birgün

8° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 21.09.2017 11:11

Cüneyt Özdemir'den Ersoy Dede'ye: "Biraz delikanlı olun!"

Cüneyt Özdemir'den Ersoy Dede'ye: "Biraz delikanlı olun!"

Ersoy Dede'nin Fetullah Gülen'den "imzalı" hediye saat almakla suçladığı Cüneyt Özdemir, "Pensilvanya'da gazetecilik faaliyeti için bulundum" demişti.

Bunun üzerine Ersoy Dede, bugünkü köşesinde "Sayın Cüneyt Özdemir’e iki kitap tavsiyem olacak.. Oray Eğin / ‘Medya Nasıl Çökertildi’ Mustafa Hoş / ‘Abluka’ Kendisini o kitaplarda bazı sürprizler bekliyor olacak.. Bir de kendi kitabı var elbette.. Emniyette nasıl hiç ‘FETÖ’ olmadığını uzun uzun anlattığı‘Önemli İşler Dairesi’ kitabı.. İyi günlerde okuyun.." demişti.

İLK KEZ SİZİ CİDDİYE ALIP CEVAP HAKKIMI KULLANDIM AMA!..

Bunun üzerine Cüneyt Özdemir, Ersoy Dede'ye bir mektup daha gönderdi ve sert eleştirilerde bulundu.

"Sizi ilk kez ciddiye alıp cevap hakkımı kullandığım kısa bir metin yazıp, gönderdim" diyen Cüneyt Özdemir, şöyle devam etti: "Hakkımda iddialarda bulunduğunuz köşenizde bunu kullanmak yerine bana yeni iftiralar atıyorsunuz."

BİRAZ DELİKANLI OLUN, KAÇAK DÖVÜŞMEYİN!

"Madem ana akım medyaya girmeye çalışıyorsunuz size bir iki nacizane tavsiyede bulunmak isterim" diyerek Ersoy Dede'ye yüklenmeye devam eden Cüneyt Özdemir, "İlk olarak köşenizde birine bir soru soruyorsanız ondan gelen cevabı da aynı köşede yayınlamaktan gocunmayın. Biraz delikanlı olun, kaçak dövüşmeyin" dedi.

OKUMADIĞINIZ KİTAP HAKKINDA AHKAM KESMEYİN

Ersoy Dede'nin kitabı 'Önemli İşler Dairesi' ile ilgili eleştirilerine de cevap veren Cüneyt Özdemir, "Okumadığınız bir kitap hakkında ahkam kesmemenizi tavsiye ederim. Bir açıklamayı bile yayınlamaya tenezzül etmediğiniz için Önemli İşler Dairesi kitabımı da okumayacağınızı düşünerek size göndermiyorum" ifadelerini kullandı.

İşte Cüneyt Özdemir'in Ersoy Dede'ye gönderdiği o mektup:

Sayın Ersoy Dede,

Geçtiğimiz gün köşenizde benim de adımın geçtiği bir yazı yazdınız ve hakkımda iddialarda bulundunuz. Sizi ilk kez ciddiye alıp cevap hakkımı kullandığım kısa bir metin yazıp, gönderdim. Hakkımda iddialarda bulunduğunuz köşenizde bunu kullanmak yerine bana yeni iftiralar atıyorsunuz.

Bir Gazeteci olarak bu yaptığınız en azından ‘polemik centilmenliğine’ yakışmadı. Madem ana akım medyaya girmeye çalışıyorsunuz size bir iki nacizane tavsiyede bulunmak isterim.

İlk olarak köşenizde birine bir soru soruyorsanız ondan gelen cevabı da aynı köşede yayınlamaktan gocunmayın. Biraz delikanlı olun, kaçak dövüşmeyin.

İkincisi, yayınlamadığınız bir metin üzerinden kelime oyunları ile yeniden o kişiye ‘çakmaya’ çalışmak neresinden bakarsanız bakın ayıptır.

Üçüncüsü, okumadığınız bir kitap hakkında ahkam kesmemenizi tavsiye ederim. Bir açıklamayı bile yayınlamaya tenezzül etmediğiniz için Önemli İşler Dairesi kitabımı da okumayacağınızı düşünerek size göndermiyorum.

Ama yine de size bir tavsiyem var. Kitabın yayınlandığı 2009 yılında Fetö ile aktif bir şekilde mücadele ettikleri için başlarına gelmeyen kalmayan iki emekli emniyet müdürü Sayın Hanefi Avcı ve Sayın Sabri Uzun’a kitabın içeriğinde ne deyip demediğimi danışabilirsiniz. Kitabı okudukları ve olayları çarpıtmadan anlatabilecekleri için sizi de aydınlatabilirler. Emniyet içinde bugün kaçak olan kimi isimleri ilk kez deşifre edip Fethullahçı olduklarını yüzlerine soran kişi olduğumu göreceksiniz. Merak etmeyin aynı yıllarda sizin Fetö hakkında yazdıklarınızı arşivlerden çıkartmayacağım!

Cevap hakkımı kullanmamama tahammül edemeyip, saygı göstermediğiniz için bu size son mektubum.

Yine de sağlıcakla kalın.

Cüneyt Özdemir

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız