Çocuğa da işkence!
1 Mayıs’ta gözaltında işkence gördüğünü iddia eden 16 yaşındaki O.B., “Gözüme yumruk atıldı, boğazım sıkıldı” dedi. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Av. Kutluk ise, “Çocuğun yüksek yararı hükümleri ihlal edildi’’ ifadelerini kullandı.

Sarya Toprak
saryatoprak@birgun.netSon dönemde artan şiddet, kötü muamele ve işkence vakaları 1 Mayıs’ta doruğa çıktı. Taksim’e çıkmak isterken polis şiddetiyle karşılaşan onlarca kişi “işkence” suçlamasında bulundu. Bunlardan birisi de ismini değiştirerek vermek zorunda kaldığımız 16 yaşındaki O.B.
1 Mayıs’ta İstiklal Caddesi üzerinden Taksim Meydanı’na yürümek isterken, polis tarafından hiçbir uyarı yapılmadan müdahaleye maruz kaldıklarını belirten O.B., darbedildiklerini anlattı.
YUMRUK ATTILAR, BOĞAZIMI SIKTILAR
Ben ve arkadaşlarım darbedildi diyen O.B., “Gözaltına alınırken bir polis memuru doğrudan gözümü hedef alarak bana yumruk attı. Sicil numarasını sorduğumda ise “Sen kimsin de benden sicil numarası istiyorsun?” diyerek boğazımı sıkmaya başladı” ifadelerini kullandı.
Gözaltına alınmadan önce kimliğim kontrol edildi, ters kelepçe uygulandı diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Sağlık kontrolüne götürüldüğümüzde ise doktor, darp izlerimizi görmesine rağmen şikâyetlerimizi ciddiye almadı ve rapora geçirmedi. Vatan Emniyet önündeki araçta 1 saat yetişkinlerle bekletildim. Tuvalet gibi temel ihtiyaçlarımı dahi karşılayamadım. Yaşadığımız bu şiddetin ve hak ihlallerinin görünür olması için destek bekliyorum.”

ÇOCUĞUN YÜKSEK YARARI HÜKÜMLERİNE AYKIRI
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden gözlemci avukat M. Eren Kutluk ise “Çocuk Koruma Kanunu’nun 18. maddesi açıkça ihlal edildi. Anayasal hakkını kullanan bir çocuğa zincir, kelepçe ve benzeri güvenlik tedbirlerinin uygulanması hukuka aykırı’’ dedi. Özellikle ters kelepçe uygulanması, yalnızca Çocuk Koruma Kanunu’na değil, aynı zamanda Anayasa’ya göre de işkence ve kötü muamele yasağının ihlali anlamına geliyor diyen Kutluk sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Olayda çocuğun yetişkinlerle bir süre birlikte tutulduğunun anlaşılıyor. Bu durum hem çocuğun yüksek yararına hem de koruma hükümlerine açıkça aykırı.
Sürecin en başında yapılması gereken çocuğun ayrı bir araca alınarak, doğrudan kolluğun çocuk birimine sevk edilmesi, işlemlerin bu birim tarafından yürütülmesi ve çocuğa uygun koşulların sağlanmasıydı. Oysa uygulamada bu temel usuller ihlal edildi. Tüm bu hususlar, çocuk adalet sistemine ve çocuğun üstün yararına aykırılık teşkil ediyor.”
TÜM YURTTAŞLARIMIZA HUKUKİ DESTEK SAĞLIYORUZ
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Koordinatörü Yelda Koçak da ‘‘Mağdur çocuğa tüm vakalarda olduğu gibi CMK üzerinden avukat ataması yapıldı. Aynı zamanda çocuğun merkezimizden destek talebi oldu. Hafta içi suç duyurusunda bulunulacak. Sürecin takipçisi olacağız’’ diye konuştu.
Koçak sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Mağdur çocuğumuza hukuki destek sağladığımız gibi ihtiyaç duyan tüm yurttaşlarımıza da sağlıyoruz bu desteği. Hem CMK atamaları yapılıyor, hem de merkezlerimiz aracılığıyla gözlemci avukatlarımız sahada çalışıyor.’’
∗∗∗
ÇOCUK HAKLARINDA SİSTEMATİK İHLAL
İstanbul Barosu’nun 22-28 Mart Çocuk Hak İhlalleri Raporu’nda çocuklara yönelik şiddetin boyutu gözler önüne serildi. Raporda 22-28 Mart arası İstanbul’da yaklaşık 30 çocuğun gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınan çocuklara dair veriler şöyle:
• Kelepçe takılan çocuk: 20
• Şiddet gören çocuk: 12
• Yetişkinlerle tutulan çocuk: 18
• Temel gıda sağlanmayan çocuk: 15


