Deprem kentlerinde göz gözü görmüyor
Maraş merkezli depremlerin ardından maden projeleri kentleri delik deşik etti. Formalite haline getirilen ÇED süreçleriyle birlikte yüzlerce beton santralı ve taşocakları faaliyete girdi. Bakan Kurum’un “Göz kamaştırıyor” dediği Hatay başta olmak üzere 11 kent şantiye alanı gibi.

İlayda Kaya
ilaydakaya@birgun.net6 Şubat depremlerinde yıkılan kentlerin ayağa kaldırılma süreçleri talan odaklı çalışmalarla ilerliyor. Depremden en fazla hasarı alan kentlerden biri olan Hatay’ın en büyük sorunlarından biri ÇED kararları dahi beklenmeden onay verilen maden projeleri.
Hatay’da bu ay itibarıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği verilerine göre, 160 tane taşocağı, 86 tane beton santralı var. Yerleşim yerlerine, su kaynaklarına, tarım arazilerinin yakınına kurulan kaçak beton santralları neredeyse her köşe başında mevcut. Deprem öncesi 22 olan taşocağı sayısı ise geçen hafta 150 taneyken bu ay 160’a fırladı. Yaşam savunucuları, kaçak projelerle bu sayıların daha da yükseldiğini ifade etti.
HER SOKAKTA VAR
Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı (AÇKD) Nilgün Karasu, taşocaklarının özellikle Yayladağ tarafında yoğun olduğunu söyledi. Karasu şöyle konuştu: “Şehrimiz parsel parsel taşocaklarına bırakıldı. ÇED gerekli değildir kararından sonra yayılarak faaliyet gösteriyorlar. ÇED gerekliliği olsaydı bu kadar hızlı bir şekilde her alana yayılamayacaklardı, çünkü prosedür uygulanacaktı. Çevre Bakanlığı’nın uygun gördüğü her alanda faaliyetteler.”
Beton santrallarının da resmi verilerden daha fazla olduğunu kaydeden Karasu, “TOKİ Genel Müdürlüğü’nün aldığı ‘deprem konutlarının ihalesini alan şirket kendi betonunu üretebilir’ kararıyla mobil beton santralları kurulabiliyor. Onlar da izinsiz ve ruhsatsız olarak yayılıyor. En büyük tehlike yaratanlar da onlar. Şantiye olan her yerde var; okullara çok yakın olabiliyor, sulak alanın içinde... Ayrıca taşocakları için yapılan patlatma çalışmaları, konutlara zarar veriyor ve yurttaşların yaşamını da riske atabiliyor. Bozlu’daki patlatmayla yakınındaki evin camları indi, duvarları çatladı. Çevre ve halk sağlığı tehdit altında” diye konuştu.
∗∗∗
YURTTAŞIN ARAZİSİNE YİNE KEPÇELER SOKULDU
Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar, devletin TOKİ için “acil kamulaştırma” kararıyla tapulu arazilerine el koymasına karşı haftalardır nöbet tutuyor. Son olarak dün sabah polis ekipleri eşliğinde alana bir kez daha iş makineleri sokuldu. Kepçeleri durdurmaya çalışan mahalleli İlayda Çekiç ve Tuncay Yılmaz polislerce gözaltına alındı. Mahalleli, kamuoyunu desteğe çağırdı.
∗∗∗
YÜZLERCE PROJEYE ÇED ONAYI VERİLDİ
Depremden etkilenen 11 kentte de beton santralları ve taşocakları giderek artıyor. Depremden etkilenen kentlerde 6 Şubat’tan sonra ‘ÇED onayı’ verilen projelerle ilgili güncel veriler şöyle:
Kent - ‘ÇED onayı’ verilen proje sayısı
• Hatay: 114
• Maraş: 50
• Osmaniye: 22
• Adana: 29
• Adıyaman: 52
• Diyarbakır: 66
• Antep: 17
• Elazığ: 20
• Kilis: 5
• Malatya: 52
• Urfa: 31

∗∗∗
ARKA SOKAKLAR TOZ TOPRAK İÇİNDE
Hatay’da çalışmalar kapsamında yurttaşların evi toza toprağa bulanıp kırılıp dökülürken Çevre Bakanı Murat Kurum’un Antakya’da bulunan Atatürk Caddesi’ndeki projeleri paylaşarak "Hatay’ımız yeniden göz kamaştırıyor" sözleri de tepki çekti. Antakyalılar “Evler çalışılırken bir bütün olarak çalışılmalı. Çevre düzenlemesiyle, yoluyla, altyapısı dikkate alınmalı. Biz ilgililerden bunu bekliyoruz. TOKİ’ler bitiyor ama yollar berbat. Arka sokaklar tozdan geçilmiyor” dedi.


