birgün

21° AÇIK

SİYASET 20.07.2020 09:31

Davutoğlu "FETÖ'nün siyasi ayağı" dedi, Hakan Şükür'den yanıt geldi

Eski başbakan Ahmet Davutoğlu, FETÖ'nün siyasi ayağıyla ilgili "Mesela Hakan Şükür, milletvekiliydi. Şimdi bunlar siyasi ayaktı. Başka milletvekilleri de vardı," dedi. Hakan Şükür de Davutoğlu'na yanıt vererek "Sen ve tayfan sabah akşam yalvararak partinize aldınız. Bu ifadeleri şerefli inançlı bir insan söylemez," ifadelerini kullandı

Davutoğlu "FETÖ'nün siyasi ayağı" dedi, Hakan Şükür'den yanıt geldi


Eski başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhuriyet'ten İpek Özbey'e gündemi değerlendirdi.

Davutoğlu, FETÖ'nün siyasi ayağıyla ilgili soruya "FETÖ ile organik bağı olduğu istihbari ya da hukuki olarak tescil edilmiş siyasetçiler FETÖ’nün siyasi ayaklarıdır. Bazıları özellikle bu ayakları sürdürdüler. Mesela Hakan Şükür, milletvekiliydi. Şimdi bunlar siyasi ayaktı. Başka milletvekilleri de vardı. Görevli olarak gelmişlerdi. Diğerleri suç unsuru çıktıktan, 17-25 Aralık’tan sonra hâlâ bu ilişkiyi sürdürmüşse siyasi ayak niteliği taşırlar," diye yanıt verdi.

Davutoğlu'nun sözlerine Hakan Şükür'den de yanıt geldi. Firari Hakan Şükür, "Sen ve tayfan sabah akşam yalvararak partinize aldınız. Bu ifadeleri şerefli inançlı bir insan söylemez," dedi.

Şükür'ün ifadeleri şöyle:

“Ben hayatımda bu kadar geri zekalı bir ifade görmedim.. Ne siyasi ayağı küçük enişte? Bu ifadeleri şerefli inançlı bir insan söylemez.. Ben, her gün şikayet ettiğin partiden istifa ettim, sen kovuldun. Meydan boş kafanıza göre takılın. Allah belanızı versin inşallah hepinizin. Terbiyesiz herifmişsiniz siz. Düşün yakamdan, daha ne kadar ismimi sömüreceksiniz? Sen ve tayfan sabah akşam yalvararak partinize aldınız. Bu ifadeleri şerefli inançlı bir insan söylemez. Ben kimsenin ayağı değilim. Ülkemin namusu İle emeği ile çalışıp kazanmış ve ülkesine hizmet etmiş biriyim. Partinize alırken siz söylediniz. Ama siz ne ayaksınız herkes biliyor. Yarın bu geri zekalı açıklamaya kendi kanalımda açıklama yapacağım. Bunlar ne kalıpsız, korkak, ne yaptığını bilmez insanlarmış. Terbiyesiz yalancı, iftiracı. Hoş, ne beklenirdi bunlardan? Şaka gibi…”

ANKET DEĞERLENDİRMESİ

Söyleşisinin devamında AKP seçmeninin partiden uzaklaştığını belirten Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şöyle düşünün: 1 Kasım’da AK Parti kendi başına yüzde 49,5 oy aldı. Şimdi anketlerde yüzde 30 bandının altına geriledi. Hadi deyin yüzde 35... Nereye gitti bu yüzde 15? Bir kısmı MHP’ye gitti, bir kısmı da HDP’ye geri döndü. Dolayısıyla AK Parti cazibesini kaybetti, çekirdek oylara doğru gerilemeye başladı. İstanbul, Ankara, Antalya’nın kaybedilmesi AK Parti’nin çözülme işaretleri. Bunu gördüğüm için bütün iyi niyetimle geçen sene 22 Nisan’da bir manifesto yayımladım. Orada söylediklerimi daha önce cumhurbaşkanına kapalı kapılar ardında da söylemiştim. Beni manifesto yayınlandığında suçlayanlar dahi, bugün “Haklıymışsınız, sizi anlamamışız, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bizi perişan etti” diyorlar."

