor. Bu haftaki Köşe Vuruşu’nun derdi de işte bu filin kendisi.

PLATFORMLAR TEHDİT ALTINDA

Başta ABD olmak üzere, bütün dünya sosyal medya platformlarındaki içeriğin daha iyi denetlenmesi gerektiğini konuşuyor. Özellikle ABD’de 2021 yılının ilk günlerinde gerçekleşen Kongre Baskını bunun için bir milat oldu ve öfkeyi algoritmik olarak yükselttikleri için sosyal medya devleri yoğun biçimde suçlandı. Öyle ki, ABD’de sosyal medya platformlarını yapılan paylaşımlardan hukuki olarak sorumlu tutmayan, sorumluluğu paylaşımları yapan kişiyle sınırlayan İletişim Ahlakı Yasası’nın 230. Bölümü’nde reforma gidilmesi söz konusu. Platformları sorumluluktan koruyarak modern sosyal medyanın yükselişini sağladığı düşünülen 230. Bölüm’ün dahi tartışmaya açıldığı ortamda platformlar da yoğurdu üfleyerek yemeye başladı. Özellikle Twitter’ın Clubhouse benzeri Audio Spaces isimli yeni uygulamasının test süresinin uzaması ve ürün tasarımcılarından Maya Gold Patterson’ın “Güvenliği doğru bir şekilde inşa etmemiz çok önemli” açıklamaları da buna örnek.

SESİN MODERASYON SORUNU

Clubhouse’un 2020 baharından itibaren yaygınlaşmaya başladığı ABD’den ilk gelen sinyaller fikir veriyor. Örneğin eylül ayında Clubhouse’da 369 kişinin katıldığı bir odadan yükselen Antisemit (Yahudi Karşıtı) söylemler sonradan basına da konu oldu ve tartışıldı. Çünkü ilk anda bu odalar çok medeni birer tartışma ortamı gibi görünse de uygulama yaygınlaştıkça moderasyon büyük bir sorun haline gelecek. Mesela odalarda atılması muhtemel iftiralar ve suçlamalar için hukuk yolu nasıl açılacak? Çünkü konuşma bitince geriye kayıt kalmıyor. Tartışmalı durumlarda platform, her kayıt talep edene bunu verecek mi, bunun bürokrasisi nasıl işleyecek? Kaldı ki yalan haber veya yanlış bilginin yayılmasıyla ilgili metin tabanlı platformları bile takip etmek çok zor. Bunun üzerine bir de ses gibi kolay takip edilemeyecek yeni bir enstrüman var elimizde. Sesin yayılım hızı çok daha yüksek ve etkili. Zaten bu yüzden aslen kapalı bir platform olan Whatsapp’ta en önemli sahte haberler “Arkadaşlar Nasa’da çalışan bacanağım söyledi, şu anda kimseye duyurulmuyor ama dünyamıza bir göktaşı yaklaşıyormuş” benzeri ses kayıtları üzerinden yayılıyor. Böylece hem kelime bazlı arama yapılarak sürdürülen doğrulama çabalarından azade kalınıyor hem de sesin yazıya göre daha inandırıcı olmasının cazibesi kullanılıyor.

Clubhouse’un yukarıda yazdığım zorluklara karşı bazı avantajları da var. Çünkü üye olmak için gerçek bir telefon numarası şart. Aynı zamanda birinin size davetiye göndermesi lazım ve kim davetiye gönderdiyse onun ismi profilinizde sürekli yazıyor. Bu isme tıklayarak ona davet edeni, ona tıklayarak onu da davet edeni görebiliyorsunuz. Böylece size uzanan zincirin en ucuna dek gidebilirsiniz. Böylece 27 kişi giderek bana uzanan davet zincirinin en ucunda Google’ın Kreatif Direktörü Julian Gilliam’a ulaştım. Bu yapı trollerin ve sahte hesapların sisteme girişini zorlaştıracaktır. Ancak uygulama yaygınlaştıkça, bu şekilde takip de zorlaşabilir.

Clubhouse’un bir diğer açığı, bir biyokimlik parçamızla çalışıyor olması. Sesi zaten bilinen ünlü insanlar için bir sorun değil ama basit kullanıcı için bu sesini uygulamanın insafına terk etmek demek. Daha birkaç hafta önce Whatsapp verilerimizi paylaşacak diye paniğe kapılan insanların coşkuyla seslerinin kaydedildiği Clubhouse’a koşması ilginç tabii. Bütün bunları yazdıktan sonra Clubhouse kullanmadığımı düşünenler olabilir. Hayır kullanıyorum. Henüz hiç oda açıp konuşmadım bol bol dinleyici oldum. Şu anki haliyle kimi boş konuşmalar haricinde yer yer faydalı bir platform ama böyle kalmayacak. Odadaki filden kastım da bu. Bir yanda MHP Lideri Bahçeli ve İçişleri Bakanı Soylu’nun bile tweetlerinin silinip kısıtlandığı bir moderasyon hassasiyeti var, öte yanda ileride belki, sadece Türkiye’de aynı anda on binlerce sesli odanın açılacağı platformun moderasyon zorluğu. Clubhouse ruhunun aksine “Söz uçar, yazı kalır” diyerek not düşmek istedim.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol