birgün

11° AÇIK

SAĞLIK 08.02.2021 07:46

Covid-19 kuralları gevşetiliyor: Halk sağlığı tehlikede

Rusya ve Ukrayna’yı da kapsayan kıta Avrupası’nda koronavirüs kaynaklı ölümler 750 bin seviyesine yaklaşıyor. Toplam vaka sayısı 31 milyonu aştı ve günlük yeni vaka sayısı 180 bine ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Fakat gerçek sayı tespit edilenden fazla.

Covid-19 kuralları gevşetiliyor: Halk sağlığı tehlikede

Robert Stevens

Lizbon’un hemen dışındaki bir cenaze işleri biriminde işçiler depoya tabutları taşıyordu. Portekiz 7 günlük ortalama vaka sayısı ve nüfusa oranla ölü sayısı bakımından dünya sıralamasında en üst noktalarda yer alıyor. Birleşik Krallık’ta ölü sayısı 111 bini aştı. İtalya’da 90 bin, Fransa’da 78 bin, Rusya’da 75 bin, Almanya ve İspanya’da ise 61’er bin insan öldü.
Nature dergisinin yaptığı araştırmaya göre hükümetler ölüm sayılarını takip etmek için farklı yöntemler kullanıyor fakat gerçek sayı tespit edilenden muhtemelen yüzde 20 daha fazla – yani Avrupa’da ölüm sayısı bir milyona yaklaşmış olabilir. Avrupa’da günde 5 bin kişi ölüyor ve bazı bölgelerde vakalar tekrar yükselişe geçti. Hükümetler karantina uygulamalarını ve kısıtlamaları kaldırmaya yeltenirken, insanlar ölmeye devam ediyor.

BULAŞICI TÜRLER HIZLA YAYILIYOR

Birleşik Krallık’ta Boris Johnson hükümeti ‘kısmi karantina’ uygulaması için yeni bir yol haritası oluşturdu. Önlemler 22 Şubat’tan itibaren gevşetilecek. Ülkede günde 20 bin yeni vaka ve ortalama bin ölüm yaşanıyor. Virüsün daha ölümcül ve daha bulaşıcı türlerinin yayıldığını biliyoruz. Bunlar arasında Birleşik Krallık’ta tespit edilen B117 mutasyonu da var. Liverpool, Preston ve Lancashire şehirlerinde bir milyon insana test yaptırmaları tavsiye edildi. E484K kodu verilen yeni bir mutasyona ait 100 vaka tespit edildi ve semptomların çok daha çeşitli olduğu gözlemlendi.

AĞIR VAKALARA YATAK KALMADI

Geçtiğimiz ay Portekiz, nüfusa oranla günlük vaka sayısında dünyada zirveye oturdu. Sağlık yetkililerine göre ülkede görülen tüm vakaların yüzde 43’ü ve tüm ölümlerin yüzde 44’ü Ocak ayında görüldü. Hastaneler tedaviye yetişemiyor. Deutsche Welle gazetesinin haberine göre ülkedeki yoğun bakım ünitelerinde hâlihazırda 850 kişi var ve ağır vakaların tedavisi için yatak kalmamış durumda.

OKULLAR AÇILACAK

Bu koşullar altında okulları açmak, ekonomileri yeniden açmanın ilk adımı olarak sunuluyor. Bu fikre göre, on milyonlarca ebeveyn de böylece tekrar işyerlerine dönecek. İskoç Ulusal Partisi 22 Şubat’ta okulların yeniden açılacağını duyurdu. Johnson’ın partisi ise tüm Birleşik Krallık’ta okulların 24’ünde açılacağını açıkladı. Muhalefetteki İşçi Partisi lideri Keir Starmer da bu kararı destekliyor. Muhafazakar Daily Mail gazetesine verdiği iki sayfalık röportajda “Hükümete katılıyorum, hedefimiz okulları açmak olmalı. İşçi Partisi’nin lideri olarak bunu mümkün kılmak için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

Starmer, Johnson’ın sürü bağışıklığını savunan hükümetiyle birlik çağrısı yapıyor, ekonomik gerekçelerle işlenen toplumsal cinayetleri savunuyor. “Ancak cesur, kararlı ve birlik içinde çalışırsak çocuklarımızı tekrar okula döndürebiliriz” görüşünü savunuyor.

