birgün

27° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 24.10.2019 23:58

CRR’nin yeni Genel Sanat Yönetmeni Cem Mansur: Müzik bize bir arada yaşamayı öğretir

Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR) Genel Sanat Yönetmenliği’ne Cem Mansur atandı. Mansur’un yeni görevinin ardından kendisiyle İstanbul’un ilk ve en önemli konser mekânlarından birisi olan CRR’nin geleceği hakkında konuştuk

CRR’nin yeni Genel Sanat Yönetmeni Cem Mansur: Müzik bize bir arada yaşamayı öğretir

BURAK ABATAY

Kısa bir süre önce Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR) Genel Sanat Yönetmenliği’ne usta müzisyen Cem Mansur atandı. Sevinçle karşılanan bu haberin ardından İstanbul’un iyiden iyiye eriyen kültür ve sanat hayatında neler olacağı merak konusu oldu. Türkiye’de klasik müzik için tasarlanmış ilk salon özelliğini taşıyan CRR için Mansur ile buluştuk. Harbiye’nin sessiz sakin sokakları içerisinde, kendine has yapısını hala koruyan CRR’de bir araya geldiğimiz Mansur’dan CRR projelerini dinleme fırsatı buldum. Keyifli sohbette ben sordum, o da cevapladı.

İlk sorum, “İstanbullular için CRR’nin önemi nedir?” oldu. İçinde bulunduğumuz salonun çok iyi yıllar geçirdiğini söylüyor Mansur ve ekliyor: “Her dalda çok önemli sanatçıları ağırladı. 2010’da Akbank Oda Orkestrası kapanana kadar son 10 yılında her ay bir konser verdim ben de burada. Benim için çok özel bir yanı var. Bir dünya metropolünün belediyesinin işlettiği ve finanse ettiği bir yer. İyi de bir akustiği var, iyi de bir bina. Dolayısıyla dolu dolu kullanılması önemli. Böyle bir şehrin asıl kültür merkezi ve konser salonu olmasının hakkını vermesi lazım buranın. Umarım bundan sonra nitelik olarak daha da iyi kullanılacak.”

CRR'NİN İMAJI BOZULMUŞTU

Mansur’un bu cümlelerinin ardından, AKP’nin kültürel ve sanatsal yozlaşmayı ileri seviyelere sürüklediği bugünümüze geldim. Kendisi bir sanatsever ve sanatçı olarak nasıl gözlemledi CRR’yi? Kendi işlerinin bitmesi ardından çok iyi takip edemediğini söylüyor. Bir süre sonra yakın çevresindeki insanlardan ise “Biz CRR’ye gitmemeye başladık. Orası 10 yıl önceki CRR değil” diyen insanlar olduğunu ve imajının gitgide kötüleştiğini vurguluyor.

“Neden böyle oldu?” diye sorduğumda ise şu yanıtı alıyorum: “Program içeriğinden bence. Fakat Türkiye’de müzik yoluyla yapılacak birçok şeyi deneyimlediğim bir yerdi burası ayrıca. 10 yıl boyunca Akbank Oda Orkestrası’nın ‘Bunları da kim dinleyecek’ diyeceği programları biz burada tıka basa dolduruyorduk. Bu salonda dinleyicilerin çoğunun, sizin onları bir yolculuğa çıkarmak istediğinizde peşinizden geldiğini gördüm, öğrendim. İnsanların programlar açısından sanılandan çok daha meraklı olduğunu deneyimleyebilirsiniz bu salonda. ‘Bu burada yapılamaz’ denilecek birçok şeyin bu salonda yapılabildiğini de gördük. Birtakım şeyleri yapmaktan korkmuyorum.”

crr-nin-yeni-genel-sanat-yonetmeni-cem-mansur-muzik-bize-bir-arada-yasamayi-ogretir-641272-1.

SANATÇIDAN YÖNETİCİ OLUR MU?

Mansur’un görevinin açıklanmasının ardından da “Sanatçıdan yönetici nasıl olur?” gibi şeyler işittim. Bunu aktarıyorum kendisine. İlk kez böylesi bir göreve geldiğini ama bunun kendisinde bir tedirginlik yaratmadığını söylüyor Mansur. “Nasıl yani?” diye sormama izin vermeden anlatıyor: “Burayı bir genel müdürlük olarak görmüyorum. Genel sanat yönetmeni geldiği yere bir vizyon koyar. CRR Filarmoni Orkestrası’nın bazı konserlerini kendim yöneteceğim. Sürekli sahnede olmayacağım. ‘Getirdiğim bütün orkestraları ben yöneteceğim!’ gibi bir anlayışım yok. Olması da yanlış olur. İyi çalışan bir ekip var zaten burada. Bu ekip var burada. Bu ekip yok diye gelmedi değil insanlar. İnsanlar davet edilmediği için gelmediler buraya.”

Peki, tam da bu noktada birileri çıkıp dese ki, “Cem Bey’in bir yöneticilik geçmişi yok. Böyle bir salonu nasıl idare edecek?” Cevabı ne olurdu? Kendisinden dinliyorum: “Sanat yönetmenliği bu. En sevdiğim şey program yapmak. Dinleyicileri çekmek ve onları çekecek şeyler yapmak. Bunun için o vizyona sahip olmayıp, müzik bilmeyip, dinleyicilerin beklentilerini bilmeyip üç beş yerde CEO’luk yapacak insan mı daha iyi yapacak bunu? Alakası yok. Personeli idare etmeyeceğim ben burada. İnsanların izinlerini ve maaşlarını ayarlayan konumda olmayacağım. Burada yeni bir heyecan yaratacak kişi ile masa başında oturacak ‘idareci’ profili iki ayrı insan. Ben ilkiyim. Sanatçıdan yönetici olur mu? Pekâlâ, da olur.

İstanbul, merkezi iktidarla da, yerel yönetimlerle de canına okunmuş bir şehir. İstanbullu sanata ulaşmak için hem çok para vermek zorunda hem de büyük çaba sarf etmek zorunda.

crr-nin-yeni-genel-sanat-yonetmeni-cem-mansur-muzik-bize-bir-arada-yasamayi-ogretir-641273-1.

TOPLUM HASTALANIYOR

Mansur’un hayalini soruyorum. Nasıl olmalı? Şu cevabı veriyor: “Sanata ulaşmanın bir Anayasal hak olması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa başımız beladan kurtulamayacak. Sanatın hayatımızda bir süs olarak durduğu toplum, hasta bir toplumdur. O hastalığa her açıdan şahit oluyoruz. Düşünebiliyor musunuz, sanatsal birikimi olan bir toplumda Göreme Vadisi’ni milli park olmaktan çıkarılabilir mi? Şaşırmamayı öğrendiğini sanan Türk halkı bilen, ‘Yahu daha neler?’ diyor. Bununla ilgili kaç kişi sokağa çıkabiliyor. Tepki vermenin iyice tehlikeli olduğu bir yer haline geldik. Müzik eğitiminin hayatlarımızda olduğu bir toplum olabilsek birbirimizi daha iyi dinlemeye başlayacağız. İlkokulda iki sesli şarkıyı karşı karşıya söyleyen bir çocuk olsa İstanbul’un trafiği böyle olmayacak. Bunlar bire bir bağlantılı. Özgürlük dediğimiz şeyin gerçek bir demokraside sınırları nedir? Gerçek bir demokraside otorite denen şeyin ötekileştirilmemesi ne demektir? Müzik farklı sesleri ahenk içinde bir arada yaşamayı öğretir.”

REPERTUVARDA NELER OLACAK?

Yeni sezonda CRR repertuvarını tamamlamak üzere olduğunu söylüyor Mansur: “2020 programını bitirmeye çalışıyoruz. Ekim ve kasım aylarını hazır buldum. Aralık ayını biz yaptık. Her tür müziğin iyi örneklerinin olacağı bir yer burası. Kasım ve aralık programlarında bunu göreceğiz. Cazın, klasik müziğin, Türk Sanat Müziği’nin, dünya müziğinin iyi örneklerini sergileyeceğiz. CRR Senfoni Orkestrası’nı ilçe belediye salonlarına da taşıyacağız.” Misal yarın Filarmonia İstanbul’un Ahmed Adnan Saygun Gecesi’ni takip etmek mümkün.

crr-nin-yeni-genel-sanat-yonetmeni-cem-mansur-muzik-bize-bir-arada-yasamayi-ogretir-641274-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız