birgün

15° YER YER HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞIŞ

BİRGÜN PAZAR 12.04.2020 08:40

Çocuklar salgının etkilerini ömür boyu hissedecek

Her kuşağı belirleyen tarihsel olaylar vardır. Cumhuriyet Kuşağı, 68 Kuşağı, 12 Eylül Kuşağı gibi. Adı Salgın Kuşağı mı olur, Covid-19 Kuşağı mı bilmiyorum ama son bir ayda yaşananların izlerini çocuklar tüm ömürleri boyunca hissedecekler.

Çocuklar salgının etkilerini ömür boyu hissedecek

MUSTAFA KÖMÜŞ

Koronavirüs nedeniyle dünya genelinde milyonlarca öğrenci evine kapandı. Ayrıca okulöncesi çağdaki yüzbinlerce çocuk da şu an dışarıya çıkamıyor. Çocukların bu dönemden nasıl etkilenebileceğini New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Selçuk Şirin ile konuştuk. Bu süreci ABD’de geçiren Şirin, ülkenin virüsten nasıl etkilendiğini de anlattı.

► Çocukların bu dönemde yaşananlardan en az etkilenmesi için ne yapılmalı?
Korku filmlerinde en korkutucu şey nedir biliyor musunuz? Görünmeyen, bilinmeyen… Karanlıkta olandan korkarız en çok. Şu anda bütün dünyanın yarısı evlerinden dışarı çıkamıyor. Diğer yarısı da korkuyla sıranın kendisine gelmesini bekliyor. Bunun nedeni tehdidin ne olduğunu tam olarak bilmememizden kaynaklanıyor. O nedenle bu virüsle mücadelenin ilk adımı bilgi sahibi olmak. Safsata ve hurafelerden uzak, bilimin gösterdiği yolda kendimize bir harita çıkartmak. Bunu hem kendimiz hem de çocuklarımız için yapmak. Somut olarak çocuğumuzun gelişim seviyesi ve mizacına uygun bir şekilde onlara olup biteni anlatmak gerekiyor. Kabaca söylersek 2-3 yaşına kadar olan çocuklara, onlar sormadıysa pek bir şey açıklamadan bu süreci atlatabiliriz. 3-6 yaş, yani okulöncesi çağdaki çocuklara ise hem onlara bilgi vererek karanlığı aydınlığa çevirmemiz hem de onlara bir güven vermemiz gerekiyor. Okul çağındaki çocuklardan ise hiçbir şeyi tam olarak saklayamayız. O nedenle onlara yine yaşlarına ve mizaçlarına uygun bir şekilde tüm dünyayı saran bir tehdit olduğunu ve insanlığın bu tehditle başa çıkmak için mücadele ettiğini anlatmalıyız. Bu süreçte çocuklarımızın sorduğu soruları yanıtlarken bilmediğimizi de itiraf edip onlarla beraber araştırma faaliyetine girebiliriz. Çocuklarımızla diyalog kurmak, yeni şeyler öğrenerek bu süreci bir kazanıma dönüştürecektir onlar için. Çocukların bu süreçten etkilenmeden geçmesi mümkün değil. Ne kadar ve nasıl etkileneceği, biz yetişkinlere bağlı.

► Dünya genelinde çocuklar eve kapandı. Bu durum onların ileriki yıllarda yaşamlarını nasıl etkileyecek?
Her kuşağı belirleyen tarihsel olaylar vardır. Cumhuriyet Kuşağı, 68 Kuşağı, 12 Eylül Kuşağı gibi. Bu yaşadığımız kriz de aynen öyle bir tarihsel kırılmaya yok açacak. Adı Salgın Kuşağı mı olur Covid-19 Kuşağı mı bilmiyorum ama çocuklar, son bir ayda yaşananların etkisini ömürleri boyunca hissedecekler. Bu kuşak belki yıllarca birbirleriyle sarılmayacak, tokalaşmayacak. Tatil, restoran parti anlayışı çok farklı olacak. Bu kuşağın global tehditlere daha duyarlı olacağını, doğal ve biyolojik salgınlar karşısında şimdiki yetişkinler kadar milliyetçi tepkiler vermeyeceğini söyleyebiliriz. Bütün bu değişimler çocuklarımızın yetiştiği koşulları değiştirip dönüştürecek. O nedenle adı Salgın Kuşağı mı olur ne olur bilmiyorum ama etkilerini görebiliyorum.

VİRÜS DE SINIFSAL

► Çocuklarla yetişkinler arasındaki iletişim bu süreçte nasıl etkilenebilir?
Şu an evinde olanları iki gruba ayırmak lazım. Bu grubun yaklaşık yüzde 20’si orta halli diyebileceğimiz kesim. Bu kesimin geliri ve eğitim seviyesi evlerinde çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmelerine çok müsait. Yani bilgisayar var, internet var, geniş bir kütüphane var, en az bir üniversite mezunu yetişkin var. Diğer tarafta ise yüzde 80’lik bir çoğunluk var. Bu çocukların büyüdüğü evlerde bilgisayar varsa internet yok, internet varsa kütüphane yok, hepsi varsa üniversite mezunu bir yetişkin yok. Kabaca tarif ettiğim bu iki gruptaki çocuklar daha okula başladığı gün ayrışıyorlar. Gruplar arasındaki makas, okulların açık olduğu dönemlerde kapanıyor, tatil dönemlerinde daha da fazla açılıyor. Yoksul çocukların eğitimde başarısız olmasının en temel nedenlerinden biri bu. Şimdi okulların kapalı olduğu bu dönemde bu iki grup arasındaki makas tekrar açılmaya başladı. Düşünsenize birinci grup uzaktan eğitimin zengin örnekleriyle ve daha da önemlisi evdeki zengin kaynaklarla eğitimine devam ederken ikinci grup günde birkaç saat televizyon izleyerek öğrenmeye çalışıyor. İlk grup için okulların kapalı olması büyük bir fırsat çünkü belki ilk defa beyaz yakalı profesyonel ebeveynler çocuklarıyla bu kadar uzun kaliteli zaman geçirme fırsatı buldu. Bu hem çocuklar için hem de o anne ve babalar için yeni fırsatlar demek. Ama ikinci grup için bu dönem stresin daha da arttığı, ekonomik sıkıntıların katlandığı bir dönem. 7 milyonu aşkın çocuk bu krizden önce aşırı yoksunluk içinde yaşıyordu. Şimdi bu rakam katlanacak. Yani virüs de sınıfsal.

BIRAKIN SIKILSINLAR

► Henüz okul yaşında olmayan çocukların ailelerine karantina günlerinde ne önerirsiniz?
Bence fırsatları varken çocuklarıyla bolca vakit geçirsinler. Vakit derken kaliteli paylaşımlardan söz ediyorum. Odağında çocuk olan, ilgiyi çocukta bırakan bir etkileşimden söz ediyorum. Yukarıda ifade ettiğim gibi bunun için çocuğunuzun mizacına ve gelişim seviyesine uygun etkinlikler geliştirilebilir. Bu etkinlikler içinde en etkili ve uygulaması en kolay olan, onlara kitap okumak. Özellikle benim sosyal medyada örneklerini paylaştığım ve 1 Milyon Kitap Projesi’nde tanıttığım 'Diyaloğa Dayalı Okuma' tekniğini okulöncesi ebeveynlerin muhakkak öğrenmesi gerekir. Çünkü o yaştaki çocuklara kitap okunmaz, onlarla kitap okunur. Ama sadece okumak yetmez, şarkı, dans, spor, evcilik oyunları vs. de şart. Buna ek olarak hamur, yapboz, lego gibi oyunlar da mükemmel. Bir de benim şu ara Instagram’da canlı yayınlarımda çokça anlattığım yeni bir kavram var: 'Tinkering!' Ben bunu bozyap olarak çevirdim. Çocuklar yaparak olduğu kadar bozarak da öğreniyor. Verin eline evde kullanılmayan aletleri, bırakın çocuğunuz onu bozsun. Yani çocuk neyi seviyorsa onu keşfetmesine izin verelim ki hayatını şekillendirme fırsatı eline geçsin. Bunu kimi hamurla yapabilir, kimi lego tarzı oyuncaklarla, kimi de evdeki eski bir telefonu sökerek. Amaç, kaliteli zaman geçirmek ve bunu mümkün olduğu kadar yeni kelimelerle, yeni materyallerle, yeni etkinliklerle yapmak. Son olarak şunu da ekleyeyim: Sıkıntı iyidir. Çocuğunuzun tüm gününü etkinlikle doldurmaya çalışmayın. Sıkılmadan yaratıcılık olmaz. Bırakın çocuklarınız biraz da sıkılsın.

***

cocuklar-salginin-etkilerini-omur-boyu-hissedecek-715165-1.

ABD sınıfta kaldı

► ABD’de yaşıyorsunuz bu süreci. Orada virüsle nasıl mücadele ediliyor, anlatabilir misiniz?
Doğrusu ABD de pek çok Batı ülkesi gibi sınıfta kaldı. Trump bilimi hiçe saydığı için bu virüsü de polemik ve hamasetle aşılabilecek bir sorun olarak gördü. Sonuç 100 bin ölü, 10 milyonu aşkın işsiz ve etkisini yıllarca gösterecek bir toplumsal felaket… Bu virüsün geleceği aylar öncesinden belliyken ülkeyi idare edenlerin hiçbir önlem almamış olması tam bir basiretsizlik. Tabii yöneticilerin basiretsizliğinin bedelini yine yoksul kesimler ödüyor. Bu kriz aynı zamanda neoliberal politikaların iflas ettiğinin de en belirgin kanıtı. ABD gibi sağlığın tamamen piyasa koşullarına teslim edildiği bir ülkede ölümler artarken Almanya gibi sağlığın daha ziyade sosyal devlet politikalarıyla belirlendiği ülkelerde ölümlerin kontrol altında alınmış olması bunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başta liberal ekonomi olmak üzere devletin rolünün, gelir adaletsizliğinin ve tabii global sorunlara lokal çözümler aramanın yetersizliğini hep birlikte yeniden tartışacağız. Dünya bundan sonraki krize bu şekilde hazırlıksız yakalanmak istemiyorsa radikal bir değişim şart. Bu değişim global bir dayanışma yönünde de olabilir, ülkelerin arasında duvarların yükselmesi şeklinde de... İbrenin hangi yöne evrileceğini bilmek için çok erken ama şundan eminim hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız