birgün

25° PARÇALI AZ BULUTLU

YAŞAM 04.07.2020 04:00
author

Dayanışma iyidir!

‘Askeri casusluk’ iddiası ile tutuklu olan ve hâkim karşısına çıkmayı bekleyen Odatv yazarı, gazeteci Müyesser Yıldız, Sincan Cezaevi’nden haykırıyor: “Hepinizin gözü önünde bir hukuk cinayeti işlendi, haberiniz var mı?” Evine yapılan baskında sadece kendisinin değil, bilgisayar mühendisi oğlunun da bilgisayarlarına ve cep telefonlarına el konuluyor Yıldız’ın. Bu durum oğlunun geleceğine, işine de zarar vereceğinden en azından bu bilgisayarların kopyasının alınıp iadesini rica ediyor. “Tamam” diyorlar. 24 gün geçti, hâlâ bilgisayarlardan ses yok!

***

Müyesser Yıldız, iki ihtimal üzerinde duruyor. İşi uzatacaklar, iddianameyi geciktirecekler ve hukuksuz tutukluluk mümkün olduğunca devam edecek. İkinci ihtimal ise ellerinde olan bilgisayarların hard disklerine ‘suç’ unsuru olabilecek şeyler yüklenmesi. Bu gayet mümkün! Eğer gerçekleşirse de bu ilk kez olmayacak! “Kurtlar kuzuyu yemeye karar vermiş bir kere” diyen Müyesser Yıldız, öncelikle bilgisayar mühendisi bilim insanlarından destek istiyor ve bu işe bir el atın diyor. Aynı zamanda hukukçulara, siyasetçilere, meslektaşlarına ve hâlâ hukukun ve vicdanının sesini dinleyebilen hâkim ve savcılara sesleniyor ve ilgililere “Ne bekliyorsunuz?” diye sorulsun, diyor ve dayanışma için haykırıyor!

Müyesser Yıldız, Sincan Kapalı Cezaevi’nden yazdığı yazısını Silivri’deki Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’e kucak dolusu sevgilerini göndererek bitiriyor.

***

Tarihimizin en karanlık günlerinden 2 Temmuz’un 27’nci yıl dönümünü geride bıraktık. ‘Sivas Katliamı’ ülkemizin en büyük utançlarından. Failler kaçak, yetkililer “Sivas Katliamı Yoktur” bile diyebiliyorlar.

AKP’li bir yetkili “Sivas Katliamı”na “Sivas Katliamı” diyenler hakkında suç duyurusunda bile bulunabiliyor. Utanmıyor! Bu çocuk, bu olay olduğunda 9 yaşında! Sivas’ta katledilen şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok ve şair Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan’ın bu 2 Temmuz’da yaptıkları ortak açıklama şöyle: “Tam 27 yıl geçti aradan. Yorgunluğumuz yıldığımızdan değil. Sorularımızın yanıtsız kalmasından. Hukukun başkent girişinde tufana yakalanmasından. Yine de biliyoruz ki ‘Bir yanı var ömrümüzün/ Belki bir gün gülecek.’ Biliyoruz ki adalet peşinde onurlu mücadele sürecek! Babalarımız bugün dizeleriyle sesleniyor, ışık oluyor! Yarın diye bir şey var!”

Yukarıda sözünü ettiğim AKP’li kardeşime bir önerim var. Boş işlerle uğraşacağına Zeynep’i ya da Eren’i ara mesela. De ki “ben Sivaslı’yım. O zaman 9 yaşındaydım. Ama ablalarım, bu büyük utanç için ben sizden özür diliyorum. Bu olayın tamamıyla aydınlatılması için her zaman yanınızda olacağım.”

“Sivas Katliamı” diyenlere dava açacağına bunu söyle ve tarihe geç be çocuk!

***

2020 yılının bir ‘Avrupa’ ülkesinde iki televizyon kanalına 5 gün ekran karartma cezası veriliyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı çıkıp ‘sosyal medyayı yasaklamaktan’ söz edebiliyor! Ülkenin ‘festival tekelcisi’ açıklama yapıp utanmadan sansüre destek verebiliyor. Ve bu organizatörün festivallerine katılanların yüzde doksanı, muhalif, özgürlükçü olduğuna şüphem olmayan değerli sanatçılar! Herkes sus pus. Kimseden ses çıkmıyor. Herkes ekmeğinde! Neden korkuyorsunuz? Bu camia bir organizatörden bu kadar mı çekiniyor? Bırakınız lütfen! Gelin kendi festivallerimizi yapalım! Gelin onlarca genç, onlarca festivaller organize etsinler. Bir tekel gölgesinde ne kadar özgür olabileceğinizi düşünüyorsunuz!

***

Karantina döneminde sosyal medya üzerinden çok sayıda konser, performans izledik. İlk ciddi ve bilet satın alarak izleyebileceğimiz konseri Harun Tekin gerçekleştirdi. İkinci biletli konser de Redd’den geliyor. Grubun 7 Temmuz günü IF sahnesinde verecekleri online konserin biletleri Biletix üzerinden satışa sunuldu. Bu konserlerin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bilet alın. Sektörün ayakta kalması konusunda çorbada tuzunuz olsun. İyi geçecek emin olun.

Korkmayın:

Dayanışma iyidir!

***

#SenHavuzsanBizDeniziz

Genco Erkal’ın Youtube kanalını takip edin. Erkal, son olarak kanalına “Sivas ‘93” oyununu da yükledi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız