birgün

4° AZ BULUTLU

SİYASET 07.01.2021 07:06

Çoğu bitti, azı kaldı

Seçimlerin üzerinden henüz bir yıl geçmişti. Bazı vekiller, erken seçim diyordu; en geç Haziran 2020 için. Bu vb. söylemlere karşın, “seçim değil sistem, iktidar değil Anayasa” vurgusu daha önemliydi. (Bkz. “CHP için öncelik; seçim değil sistem, iktidar değil Anayasa”, 26 Eylül 2019). Yazının özü: “Gündeme seçim çıkarıldıkça, rejim ve sistem tartışması ikinci plana kayıyor; Cumhurbaşkanı adaylığı öne çıkarıldıkça, asıl sorun olan Anayasa, dikkatlerden kaçabiliyor.”

Seçim olmadı; sistem de yeterince sorgulanamadı.

Anayasa’dan kaçınıldı; ama aday hep gündemde tutuldu.

Kaçınmalar ve yadsımalar, şantaj, karalama ve iftiralar eşliğinde 2021’e girildi.

Böylece çoğu bitti, azı kaldı: 24 Haziran 2018-24 Haziran 2023.

Anayasa’ya göre seçimler, Haziran 2023’te yapılacağına göre, 27. Yasama döneminin ilk yarısı çoktan geride kaldı.

Erken seçim istemi kuşkusuz meşru ve muhalefetin en doğal hakkı. Ne var ki, bu olasılık azdı. Çünkü, “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralının (Anayasa, madde 101) tek istisnası, 360 vekilin seçim kararı alması. AKP-MHP toplamı yetmediğine göre, CHP-HDP-İYİ Parti’nin erken seçim için oy kullanması, tek kişi yönetimi pekiştirmeye katkı ama “demokratik rejime dönüş” kararlılığını zayıflatma anlamına gelebilirdi.

SİSTEMATİK ELEŞTİRİ BİLE YAPILAMADI

27. Yasama döneminin 4’üncü yılında, fiili ve keyfi yönetim karşısında, muhalefet, iki slogan ve hedef ile sınırlı kaldı:

► Tek adam yönetimine son,

► Güçlendirilmiş parlamenter rejime evet.

Demokratik hukuk devleti ile bağdaşmayan Anayasa’ya bile aykırılıklar, sistematize edilemedi. Örneğin, CB’nin parti başkanlığı;

► Anayasa ile bağdaşmıyor.

► Partilerin eşit siyasal yarışını engelliyor.

► Serbest seçim ilkesini zedeliyor.

Bunların sorgulanması bir yana, madde 101 dillendirilemedi bile.

TBMM İÇİN DE SINAV YILI

Kuşkusuz, 30 aylık uygulama, tek kişi yönetiminin (monokrasi) sürdürülemez özelliğini çok yönlü olarak kanıtladı. Demokratik Anayasa söylemi, şimdi daha ikna edici olabilir.

2023’te bile yapılsa, 2022’de ülke çoktan seçim ortamına girmiş olacak. O nedenle, 2021’in “nitelikli yasama” yönünde değerlendirilmesi ölçüsünde “demokratik Anayasaya dönüş” iradesi inandırıcı olabilir.

Yasa yapma konusunda asgari ciddiyet ve özen için üç neden:

Adına yaraşırlık; “büyük” sıfatı, TBMM’yi varlık nedeni konusunda ciddiyete çağırıyor.

► “Gazi” unvanını bedel ödeyerek alan Meclis’in öncelikli görevi, nitelikli yasa yapmak.

Anayasa andı, tek ortak payda olarak bütün vekiller için haysiyet sorunu oluşturuyor.

Kurucu Meclis’in kurucu Anayasa’sının 100. yılında, en azından nitelikli yasa yapamaz ise, TBMM, kendisine takılan “ters kelepçe”yi kıramaz. HDP ve kadın örneği. Biri, kendi partisinden daha büyük partiyi kapatmakla tehdit ediyor; diğeri ise, kadınları ilkin türbanlı ve olmayanlar şeklinde ayırmıştı, şimdi ise, kendi partisindeki örtülüler makbul, CHP’dekiler manken.

KELEPÇELENEN KAMPUS/ KURŞUNLANAN KAPILAR

Bu kez Boğaziçi Üniversitesi’nde “kampus kelepçelendi”, konut kapıları kırılıp kurşunlanarak konutlara girildi: Vali, toplantı ve gösterileri yasakladı; Çanakkale Valisi, Kazdağları savunucularını, Ankara Valisi, Baro Başkanları adalet savunmasını yasaklamıştı… Böylece ülke ve kamu yararı için, adalet için onlar, yüzler ve binlerin yakınlaşması Covid-19 bahanesiyle engellenirken Ayasofya’ya yüzbinler bindirildi.

İki hedefi somutlaştıralım:

► Çok katmanlı ve yönlü baskı ve şiddetle, siyasal iktidarın el değiştirme yollarını kapatmak.

► Ümmetleşme ve kaba güç milliyetçiliği önünde engel ne kadar kurum varsa, şu ya da bu biçimde biat ettirmek.

Toplumu iç savaşa sürükleyen bu hedefler karşısında, çok katmanlı ve eşzamanlı mücadele yöntemleri geliştirilmeli. Unutmayalım: yıkım ve ilga, Anayasa dayatmasıyla gerçekleşti; demokratik hukuk devleti de ancak Anayasa yoluyla kurulabilir.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol