birgün

14° PARÇALI BULUTLU

SAĞLIK 07.04.2020 12:08

‘Dezenfektan tünelleri’ ne kadar sağlıklı? Uzmanlar yanıtladı

Koronavirüs vakalarının ortaya çıkmasıyla birlikte belediyelerin ‘geliştirdiği’ dezenfektan tünelleri yaygınlık kazanmaya devam ederken uzmanlar ise ‘sağlık’ uyarısı yaptı

‘Dezenfektan tünelleri’ ne kadar sağlıklı? Uzmanlar yanıtladı

Türkiye’de koronavirüs vakalarının ardından belediyeler tarafından kurulan ve özel karışımlı 360 derecelik solüsyon buharı ile kıyafetlerin üzerindeki olası bakterileri temizlediği iddia edilen dezenfeksiyon tünellerinin sağlık açısından risk oluşturduğu belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazım Ercüment Beyhun, dezenfeksiyon tünellerinin tedbirlerin ihmal edilmesine neden olabileceği uyarısında bulundu. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası da dezenfektan tünellerinin insan sağlığı için tehdit oluşturduğunu belirtti. Bazı yurttaşlar ise dezenfeksiyon tünelleri hakkındaki tartışmalara tepkili.

BİRÇOK YERE YAYILDI

Ordu’da Büyükşehir Belediyesi tarafından koronavirüs salgınına karşı yerli ve milli imkanlarla ‘Aircor 52’ adı verilen dezenfeksiyon tüneli tasarlanarak, marka tescili için başvuru yapıldı. Kent merkezinde 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'na kurulan 5 metre uzunluğunda bir kabinden oluşan tünel, otomatik sensörler aracılığı ile devreye girerek, özel karışımlı 360 derecelik solüsyon buharı salıyor. İçinden geçen vatandaşların kıyafetlerindeki zararlı bakterileri temizlediği savunulan tünel, bazı kentlerde de kuruldu. Türkiye geneline yayılan dezenfeksiyon tünellerinin insan sağlığı açısından ise zararlı olduğu belirtiliyor.

PROF. DR. BEYHUN: KİMYASALLAR CİLDİ ETKİLEYEİLİR

Trabzon KTÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazım Ercüment Beyhun, dezenfeksiyon tünelinden geçerek spreyleme yoluyla dezenfekte olmanın hasta bir kişiyle karşılaşılması durumunda etkisi olmayacağını söyledi. Dezenfeksiyon tünelinden geçenlerin yoğun şekilde dezenfektana maruz kaldığını ve bunların kıyafetlerden saç diplerine kadar insan bedeninde açıkta olan her yere bulaştığını kaydeden Prof. Dr. Beyhun, "Nasıl bir dezenfektan maddeyi gıda maddesine bulaştırıp yediğimizde ağız içerisindeki flora dediğimiz hâkim mikroorganizma yapısını bozuyorsa, insanların ciltlerinde de bu olabiliyor. Bu kimyasal maddelerin ciltte etkileşmesine bağlı olarak çeşitli olumsuz sonuçlar doğurabilir” dedi.

‘SAĞLIK RİSKLERİ İÇERİYOR'

Bu tür yerlerin insanları bir arada toplanmasına olanak sağlayıp, koronavirüs gibi solunum yoluyla bulaşan çeşitli hastalıkların yayılmasına ortam oluşturacağını söyleyen Beyhun, şu uyarılarda bulundu: "Bu uygulama insanlarda ‘yalancı iç rahatlatma’ duygusu yaratarak, alınması gereken tedbirlerin yeterince alınmamasına neden olabilecek. Bu kimyasalların cilde, ele, yüze, göze sinmesi neticesinde insanları bunların etkisine de bırakmış oluyoruz. O yüzden pratik olarak çok faydası olduğunu düşünmüyorum. Oradan geçen kişinin kimyasal maddeye duyarlılığı olabilir. Buna bağlı olarak ani nefes darlığı, astım atağı tetiklenmesi ya da o kimyasal maddeye karşı bronşlar ani tepki verip nefes darlığı gelişebilir. Bu uygulama, kendi içerisinde de birtakım sağlık riskleri içeriyor."

dezenfektan-tunelleri-ne-kadar-saglikli-uzmanlar-yanitladi-712383-1.

TMMOB: İNSAN SAĞLIĞI İÇİN TEHDİT

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu da, dezenfektan kabinlerinin kimyasalların kontrolsüz bir şekilde kullanılmasından kaynaklı olarak insan sağlığı için tehdit oluşturduğunu açıklayarak, belediye ve firmaların bina girişlerine kurdukları kabinlerin püskürtme sistemiyle çalışmasından kaynaklı olarak tüm yüzeylere temas etmeyeceğini ve dezenfekte sağlamayacağını belirtti. Dezenfektan kabinini ilk kullanmaya başlayan Beylikdüzü Belediyesi'nin doktoru Hüseyin Atabay ise kabinlerde hastanelerde kullanılan el dezenfektanından farklı bir şey olmadığını söyledi.

"SOLUNDUĞUNDA VE CİLDE TEMAS ETTİĞİNDE ZARAR VEREBİLİR "

Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi adına konuşan Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Gürkan Ergin, "Dezenfektan kabinleri kimyasalların kontrolsüz bir şekilde kullanılmasından kaynaklı olarak insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır. Kimyasalların doğru kullanılması için dozu ve amacına uygun olarak kullanılması son derece önemlidir. Bu kabinlerde dozu kontrol etmemiz pek mümkün değildir. Bununla ilgili de bir çaba görmüyoruz. Kimyasallar solunduğunda ve cilde temas ettiğinde zarar verebilir. Çeşitli dezenfektanlar bu yüzden sağlık için tehdit oluşturmaktadır" dedi.

"GÖZ VE BURUNLA TEMAS ETMESİ TEHLİKE OLUŞTURABİLİYOR "

Dezenfektanın göz ve burunla temasında tehlike oluşturacağını söyleyen Ergin, "Dezenfekte süresi 20 ila 30 saniye civarında olmalıdır. Takip ettiğimiz kadarıyla 3 saniye ila 60 saniyede işlemin tamamlandığını iddia edenler de var. Kabinlerde hangi tür dezenfektan kullanıldığı açıklanmadığı için içeriğini bilmiyoruz. Bazı firmalardan aldığımız bilgiye dayanarak hidrojen peroksit solüsyonlarının kullanıldığını gördük. Bu solüsyon mevcutta zaten vücut ve yüzey temizlemekte farklı oranlarda kullanılıyor. Göz ve burunla temas etmesi tehlike oluşturabiliyor. Yüksek oranlarda kullanılması insana zarar verecektir. Düşük oranlarda ise insanları dezenfekte etmeyecektir" şeklinde konuştu.

"ALKOL BAZLI DEZENFEKTANLAR YANICI VE PATLAYICI ÖZELLİKTEDİR"

Dezenfektanların yanıcı özelliği olduğunu belirten Gürkan Erkin, "Kabinlerde yanıcı ve parlayıcı dezenfektanlar kullanılırsa yangın ve patlama oluşacaktır. Alkol bazlı dezenfektanlar yanıcı ve patlayıcı özelliktedir. Ortamdaki yanıcı madde yeterli konsantrasyona ulaşırsa bir tutuşma kaynağı ile yangın ve ya patlamalar oluşabilir. Bu yüzden bu tür bir tehlikede ortaya çıkacaktır" diye konuştu.

Dezenfektanların çok kullanımının çevreyi kirleteceğini ifade eden Ergin, "Kabinlerin kullanımı insanların üzerinde bir rahatlama etkisi de yapabilir, eve geldiklerinde bu kıyafetler için anlatılan kurallara uymayabilirler. Belediyelerin bu kabinler dışında yerlere su, sabun vs. gibi farklı dezenfektanlarla yıkaması çok anlamlı değil. Bu dezenfektanların çok kullanımı anlamına geliyor ve bu da çevreyi kirletiyor. Ayrıca virüs ile mücadeleye de bir katkısı yok. Belediyeler özellikle insanların temas ettikleri yerleri fazla kimyasal kullanmamak şartıyla dezenfekte edebilirler" dedi.

"HASTANELERDE KULLANILAN EL DEZENFEKTANINDAN FARKLI BİR ŞEY YOK"

Dezenfektan kabinin ilk olarak kullanmaya başlandığı Beylikdüzü Belediyesi'nin doktoru Hüseyin Atabay ise "Kullanılan kabinde özellikle piyasada bilinen dezenfektanları kullanıyoruz. İçinde herhangi bilinmeyen insan sağlığına zararlı bir madde kullanmıyoruz. Yıllardır hastanelerde kullanılan bildiğimiz el dezenfektanından farklı bir şey yok. Çok uzun süre maruz kalındığında olabilir ama burada içinden hemen geçiyorsunuz ve koronavirüse karşı üzerinize yapışmış bir partikül varsa bunu minimuma indirme konusunda yardımcı oluyor" şeklinde konuştu.

Kurulan dezenfektan kabini hakkında bilgi veren Hüseyin Atabay, "Koronavirüs için öncelikle ilk yol kesmeye çalışıyoruz. Kabinden geçerek dışarıdan gelebilecek ilk yükü azaltmaya çalışıyoruz. Virüste yük çok önemli, bir virüsle bulaşma olmuyor en az 10 bin virüs gerektiğini söylüyor uzmanlar buna bağlı olarak burada büyük bir kısmını indirgemeye çalışıyoruz. Kullandığımız kabinde ilk girişteki yükü azaltıyor, özellikle ayak, baş ve boyun kısmını dezenfekte ederek koruma sağlıyor. Kabin içerisinde gözlerin kapanması gerekiyor, normal yürüme hızında devam edilerek geçiliyor bekleme yapılmıyor, o sırada göze kaçmaması gerekiyor. Geçildiği sırada solunacak bir vakitte olmuyor. İnsanlar solumadan geçiyor ve herhangi bir yan etki oluşturmuyor. Uzun süre içerisinde kalınırsa ancak o zaman yan etkileri görülebilir" dedi.

KULLANANLAR NE DİYOR?

Ordu’da dezenfeksiyon tünelinden geçmeye devam eden vatandaşlar ise herhangi bir zararıyla karşılaşmadıklarını belirtiyor. Dezenfeksiyon tünelinden geçen Ayhan Türkyılmaz, "Tartışmalara katılmıyorum, buraya kurulan dezenfekte tüneli faydalı. Faydalı olmayan şeyi zaten buraya koymazlar. Her gün 4 kez geçiyorum buradan, zararını görmedim faydasını gördüm” dedi. Tünelden sürekli geçtiğini belirten Kenan Yıldırım ise, "Buradan günde en az dört kez geçiyorum, hiçbir zararını görmedim. Zararı nedir yani, söylesinler” diye konuştu.

Eşinin de tünelden geçmek istediğini fakat 65 yaş üstü olduğu için getiremediğini belirten Ahmet Cemal Özkan da, "Gerekli olmasa buraya yapılmazdı, iyi oldu sağ olsunlar. Ben sürekli gelip geçiyorum. Bazıları farklı düşünüyor ama. Hanım 65 yaş üstü, dışarıya çıkamıyor. Hanım ‘keşke ben de geçsem oradan’ diyor. Gayet faydalı bir şey” ifadelerini kullandı.

Kemal Tekneci’de “Çarşıya indiğim an buradan geçiyorum. ‘Zararlı olduğu’ yönünde şeyler duydum. Zararlı olacağını düşünmüyorum. Bu belediyenin koyduğu bir şey. Bütün millet buradan geçiyor. O zaman bütün millet hasta olması lazım. Kafalarına göre de bunu koymazlar, bir bildikleri vardır” diye konuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız