Devlet haksız rekabete yol açar mı?
YALÇIN KARATEPE YALÇIN KARATEPE

Bankacılık teknolojilerindeki gelişme ile birlikte pek çok finansal işlemi yapmak kolaylaştı. Bunlardan birisi de vergi ödemelerinizi çalıştığınız herhangi hesabınızın bulunduğu bir banka üzerinden kolaylıkla yapabilmenizdi. Yılbaşından itibaren özel bankalar üzerinden vergilerinizi ödeyemeyeceksiniz. Artık vergi ödemek için ya kamu bankalarına gideceksiniz ya da vergi dairelerine ödeme yapacaksınız. Başka seçeneğiniz kalmayacak.

Bloomberg HT’de yer alan haberde “Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından sektördeki tüm özel bankalara gönderilen yazıda, özel bankaların, merkez, şube, internet bankacılığı, ATM, telefon bankacılığı dâhil her türlü kanal aracılığıyla yaptıkları vergi tahsilatı uygulamalarının 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren sona ereceği” belirtildi. Haberde yer alan “özel bankalar” ifadesine dikkat çekmek isterim. Onlar aracılık edemeyecek ancak kamu bankaları vergi tahsilatı yapmaya devam edecekler.


İlginç bir karar değil mi? Vergi ödeyen milyonlarca vatandaşın hayatını zorlaştıracak bir karar. Oysa vergi toplayanların vergi ödemesini kolaylaştırması gerekir. Zaten böyleydi de!

İktidarın hem vergi tahsilatını daha kolay yapabilmek hem de vatandaşın vergi ödemesini kolaylaştırma imkânı sunan bu sistemden vazgeçmesi anlaşılabilir değil.

Peki, soralım özel bankaların vergi ödeme hizmetine aracılık etmesinin engellenmesinin nedeni nedir?

Bu soruyu yanıtlayabilmek için mevcut sistemin nasıl çalıştığına bakmak lazım. Yılsonunda bitecek olan sistemde hesabınızın olduğu herhangi bir bankadan vergi ödemelerinizi yapabiliyorsunuz. Banka ödemenize aracılık ettiği vergi tahsilatı için sizden herhangi bir komisyon ya da ücret talep etmiyor. Bankalar bu hizmetten nasıl fayda sağlıyorlar? İki yoldan; birincisi bu hizmeti sunma kolaylığı nedeniyle müşteri kazanıyorlar ve kazandıkları müşterilere diğer bankacılık ürünlerini sunma ve buradan gelir elde etme imkânına sahip oluyorlar. Örneğin mevduat hesabı, kredi, kredi kartı kullanımı gibi hizmetler. Dolayısıyla müşteriye sunulan toplam hizmetler üzerinden elde edilen gelire bakıyorlar. İkinci gelir kaynağı ise tahsil ettikleri vergileri ortalama iki gün valörle Maliye’ye aktarıp bu süre içerisinde o paranın kullanımından gelir elde ediyorlar. Tahminim odur ki özel bankalar valörün bir güne indirilmesine bile razı olmuşlardır. Ancak Maliye buna rağmen özel bankaların vergi ödemelerine aracılık etmesini yılsonu itibariyle sonlandırıyor.

Bu durumda mükellefler vergi ödemek için ya bir kamu bankasında hesap açıp vergileri oradan ödeyecekler ya da vergi dairelerine doğrudan yatıracaklar. Vergi dairelerine ödeme yapmak pratik olmayacağı için tercih kamu bankaları üzerinden ödeme yönünde olacaktır. Bunun için de önce kamu bankalarında hesap açılması gerekecektir. Diğer bir ifade ile Maliye vergi mükelleflerinin kamu bankalarıyla çalışmasını bir anlamda zorunlu kılıyor. Bu, aslında, bazı bankaların bir grup hizmeti sunmasını engelleyerek, bankacılık sektöründe kamu bankaları lehine haksız bir rekabetin ortaya çıkmasına da yol açacaktır.

Bu karardaki amaç kamu bankalarının daha fazla gelir etmesini sağlamaktır. Bu nasıl olacak? Öncelikle yeni müşteri kazanacaklar. Onlara diğer bankacılık ürünlerini de satabilecekler. Ama bunun dışında da kamu bankalarına gelir sağlayacaklar. Örneğin vergi tahsilatı ile tahsil edilen paraların Maliye’ye aktarılması arasındaki valör, mesela, bir haftaya çıkarılırsa bu kamu bankaları açısından ciddi bir gelir kalemine dönüşür. Rekabet de ortadan kalkacağı için, kamu bankalarının vergi ödemelerine aracılık etmek için bir bedel talep etmelerinin de önü açılmış olacaktır. Örneğin her ödeme için sabit ya da oransal bir işlem bedeli ödenmesi zorunlu kılınabilir. Bu da kamu bankaları için başka bir gelir kaynağı olur.

Kredi hacmini iktidarın taleplerine uygun olarak artırmayan özel bankalara fatura kesilmeye devam ediyor.

cukurda-defineci-avi-540867-1.