birgün

28° AÇIK

GÜNCEL 28.06.2021 06:52

Dayanışmayla ayakta duruyorlar

Tozkoparan’da elektrik ve susuz bırakılan yurttaşlar, barınma hakları için direniyor. Bu direnişin temelinde ise dayanışma var. Gece gündüz parkta nöbet tutan mahalleli, gereksinimlerini el birliğiyle karşılıyor.

Dayanışmayla ayakta duruyorlar

Meral DANYILDIZ

İstanbul’un Güngören ilçesine bağlı Tozkoparan ve Küba mahallerinde ‘rantsal dönüşüm’ uygulamaları nedeniyle büyük mağduriyet yaşayan yurttaşlar, dayanışmayla ayakta duruyor. Altı gündür elektrik, su ve doğalgazları kesik olan mahalleliler, gece gündüz Barış Parkı’nda nöbet tutuyor. Su tankeri, tüp, gıda gibi gereksinimlerini kendi aralarında para toplayarak karşılıyorlar. Henüz kentsel dönüşüme girmemiş apartmanlarda yaşayanlar, yiyecek, içecek ve sularını komşularıyla paylaşıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve birçok siyasi parti de bölgede yaşayanlara gıda desteği sağlıyor.


ARAMIZDA PARA TOPLUYORUZ

BirGün’e konuşan Ergün Edepali, rantsal dönüşüme karşı dayanışma içinde olduklarını belirtiyor. Geçmişte bu mahallenin örgütlü bir yapısının olduğunu anlatan Edepali, şöyle diyor: “Burada halk ne yapacağını biliyor. Bu büyük bir avantaj. Organize oluyoruz; bir yandan su işini, bir yandan da gıda işini hallediyoruz. Kendi aramızda para topluyoruz. Dışardaki arkadaşlarımız destek oluyor. Biri beş on koli su getiriyor, bir arkadaşımız 50 tane tüp getirdi, diğeri yiyecek getiriyor, içecek getiriyor… Böyle bir hayat oluştu burada.”

LAVABO İÇİN KARAVAN GETİRDİK

Hasta veya yaşlıların dondurucuda kalması gereken ilaçları için de çözüm arayışı içerisinde olduklarını söyleyen Edepali, “İnsülinlerini soğutucuda tutmaları gerekiyor. Biz de soğutucu getirmeye çalışıyoruz. Buraya karavan getirdik. Lavabo ihtiyaçlarını buradan karşılıyoruz. Bir arkadaşımız dolap getirdi, onu kuracağız şimdi. Dayanışmayla beş altı günü atlattık. Alıştık artık ister istemez” diye konuşuyor.

Parkta nöbet tutanların güvenliğini sağlamak için de işbölümü yaptıklarını ifade eden Edepali, “Geceleri genelde genç arkadaşlarımız nöbet tutuyor. Daha sonra onlar uyumaya gidiyor, sabah diğerleri geliyor. Evinde elektriği olmadığı için halk gece parkta vakit geçirmek zorunda. İBB de büfe gönderiyor, o da insanların ihtiyaçlarını kısmen karşılıyor. Bu şekilde bir organizasyon var. Bu işten sonuç alana kadar teslim olmayacağız. Dayanışmamız sürecek” ifadelerini kullanıyor.

TANIMADIKLARIMIZ YARDIM EDİYOR

Çiğdem Ay da hiç tanımadıkları komşularının kendilerine gıda ve su desteği sağladığını anlatıyor: “Tanımadığım komşum üç gündür bana yemek getiriyor. Çamaşırlarımı götürdü, yıkadı, ütüledi, getirdi. Düşünün, tanımadığım insanın evinde gidip duş aldım. Onlar böyle yaptıkça biz birbirimize daha çok kenetleniyoruz. Mesela telefonda şarjım yoktu, bana powerbank (taşınabilir şarj bataryası) getirdi. O kadar pahalı şeyleri gelip tanımadığı kişilere teslim edebiliyorlar. Bana damacanayla su taşıyor, getiriyor. Devletin bana vermesi gereken desteği komşum veriyor.”

dayanismayla-ayakta-duruyorlar-892731-1.
Barış Parkı’nda nöbet tutan mahallelilerle konuştuk.



ÜCRETSİZ TÜP GETİRDİLER

Serkan Güler ise Merter’de oturuyor. Kendisi henüz dönüşüm mağduriyeti yaşamamış. Ancak mahalledeki komşularını, arkadaşlarını unutmamış: “Benim orada bir sıkıntım yok ama buradaki halk mağdur. İnsanlar asgari ücretin altında geçinmeye çalışıyor. Yaşam çok ağır, bir de üstüne bu olay olunca… Kendim de tüpçüyüm zaten. Buradakilere destek olmak amacıyla 50 tane tüp getirdim. Birbirimizle dayanışma içerisindeyiz. Buradaki mağduriyetin giderilmesi gerekiyor artık.”

Safiye Çolaklar da “Bugün tüpümüz geldi. Tüpler normalde fahiş fiyatıyla satılıyor. Zorluk çekiyorduk. Ancak bir kişi gelip ücretsiz tüp getirdi. Su için de tanker geliyor. Bir hastanın olduğu binada elektrik, su kesilmemişti, o binadaki evleri kullanıyoruz. Komşularımız sağ olsunlar, bizi davet ediyorlar. Çamaşırlarımızı yıkayabilmemiz, duş alabilmemiz için mahalle gruplarımıza mesaj atıyorlar” şeklinde konuşuyor.

SUSUZLUK HASTA EDİYOR

Bu süreçte evden çalışanların yaşadıkları sıkıntılara da değinen Çolaklar, “Benim çocuğum pastaneye gidiyor çalışmaya. Hem evimizden oluyoruz hem ekmeğimizden” diyor. Son olarak sular kesik olduğu için yaşanan sağlık sorunlarına dikkat çeken Çolaklar, “Benim kızım şeker hastası. Hijyeni sağlayamadığımız için enfeksiyon kaptı. Düşünün halimizi” ifadelerini kullanıyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol