Demokrasi ittifakı kazandı

09.04.2019 09:15 GÜNCEL
KONUK YAZAR: Prof. Dr. Fethi Açıkel – CHP Genel Başkan Yardımcısı Türkiye’de Millet İttifakını destekleyen demokrasi güçleri, 31 Mart Seçimlerinde AKP aygıtının yarattığı tüm eşitsiz rekabet koşullarına, karalama ve manipülasyon kampanyasına rağmen büyük bir başarıya imza attı. Bu seçimlerin galibi kutuplaştırmaya karşı kardeşlik; iftiraya karşı dürüstlük, kara propagandaya karşı çalışkanlık, kin ve öfkeye karşı sevgi […]

KONUK YAZAR: Prof. Dr. Fethi Açıkel – CHP Genel Başkan Yardımcısı

Türkiye’de Millet İttifakını destekleyen demokrasi güçleri, 31 Mart Seçimlerinde AKP aygıtının yarattığı tüm eşitsiz rekabet koşullarına, karalama ve manipülasyon kampanyasına rağmen büyük bir başarıya imza attı. Bu seçimlerin galibi kutuplaştırmaya karşı kardeşlik; iftiraya karşı dürüstlük, kara propagandaya karşı çalışkanlık, kin ve öfkeye karşı sevgi ve güleryüz oldu. Kazanan Türkiye’nin çalışkan, kucaklayıcı ve yoksul yurttaşlarımız için samimiyetle proje üreten adayları oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığa geldiği günden itibaren izlediği Türkiye’nin tüm demokratlarını bir araya getirme çabası, demokrasi çınarı altından yeniden buluşturma stratejisi ilk büyük başarısını sağladı. Bu strateji, Türkiye’nin tüm demokrasi güçlerini başta Cumhuriyetçi Sosyal Demokratlar olmak üzere, Milliyetçi Demokratları, Muhafazakar Demokratları ve Kürt demokratları bir araya getirmeyi amaçlıyordu. Bu birliktelik Türkiye’nin vatanseverlerini, demokratlarını, emekçilerini ve hümanistlerini bir araya getirmenin de tek yoluydu. 2014 Yerel Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinden itibaren, 2017 Anayasa Referandumu ile berraklaşan bu çaba, 31 Mart Seçimlerinde ürün verdi. Millet İttifakı ve Türkiye’nin tüm demokrasi güçleri arasındaki dayanışma üç faktörün buluşması ile daha da güçlendi: Kucaklayıcı ve güleryüzlü bir siyasal iletişim kampanyası, iyi belirlenmiş çalışkan ve dinamik aday profilleri ve ekonomik krize dönük sosyal belediyecilik projeleri. Tüm bunlara ek olarak CHP Örgütünün olağanüstü çabası ve fedakarlığı ile desteklenen kampanya büyük kentlerde başarıyı mümkün kıldı. Türkiye, AKP’nin kötü, hukuksuz ve beceriksiz yönetiminin bir sonucu olarak, tarihinin en ciddi ekonomik krizlerinden birine savrulma noktasında iken, bu strateji Türkiye’yi tekrar tek bir halk ve tek bir bütün haline getirmenin de tek yoluydu. 31 Mart Seçimleri CHP, Millet İttifakı ve Demokrasi Güçleri adına ne kadar büyük bir başarı ise, AKP aygıtı adına da o kadar büyük bir yenilgi niteliği taşıyor. Ancvak AKP’nin yenilgisi maalesef seçim yenilgisi ile sınırlı değil.

Zira Türkiye demokrasi tarihi, seçimin hemen ertesinde benzeri ancak geri kalmış ülkelerde görülen talihsiz ve şaibeli günlerini yaşamaya başladı. AKP rejimi altında, ortalama bir demokraside egemen olması gereken serbest ve adil seçim ilkesi, neredeyse yerle bir edilme noktasına getirildi. Adana, Mersin, Antalya, Ankara ve İstanbul gibi büyük kentlerde seçimleri geride tamamlayan AKP, seçim mağlubiyetini kabul etmekte zorlandığı gibi; özellikle Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul seçimlerindeki zaferini gölgeleyecek açıklamalarda bulunuyor. Kaybettiği seçimlere müdahale edildiği ve aslında kazanmış kabul edilmesi gerektiği propagandasını işlemeye çalışıyor. Çaresizlik içinde 15 bin oy farkıyla kazanılmış bir seçime ilişkin şüphe ve şaibe dalgası yaratmaya çalışıyor.

Demokrasi, seçimleri kazanmak kadar, kaybetmeyi becerebilmeyi; yenilgiyi kabul edebilme kültürüne sahip olmayı da gerektiriyor. Yerelde 25, hükümette 17 yılını tamamlayan AKP, yerel seçimlerde siyasal üslup, aday ve projeler bazında büyük bir tıkanma ve tükeniş yaşadı. Bu yüzden sansür, karalama ve manipülasyon kampanyasından medet umar hale geliyor.

Ancak Türkiye’nin dürüst, samimi ve kapsayıcı yeni siyaseti bu çabaları boşa çıkararak, Türkiye’yi her bir yurttaşımız için yeniden tek bir yuva haline getirecek güce sahip. Istanbul Belediye Başkanlığı seçiminin galibi Ekrem İmamoğlu da, kollarını açarak tüm maneviyatıyla, tüm ahlakıyla, tüm değerleriyle insanlarımızı kucaklayan duruşuyla, bunu müjdeliyor.