GREV ÖRGÜTLENİYOR

Ulusal cinayet politikalarına karşın, işçiler ve öğrenciler arasında direniş işaretleri görmek mümkün. Geçtiğimiz Pazartesi Nürnberg’de yedi okulda başlayan grevler Almanya’nın diğer şehirlerine de yayılıyor. Sosyal medyada öğrenciler tarafından olumlu karşılanan grevler üç gün içinde Augsburg’a yayıldı. WSWS’ye demeç veren öğrenciler, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin de grevi desteklediklerini ve uzaktan eğitimin devam etmesi konusunda görüş birliğinde olduklarını söylüyor.

covid-19-kurallari-gevsetiliyor-halk-sagligi-tehlikede-839103-1.

SINIFSAL UÇURUM BÜYÜDÜ

31 Ocak günü, World Socialist Web sitesi “Kapitalizm Sosyalizme karşı: Salgın ve Küresel Sınıf Mücadelesi” başlıklı bir bildiri yayınladı. Toplumların başlıca iki sınıfı olan burjuva oligarşisi ve işçi sınıfı arasındaki zıtlaşmanın resmini çizdi ve “Krizin bir senesi geride kalırken, kapitalist ve sosyalist programları ayıran sınıfsal uçurum ayyuka çıktı” tespitinde bulundu. Söz konusu uçurumu, aşağıdaki yedi maddede tespit etmek mümkün.

1 - Kapitalist program insan yaşamını kurtarmayı değil, finans piyasalarını kurtarmayı önceliyor. Sosyalist program salgına müdahalenin insan hayatını öncelemesi gerektiğini savunuyor.

2 - Kapitalist program, salgın politikalarının kazanç hırsları ile yönetilmesi gerektiğini savunuyor. Sosyalist program tıp politikalarının bilim önderliğinde şekillenmesi gerektiğini savunuyor.

3 - Kapitalist program ‘sürü bağışıklığı’ yaklaşımını savunuyor, bir yandan aşılar üretilir ve dağıtılırken, virüsün kısıtlamalar olmaksızın yayılması gerektiğini düşünüyor. Sosyalist program virüsün yayılmasını engellemek için, yeterli sayıda insan aşılanana kadar kısıtlamaların sürmesi gerektiğini söylüyor.

4 - Kapitalist program sürü bağışıklığı stratejisi ile uyumlu olarak fabrikaların ve işyerlerinin açık tutulmasını talep ediyor. Sosyalist program ise zaruri olmayan işyerlerinin, işçiler aşı olana dek kapalı tutulmasını savunuyor.

5 - Kapitalist program, öğrencilerin ve öğretmenlerin tehlikede olmayacağı yönündeki dayanaksız iddialarla okulların açılmasını talep ediyor. Sosyalist program ise bilime dayanarak virüsün okullarda hızla yayılacağını söylüyor, salgın kontrol altına alınana dek okulların kapalı kalmasını talep ediyor.

6 - Kapitalist program salgının kitleler üzerinde yarattığı ekonomik etkilerin azaltılması için gereken toplumsal harcamaların kısıtlanması gerektiğini söylüyor, diğer yanda ise finans piyasalarının ve büyük şirketlerin sınırsız destek görmesini talep ediyor. Sosyalist program işçilerin ve küçük işletmelerin gelir desteği alması gerektiğini, maliyetin ise salgında ceplerini dolduran kurumların kamulaştırılması ile karşılanmasını savunuyor.

7 - Kapitalist program aşı milliyetçiliğini savunuyor, aşının dünyanın her yerine eşit ve adil şekilde dağıtılmasına karşı çıkıyor. Sosyalist program ise aşı programının yalnızca bilim güdümünde, uluslararası bir program ile başarıya ulaşabileceğini savunuyor, aşı programının küresel seviyede koordine edilmesini talep ediyor.

Çeviren: Fatih Kıyman
Kaynak: World Socialist Web Site

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol