Ders gibi beş ay: Bergama'yı AKP kazanınca bakın neler oldu

04.09.2019 14:15 EGE'DE BİRGÜN
AKP'li Bergama Belediyesi'nde 31 Mart tarihinden beri skandallar sona ermiyor. Müdürlerin görevden alınması, çalışanlara mobbing, işçilere sendika değiştirme baskısı, maden şirketiyle ilgili tepki çeken açıklamalar, içki yasakları... BirGün olarak Bergama halkıyla görüştük

BERKAY SAĞOL

31 Mart yerel seçimlerinde CHP'den AKP'ye geçen Bergama Belediyesi'nde 5 aydır yaşanan skandalların sonu gelmiyor. Bergama Belediyesi geçen süre içinde baskı, mobbing ve yasaklamalarla gündem oldu. Yerel seçimlerden sonra Bergama Belediye Başkanı olarak göreve başlayan Hakan Koştu ilk olarak belediye çalışanlarına uyguladığı mobbing ile gündeme gelmişti. Koştu, yıllarca belediyede çalışan özel kalem, insan kaynakları, yazı işleri, park bahçeler, muhtarlıklar, zabıta, imar emlak, istimlak müdürlükleri gibi müdürleri görevlerinden tasfiye ederek onları memur olarak görevlendirdi. Tasfiye edilen çalışanların bir kısmının yerine ise şaibeli isimler atandı. Özellikle Hakan Koştu'nun göreve getirdiği İnsan Kaynakları Müdürü Şeref Topal'ın önceki belediye yönetimi tarafından memuriyet ile bağdaşmayan hareketler içerisinde olduğu ve bir süre açığa alındığı belirtildi.

Bergama Belediyesi'nde işçiler mobbinge maruz kalıp, tehdit edilerek Genel-İş sendikasından istifa edip, aynı iş kolundaki Hizmet-İş Sendikası’na üye olmaya zorladı. Bu baskılar sonucu DİSK Genel-İş İzmir 4 Nolu Şube Başkanı Şükret Sevgener, Bergama Belediyesi önünde oturma eylemi başlatarak yapılan baskıyı protesto etti ve Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Yapılan suç duyurusunda ise sanık Şeref Topal’ın Genel-İş Sendikası üyesi bulunan işçileri odasına çağırarak, “Belediye Başkanı Genel-İş sendikasından ayrılmanızı ve Hizmet-İş sendikasına geçmenizi istiyor. Görüyorsunuz etrafta işsizlik var. Ayrıca başkan DİSK ile toplu sözleşme yapmak istemiyor” dediği belirtildi.

İÇKİ YASAKLANDI, TİYATRO FESTİVALİ İPTAL EDİLDİ

AKP’li Bergama Belediyesi'nin Kleopatra Güzellik Ilıcası Tesisleri’nde içki tüketimini yasaklandığı duyuruldu. Yurttaşlar ise karara tepki gösterdi. Bergama Demokrasi Platformu alınan bu karar sonrasında açıklama yaparak, “Demokrasi farklı yaşam tarzlarının bir arada yaşama kültürü ve becerisidir. Ama Bergama Belediyesi yasaklama mantığıyla belirli kesimin yaşam kültürü hariç toplumun tamamını sıkıştırmak ve yok etmenin peşinde" diye belirtti.
Geçtiğimiz yıl 10-13 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen ve gelenekselleşmesi planlanan “Bergama Uluslararası Tiyatro Festivali”nin bu yıl Bergama Belediyesi tarafından düzenlenmeyeceği açıklandı.

ÇAMLIPARK’TA AĞAÇLAR KURUDU

“Çamlıpark hepimizin çok önemsediği Bergama merkezindeki korunabilmiş tek yeşil alan. Hepimizin hatıralarının olduğu bir yer. Ne yazık ki son yollarda eskisi kadar verimli kullanılamıyordu. Burayı daha verimli kullanabilmek ve kentimize yakışır bir hale getirmek için projelendirdik” diyerek Çamlıpark projesini açıklayan önceki dönem Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, görevi devrettikten sonra, Bergama Belediyesi geride bıraktığımız 5 ay boyunca herhangi bir çalışma yapmadı. Proje durma noktasına geldi. Belediye rutin işlerini de yapmadığı için Çamlıpark’ın içinde bulunan ağaçların bir kısmı kurudu, diğer ağaçlar ise kuruma tehlikesiyle karşı karşıya.

KÜTÜPHANECİYİ SÜRMEK İÇİN MÜDÜRLÜK AÇTILAR

Bergama Araştırmaları Kütüphanesi’nde görev yapan Aydın İleri’nin 23 Haziran’da gerçekleştirilen tekrar seçimlerinin hemen ertesi günü görev yeri değiştirildi. Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkan Yardımcılığı ve Okul Kütüphanecileri Derneği Başkanı İleri için Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün ve Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün malzeme deposu çalışma alanı olarak gösterildi.

Kendisine uygulanan mobbingi BirGün’e anlatan Aydın İleri, 24 Haziran’da Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu’nun tebligat düzenlediğini belirtti. İleri, “Sürgün için müdürlük kuruldu. Başkan Bey gördüğü lüzum üzerine kadrom ve maaşım aynı kalarak beni Arşiv Müdürlüğü’ne Arşiv Memuru olarak görevlendirmişti. Bu görev değişikliği sürecinde hiçbir görüşüm ve rızam alınmadı. Ancak belediyenin Arşiv Müdürlüğü yoktu” ifadelerini kullandı.

Basında çıkan haberler sonrası Aydın İleri, Bergama Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürü Şeref Topal tarafından fiziki ve sözlü saldırıya uğradığını açıkladı. İleri, uğradığı fiziksel şiddet sonrasında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

ders-gibi-bes-ay-bergama-yi-akp-kazaninca-bakin-neler-oldu-620115-1.

ŞAMPİYONLAR YETİŞTİREN ANTRENÖRÜ İSTİFAYA ZORLANDI

Bergama Belediyesi’nde 10 yıldır görev yapan ve birçok başarılara imza atan Taekwonda Takım Antrenörü Burçin Güven, siyasi görüşü, sosyal medya paylaşımları ve sendika değiştirmediği için baskı ve mobbing gördüğünü ileri sürerek istifa etti.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından AKP’ye geçen belediye yönetimi tarafından, görevden alınarak uzun bir süredir boş bırakıldığını, yerine iki antrenör alındığını, milli takım seçmelerine hak kazanan öğrencilerini seçmelere götürmesine izin verilmediğini anlatan Güven, hakarete uğradığı gerekçesi ile İnsan Kaynakları Müdürü hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda da bulundu.

TARIM VE HAYVANCILIK CİDDİ DARBE ALACAK

Bergama doğasına zarar verdiği bilimsel bir gerçek olan maden arama ve çıkarma faaliyetlerine karşı Bergama Belediyesi’nin hiçbir çalışma yapmadığını vurgulayan Bergama Çevre Platformu Başkanı Erol Engel, “Geçtiğimiz günlerde Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu’ya, ‘Kozak Yaylası’nda durum nedir?’ diye sordum. Başkan da soru üzerine ‘Gözlemledik madenin zararı yok’ demiş ama nasıl gözlemlemiş gerçekten şaşırılacak bir şey. Bir gün gelsin köyleri beraber gezelim. Burada yaşayan insanların sağlık sorunları da Bergama Belediyesi’ni ilgilendiriyor. O yörede sağlık taramasının önünü açması gerekiyor. Maalesef köylünün yaşadığı sağlık sorunlarını görmek istemiyorlar” dedi.

Kozak Yaylası civarında bulunan köylerde, kanser vakalarının tarihin en yüksek oranına ulaştığını belirten Engel, “Burada toplamda 8 milyon metreküplük iki tane devasa siyanür atık depolama tesisi dolmuş durumda ve üçüncü tesisi hukuksuz bir biçimde açtılar. Burada siyanürlü atığın bulunması yöre halkın için büyük bir tehdit. Oradaki siyanürlü atık olası bir depremde bölgenin felaketi olacaktır” dedi.

Ovacık Altın Madeni’nde cevherinin bittiğini söyleyen Engel, “Cevheri en yakın Kozak Yaylası’nın eteklerinde Dikili’ye bağlı Çukuralan köyü var oradan alıyorlar. Bugüne kadar orada 50 binden fazla ağaç kestiler. Şimdi de 3’üncü kez kapasite artırımı talep ediyorlar. Bu talep artırımından sonra Kozak Yaylası’nın en verimli çam fıstıklarının sınırlarına dayandılar. Kozak Yaylası’nda kalan köylerin çatısına altın madeni yaparak Ege Bölgesi’nde hayvancılığın en iyi yapıldığı köylerde hayvancılığı bitirip ve insanların yaşam hakkını elinden alıyorlar. Yakın bir gelecekte buradaki hayvancılık ve tarım ciddi şekilde darbe alacak” diye konuştu.

“KOZAK KÖYLÜSÜ BUNU HAK ETMİYOR”

Çam fıstığı üretiminin düşmesindeki en önemli nedenin bölgede yapılan madencilik faaliyeti olduğunu vurgulayan Engel, “Ülkemizde çam fıstığı üretiminin yüzde 80’i, dünya üretiminin ise yüzde 10’u Kozak Yaylası’nda gerçekleşmektedir. Yaklaşık 10 bin kişi geçimini çam fıstığı üretiminden karşılamaktadır. Kozak Yaylası’nda 10 yıldır çam fıstığı üretimi inanılmaz düşmüş durumda. Bunun birçok nedeni olabilir ama en büyük etkeni Çukuralan bölgesindeki madencilik faaliyeti. 10 yılın sonundaki bilanço Kozak Yaylası’nda büyük bir ağaç katliamı yaşanıyor. Köyler uzun yıllarca refah seviyesinde yaşarken şu anda çok ciddi şekilde geçim sıkıntısı yaşıyor. Kozak’ta üretimde yüzde 90 bir düşüş var. Nasıl olsa verim yok köylüler çam fıstığı ağaçlarını kendileri keser bizde uğraşmayız Kozak Yaylası’nı tamamen madencilere veririz gibi bir amaç mı var ya da bunu mu bekliyorlar? Bunu bekliyorlarsa gerçekten yanılıyorlar. İncirin, zeytinin araştırma enstitüsü varken ihracatıyla yüksek bir katma değer elde edilen çam fıstığına karşı böylesi bir tutumu anlamak mümkün değil. Üstelik de Kozak yaylası dünyanın en kaliteli çam fıstığının üretildiği ve en çok üretim yapılan bölgesiydi. Böylesi önemli bir ihraç ürününün enstitüsünü kurmaktan daha doğal ne olabilir? AKP ve MHP enstitü açılmaması için resmen sözleşmiş durumda. Kozak köylüsü bunu hak etmiyor” ifadelerini kullandı.