Davutoğlu, başbakanlıktan istifasında etkili olan Pelikan grubuyla ilgili de konuştu.

PELİKAN GRUBU

"Pelikan sizden ne istedi?" sorusu yöneltilen Davutoğlu, şu yanıtı verdi:

"Pelikan’ın arkasındakiler ne istedi diye sormanız lazım, çünkü Pelikan bir trol çetesi. Benim trol çetesine teslim olacağımı herhalde kimse düşünmüyordur. Pelikan Dosyası 1 Mayıs 2016’da çıktı. Esas mesele, 29 Nisan 2016’daki MKYK toplantısında bana “Şu konuda aynı düşünmüyoruz, kongreye gidelim” demeden yetkilerimi kısıtlayan imzalar toplandı. Bu şu demek: Sen Başbakan olacaksın ama ülkeyi biz yöneteceğiz.

Pelikan yapılanması değişimi zorlamak için örgütlenen bir çetedir. Uyguladıkları yöntem FETÖ yöntemidir. Zamanla derinleşti. Bunların çoğunun geçmişine bakarsanız FETÖ unsurlarını görürsünüz. Benim Başbakanlıkta devam edecek olmam FETÖ unsurlarını rahatsız ediyordu. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyenler bir taraftan, AK Parti’nin doğasını bozmak ve tek bir kişinin partisi haline dönüştürmek isteyenler diğer taraftan harekete geçti. Getirmek istediğin şeffaflık yasası, imar yasası, siyasi etik yasası gibi yasalardan rahatsız olanlar da vardı. Tüm bu iklim içinde Pelikan Dosyası denilen pespaye, rezil bir şey çıkardılar. Ama o zaman Pelikan ile anılmak birilerince onur gibi görülüyordu, çünkü onlara ‘Başbakan deviren Pelikancılar’ gözüyle bakılıyordu. Şimdi ise Türkiye’deki bütün yolsuzluğun, adaletsizliğin, baskının adresi olarak görülüyor. Bu da ilahi adaletin ve tarihin intikamıdır. Pelikan bana karşı birçok suçlama yaptı. Dört yıldır buradayım, niye kimse o iddialarla ilgili bir hukuki işlem yapmadı. Çünkü doğru değil. O Pelikan Dosyası üzerinden partide bana karşı işbirliği yapanların hepsi şu anda birbiri hakkında benzer trol çetelerini kullanır hale geldiler. O zaman arkadaşları uyarmıştım."

"MESELA HAKAN ŞÜKÜR"

Davutoğlu, "Yıllardır ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ konusunda herkes birbirini suçluyor. Size sorsam?" sorusuna ise şöyle cevap verdi:

"Siyasi ayak araştırılacaksa ta 70’li yıllara kadar gitmek gerekir. İlk defa size söyleyeceğim. Siyasi ayak şudur: FETÖ yapısı içinde biri vardır. Ve siyasete birini gönderir, “Oraya git, benim adıma orayı ele geçir” der. Bu organize bir siyasi ayaktır. İkincisi ise FETÖ ya da başka yapıların; gidin şu siyasilerle ilişki kurun, siyasete etki yapın denilerek ilişki kurmaktır. Birincisi açık ve net olarak suçtur. İkincisi ise suç ortaya çıktıktan sonra devam ediyorsa suçtur.

FETÖ ile organik bağı olduğu istihbari ya da hukuki olarak tescil edilmiş siyasetçiler FETÖ’nün siyasi ayaklarıdır. Bazıları özellikle bu ayakları sürdürdüler. Mesela Hakan Şükür, milletvekiliydi. Şimdi bunlar siyasi ayaktı. Başka milletvekilleri de vardı. Görevli olarak gelmişlerdi. Diğerleri suç unsuru çıktıktan, 17-25 Aralık’tan sonra hâlâ bu ilişkiyi sürdürmüşse siyasi ayak niteliği taşırlar."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız