Google Play Store
App Store
Die Linke temsilcisi Kassel Konferansı’nı anlattı: Koalisyon ortaklığı eğilimi yok

Jan Grewe-Junge Welt Gazetesi*

Alman Sol Partisi Die Linke, Kassel şehrinde parti politikalarına yön verecek olan bir strateji konferansı gerçekleştirdi. Gelecek dönemde Sosyal Demokrat ve Yeşiller ile kurulabilecek ittifak ve koalisyon olasılıkları konferansın belirleyici gündemini oluşturdu.

Parti içinde yer alan platformlardan birisi olan Komünist Platformun sözcüsü Ellen Brombache ile Kassel Konferansını konuştuk.

Parti, Kassel’da bir strateji konferansı gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl alınan seçim yenilgilerini de göz önüne alırsak -ki gelecek tartışması da bu zemin üzerinden yürüyecektir- partinin stratejisi geçtiğimiz hafta sonuna oranla hangi konulara ne oranda bir açıklık getirdi?

İki konu stratejik açıdan daha açık hale geldi. Bir sonraki federal seçimler sonrası sosyal demokratlar ve Yeşiller ile birlikte olası bir koalisyonun ortağı olmaya yönelik parti içinde fikir birliğine dayanan, ağırlıklı bir eğilimin olmadığı açığa çıktı. Bu konuya dair şüpheler ve itirazlar daha işitilir bir biçimde dile getirildi. Diğer bir açıklık getirilen konu ise partinin yeniden bir program tartışma ve kongresine gitmek istemediği yönünde. Sonucun farklı olabileceğine dair konferans öncesi ciddi endişelerimiz olmasına rağmen konferans sırasında parti içindeki pozisyonların farklılığı daha açık bir hale geldi. Strateji ancak bunun üzerine inşa edilebilir.

Parti içinde koalisyon hükümetleri ortağı olmaya karşı çıkan tek ses size mi ait yoksa bu konuyu strateji tartışmaları dışına taşımayı düşünen başka gruplar var mı?

Bu konuda parti içi güç dengelerini tam anlamıyla doğru değerlendirmek çok kolay değil. Öte yandan politikada ortak sesin ne olduğunun da farkındayım. Konferansta açığa çıkan herhangi bir iktidar ortaklığından yana baskın, kesin bir eğilimden bahsedemeyiz. Aksi takdirde haziran ayında yapılacak federal seçimlerde şansımız çok düşük olurdu. Komünist platform parti içinde hükümet ortaklığı konusunda ki karşı tavrında yalnız değil. Her şeyden önemlisi parti tabanında yoldaşlarımız meseleye şüpheyle yaklaşıyorlar. Bu sese kulak verilmeli ve Kassel konferansından sonra bu o kadar da zor değil.

CDU (Hristiyan Demokratlar) ve FDP (Liberal Demokrat Parti)’nin AFD (aşırı sağcı Almanya için Alternatif Parti) ile ittifaklar kurması zaman meselesi gibi görünüyor. Böyle bir durum dahilinde, Die Linke’nin sağcı bir koalisyona karşı Sosyal Demokrat ve Yeşiller’e yaklaşması gerektiği iddialarına ne diyorsunuz?

Bu gerçekten zor bir soru. Benim için öncelik eyaletler düzeyinde değil, federal düzeyde. Huzursuz bir dünyada yaşadığımızı vurgulamak çok önemli ve büyük bir savaş tehdidiyle karşı karşıyayız. Bu ülkenin parlamentosunda barış için tek ve anlamlı pozisyonu savunabilecek yegâne parti Die Linke. Eğer koalisyon ortağı olursak NATO ve AB’nin militarist görevlerine boyun eğmek zorunda kalabiliriz. Bu devletin temel mantığıyla ilgili. Bu yüzden Sosyal Demokrat ve Yeşillerle gerçekleştirilebilecek bir ittifakın getirilerine karşılık kaybedeceklerimizin faturası çok daha büyük olabilir.

Dışarıdan bakılınca Kassel Konferansında yeni bir söylem olarak ‘Sosyal, ekolojik bir dönüşüm’ savaş ve barış gibi konulardan daha çok konuşuldu.

Bu doğru, fakat barış politikası için yapılanlar konferans öncesi verilen çabalarında en başında geliyor. Kassel Konferansı’nda da sıkça dile getirildi ve konuya ilişkin sunumlar yapıldı.

Haziran ayında Erfurt’ta gerçekleşecek olan parti kongresinde ne gibi tartışmalar yaşanacak?

Tartışma noktaları açığa çıktı. Programın gündelik hayatta uygulanıp uygulanmayacağı belirleyici olacaktır. Şu anda olduğu gibi parti içinde bir mücadele hep vardı. Erfurt kongresinde parti yönetimi yeniden şekillenecek. Kişiler politikada her şey demek değildir ama oynadıkları rol inkâr edilemez. Kongre gündemi önemli olacak. Daha belirgin bir savaş karşıtlığı ve daha açık bir antifaşist mücadele, sosyal ve çevre mücadelesi ile bütünleşmelidir . Bütün bunlar bizim antikapitalist bir pozisyonumuza ilişkin. Bu ülkede öbür türlü yeterince parti var.

*Çeviri: Gencay Sözüdoğru