Google Play Store
App Store

İstanbul Valisi Gül, 100 yeni 4-6 yaş Kuran kursu açılacağını ve bu kursların ‘müftülüğün anaokulları’ olacağını söyledi. Eğitimciler ve pedagoglar, eğitim üzerinden yeni rejim inşasının adım adım hayata geçirildiğini belirtti.

Çocuklar yeni rejimin hedefi
Fotoğraf: Diyanet
Kayhan Ayhan
Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.net

İBB’nin açtığı kreşleri hedef alan iktidar, kendi kreşleriyle yeni rejim inşasını gerçekleştirmek istiyor. Eğitimde gerici politikalarını artıran iktidar Milli Eğitim Bakanlığı eliyle rejimin ihtiyaç duyduğu gerici dönüşümü tamamlamanın derdinde. Bu kapsamda ders içeriklerinin değiştirilmesinden okulöncesi kurumlara mescit açılmasına, karma eğitimin hedef tahtasına konulmasından okullara imam atanmasına dek pek çok uygulama gerici, yandaş sivil toplum kuruluşları ile yapılan protokoller üzerinden hayata geçirildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin zamanında bu uygulamalar ise hız kazandı. Milli Eğitim Bakanılğı’nın ardından Valilikler de bu dönüşüm için devreye girdi.

YENİ REJİM İNŞASI

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul’da yeni kreş ve anaokulları açılacağını duyurdu. Valilik olarak 100 kreşin yapılarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tahsis edileceğini belirten Gül, müftülükle birlikte 100 adet 4-6 yaş Kur’an kursu açılacağını söyledi. A habere açıklama yapan Gül, bu kursların “müftülüğün anaokulları” olduğunu savunarak, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokullarındaki eğitimle benzer içerikte olduğunu öne sürdü.

Eğitimci Feray Aytekin Aydoğan, kamu hizmeti olan eğitimin temel ilkesinin eşit, parasız, laik, bilimsel ve nitelikli olması gerektiğinin altını çizerek, "Okul öncesi kamu okullarında paralı iken okul öncesinin parasız ve zorunlu olması konusunda tek bir adım atılmazken 2021 Şura kararlarından bugüne 4-6 yaş Kuran kurslarının yaygınlaştırılması noktasında atılan adımlar kesintisiz sürdürülüyor. Eğitim üzerinden yeni rejim inşası adım adım hayata geçiriliyor. Ataması yapılmayan on binlerce okul öncesi öğretmeni varken eğitimci niteliği taşımayan kişiler sertifika programları üzerinden 4-6 yaş Kuran kurslarında istihdam ediliyor. Çocukların soyut bilgi öğrenme çağında olmadığı bir dönemde bu kursların yaygınlaştırılması ile aynı zamanda çocuklara eğitim hakkı ihlali yaşatılıyor. Mesele çocukların okul öncesi eğitim hakkı değil başta eğitim olmak üzere kamuya ait tüm alanların siyasi iktidarın ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılmasıdır" diye konuştu.

ÇOCUKLARA ZARAR VERİR

Psikiyatrist Prof. Dr. Selçuk Candansayar ise 4-6 yaş grubundaki çocuklara verilecek dini eğitimin faydadan çok zarar getireceğin vurgulayanak, "İnsanlarda, 15 yaşına kadar soyut düşünme becerisi gelişimini sürdürür ama ağırlıklı olarak somut düşünürler. 4-5 yaşlarındaki çocuklar cennet, cehennem, günah, cehennem ateşinde yanmak gibi soyut kavramları anlayamaz ve gerçekten somut olarak bir ateşin onları yakabileceği korkusu geliştirebilirler. daha önce kreşte cennet kavramı anlatılan beş yaşlarında bir çocuğun annesine "anne ben hemen ölmek istiyorum, çocuklar ölünce cennete gidiyormuş cennet de çok güzelmiş" diye ölmek istediği örnekler görüldü. Bu nedenle çocuğun ruhsal gelişimi yönünden 15 yaş altı din eğitimi yarardan çok zarar getirebilir. Anayasasında laiklik olan bir ülkede 115 yaş altı çocuklara temel ahlak kavramlarını öğretmek yeterlidir ve ahlak kavramlarını dine bağlamak çocukların kafasını çok karıştırabilir. 15 yaş altında din ve tanrı; korkutucu, cezalandırıcı olarak algılanır, çocuk dinin sevgi, hoşgörü, eşitlik, dayanışma özelliklerini içselleştiremez. Cezalandırıcı din-tanrı anlayışı yerleştirilmesi hem dinsel inanca hem de çocuklara haksızlıktır" ifadelerini kullandı.