Google Play Store
App Store

Seçim ve referandum sürecinde 12 Eylül’ün açtığı yaraları dilinden düşürmeyen AKP’nin darbe mağduru askerler için çıkardığını iddia ettiği yasa, muhataplarını memnun etmiyor.

Seçim ve referandum sürecinde 12 Eylül’ün açtığı yaraları dilinden düşürmeyen AKP’nin darbe mağduru askerler için çıkardığını iddia ettiği yasa, muhataplarını memnun etmiyor. Tıpkı Ankara Özel Yetkili Başsavcılık da görülen 12 Eylül Darbesi yargılaması gibi, bu yasa da daha şimdiden ‘göstermelik ve başka amaca yönelik olduğu’ yönünde eleştiriliyor.
Mart 2011’de TBMM’de kabul edilen 6191 sayılı yasa ile 12 Mart 1971’den bu yana haklarında yargı kararı olmadan Ordu’dan atılan askerlerin özlük hakları iade edilecek, mağduriyetleri giderilecekti ancak uygulamanın hiç de böyle olmadığını, 21 Ağustos’ta Ankara İnsan Hakları Anıtı’nda bir basın açıklaması ile kamuoyuna duyuran A.D.A.M. (Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri) Platformunun moderatörü Em. J. Tğm. Mustafa Demirkanlı ile konuştuk.
Demirkanlı, yasanın yakın yıllarda YAŞ kararlarıyla atılan askerler için yeterli olmayacak oranda iyileştirme içermekle beraber, askeri okuldan disiplin bahanesiyle kovulanlar ve ‘yasadışı görüş’ gerekçesiyle ordudan uzaklaştıranlar için bir çözüm üretmediğini söylerken, teşhisi koyuyor: AKP, sıkıyönetim mahkemeleri’nin de gerisine düştü.
‘YASADIŞI GÖRÜŞ’LÜLER HÂLÂ MAĞDUR
» Siz 12 Eylül Darbesi ile ordudan atıldınız, kaç kişiydi o dönemde atılanlar?
Tabii bu süreç 12 Eylül’le başlamıyor, 12 Mart’ta da yargı kararı olmadan atılan askerler var. Kategorize ederek aktarmaya çalışayım. 12 Mart döneminde 600 civarında askerin ilişkisi kesildi. 12 Eylül Faşist Darbe sürecinde ise haklarında hiçbir mahkûmiyet kararı olmayan 153 teğmen, 216 üsteğmen, 26 yüzbaşı ve 2 yarbay, toplam 397 subay, 176 astsubay ve 447 askerî öğrenci “yasadışı görüş” iddiasıyla ordudan çıkartıldı. İşkenceli sorgulardan geçirilen askerlerden yalnızca 5’i hakkında mahkûmiyet kararı verildi.

» Diğerleri hakkında hiçbir mahkumiyet kararı yok mu?
5 kişinin dışında hiç kimse hakkında yargı kararı yok. Zaten 6191 sayılı yasa da bu nedenle çıkartıldı, Başbakan, 12 Eylül referandumunda 12 Eylül 1980 darbesinin açtığı yaraların sarılacağını ileri sürüyordu. Bu anlayışla 6191 sayılı yasa çıkartıldı ancak yasa genel kurula indiğinde sadece YAŞ kararıyla atılanları kapsıyordu.

» Diğer darbe mağdurları yasada yok muydu?
Hayır yoktu. Meclis’te 4 gün süren tartışmalar, kesilen, yeniden başlayan görüşmelerin sonunda kerhen eklendi, kerhen diyorum çünkü o kadar anlamsız gerekçeler ileri sürüldü ki... Toplam mağdur edilenlerin kaç kişi olduğu bilinemediği için, şimdi eklenememiş ama sonra ilk işleri 12 Mart, 12 Eylül süreçlerindekiler için de ayrı bir yasa çıkartacaklarmış. İnandırıcı değildi. Amaç sadece YAŞ kararıyla atılanlar için bir yasa çıkartmaktı, sonuçta da uygulamada o oldu zaten. Bu uygulamadan YAŞ kararıyla atılanların da memnun olmadığını, kendilerinin de içine sinmediğini ASDER Onursal Başkanı Em. Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi de defalarca ifade etti.
» 6191 sayılı yasada nelerle karşılaşıldı? Sonuçları tam olarak nedir?
Yine kategorize ederek aktarmaya çalışayım. Önce YAŞ kararıyla atılanların kabul yazıları büyük bir hızla verildi. Şu anda o insanlara özlük hakları ve itibarları iade edilmiş durumda. İkinci adım olarak öğrenciyken atılanlara hızla "RET" yanıtları verildi, gerekçeleri yasa kapsamı dışındasınız oldu. İçimizde mağduriyeti en ağır yaşayanlar bu arkadaşlardır. Biz, yani mezun olanlar, bir biçimde tek başımıza da kalsak yaşama tutunduk, sorumluluk sadece kendi omuzlarımızdaydı. Bu arkadaşlar ailelerine karşı da sorumluydular çünkü hepsinden bir de yüklü miktarda tazminat aldılar. Çoğu yoksul ailelerin çocuklarıydı, yıkılan, dağılan ocaklar, kavgalı insanlar, kasabasını, köyünü terk edip ayakkabı boyacılığı, garsonluk vb işler yaparak hayata tutunmaya çalışan yüzlerce genç insan kaldı geriye.
İkinci kategori olarak yine aynı hızla 12 Mart’ta ihraç edilenlere, sizin yargıya başvurma hakkınız vardı deyip reddettiler. Düşünsenize askeri yönetimde atılacaklar ve askeri mahkemelere başvurup haklarını arayacaklar, mümkün mü? Yasanın amacına ne kadar uyuyor bu uygulama, kaldı ki askeri mahkemeden göreve iade kararı alan bir kişi varmış içlerinde ama onun kararını da Genelkurmay değiştirtmiş, yani kararı verilen, tebliğ edilen kararı değiştirtmişler. Hangi haktan bahsediliyor anlamak mümkün değil.
Bir diğer ara kategori daha oluştu ki bu tam trajikomik bir durum. 12 Eylül sürecinde atılanların büyük çoğunluğu 3’lü kararnameyle atıldı, 82 Anayasa’sından sonra YAŞ oluşunca atılmakta sona kalanlar YAŞ kararıyla atılmak durumunda kaldı. 1996 ile 2003 arasında YAŞ kararıyla atılanlara hızla kabul kararı veren Milli Savunma Bakanı burada da akıl almaz uygulamalarda bulundu. Sol görüşlü olduğu iddiasıyla atılan 13 askere kabul denirken aynı gerekçelerle, hatta uydurulan davalarda bile aynı dava içinde, aynı süreci yaşayan 14 kişiye RET kararı verildi. Sanırım 13 arkadaşımıza da göstermelik kabuller verildi ki, "bakın bizim kabul dediklerimiz de var" denilebilinsin diye...
“BUNUN HESABINI AİHM’E VEREMEZLER”
» Ret kararlarının gerekçesi neydi?
Kısaca hukukun katli denebilir. "Hakkınızda tesis edilen işlemin dayanağı fiillerin vasıf ve mahiyeti dikkate alınarak reddine..." İnanmak çok zor, gösterdiğim her hukukçunun ağzı açık kaldı, ancak MSB’ı Sayın İsmet Yılmaz, bu kararlarla darbe döneminin Sıkıyönetim Mahkemeleri’nin bile gerisine düştüklerinin farkında mı acaba? Düşünebiliyor musunuz? Bir insana, işkenceler sonucu çeşitli suçlar yüklüyorsunuz, sonra atıyorsunuz, o kişi Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanıyor, beraat ediyor ya da kovuşturmaya yer yok kararı veriliyor ve 2011 yılında MSB’ı verdiği kararda "Hakkınızda tesis edilen işlemin dayanağı fiillerin vasıf ve mahiyeti" diyebiliyor. Sayın Bakan bu insanların 30 yıl önce beraat ettiğini hem de sıkıyönetim mahkemelerinde beraat ettiğini bilmiyor mu? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde nasıl savunacaklar bu kararlarını çok merak ediyorum.
BU 12 EYLÜL’DE DE 3. VURGUN
Size çok kısa bir örnek anlatayım. İlk Güneydoğu Gazisi J. Ütğm Ahmet Şener’in vurulmasından sonra ilk sınır ötesi harekat yapıldı. Ahmet, Ankara’da uzun süre hastanede yattı, üst rütbeli subaylar art arda ziyaretine geldi, hava değişimindeyken gözaltına alındı, sonra da YAŞ kararıyla atıldı, savcı kovuşturmaya yer yok kararı verdi. Ahmet’e gazi maaşı bile bağlamadılar. Döndüler, 2011 yılında Ahmet’i bir kere daha vurdular.

» Peki, 12 Eylül döneminde 3’lü kararnameyle atılanların durumu ne oldu?
Şu ana kadar herhangi bir yanıt verilmedi, 22 Eylül’e kadar yanıtlamaları gerekiyor, benim beklentim 12 Eylül’de topluca ret vereceklerdir. Bir 12 Eylül’de kıydılar, bir başka 12 Eylül’de ayrımcılık yaparak bir daha kıydılar, bu 12 Eylül’de de bir yumruk daha atmalarına hiç şaşmam.