birgün

8° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 18.02.2020 14:27

Dikenli tellerle çevrilen kaçak hastane kapatıldı

Savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin tedavi olduğu kaçak hastane kapatıldı. Dikenli tellerle çevrili olan binada günde 25 göçmenin 30 lira karşılığında muayene olduğu

Dikenli tellerle çevrilen kaçak hastane kapatıldı

Adana'da polis, savaştan kaçarak, kente gelen Suriyeli göçmenlerin tedavi olduğu 'kaçak hastane'yi kapattı. Çevresi dikenli çitlerle çevrilen ve güvenlik kameralarıyla korunan 'kaçak hastane'de günde 25 Suriyelinin 30 liraya muayene olduğu ortaya çıktı.

Seyhan Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro ekipler, ülkelerindeki savaştan kaçıp kente yerleşen Suriyeli bir kişinin 3 katlı bir evde yine Suriyeli kişileri muayene ettiği ihbarını aldı. Seyhan İlçesi Mirzaçelebi Mahallesi'ne araştırma yapan polisler, çevresi dikenli tel ve demir kapılarla çevrilen evi sardı.

Eve baskın düzenleyen polisler, hastaneye çevrilen evin giriş katındaki bekleme odasında bulunan kadın ve çocukları gördü. Daha sonra üst katlara çıkan polis, her katı ayrı bir laboratuvara çevrilen binada detaylı arama yaptı. Odalarla bulunan dolapların üzerinden geçen elektrik kablolarını inceleyen ekipler, gizlenen tuşa basınca kilidin mekanizmasının devreden çıkmasıyla hareket eden dolabın arkasındaki duvarın kırıldığı ve buraların laboratuvara dönüştürüldüğü görüldü.

MÜHÜRLENDİ

Her katta ayrı hastalığın tedavi edildiği 'hastane'de ayrıca çok sayıda sedye, Suriyelilere yapılan labaratuvar sonuçları, kan tahlili sonuçları, tahlil raporları ele geçirdi. Sahte doktorları yakalamak için harekete geçen polis, tedavi amaçlı gelen Suriyelileri de binadan çıkardı. Polis, 'hastane'de çalışan, Muhammet A. (36), Kafe Şeyh M. (44) ve Shadi Alahmad A.'yı (44) gözaltına aldı. Şüphelilerden Kafe Şeyh M. ve Shadi Alahmad A.'nın kaçak binada doktor olarak çalıştıkları öğrenildi. 3 katlı bina ekipler tarafından mühürlendi. Doktor olduklarını söyleyen kişiler ise bunu doğrulayan belge gösteremedi.

Yapılan aramalarda 3 sedye, 3 stetoskop, 1 ateş ölçer, 1 bebek tartı cihazı, 2 kürtaj çubuğu, 1 tansiyon cihazı, 9 jetokain enjektör, 1 hasta kayıt defteri, 1 ultrason cihazı, 1 EKG cihazı, 1 nebulizatör, 1 otomatik tansiyon cihazı, 2 speculum vajina çubuğu, 2 bin enjektör, 1 laptop, 1 yazıcı, 1 mikroskop cihazı, 1 şeker ölçer, 6 bin 620 kutu tıbbi ilaç ele geçirildi. Burada tedaviye gelen Suriyelilerin ifadelerini alan polis, kaçak hastanede her türlü hastaya bakıldığını söyledi.

Olayın ardından tıbbi malzemelerin boşaltıldığı bina kapatıldı. Polis, evin dikenli çitlerle çevrildiğini ve etrafında olup bitenlerin, yerleştirilen güvenlik kameralarıyla izlendiğini ortaya çıkardı. Suriye'de doktor olduğunu söyleyen Kafe Şeyh M. ve beraberindeki Muhammet A. ile Shadi Alahmad A. adlı kadın, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Şüpheliler, emniyetteki sorgularında, binada hasta bakmadıklarını, isminin 'İbrahim' olduğunu bildikleri Suriyelinin hastalara baktığını ve kendilerinin de burada çalıştığını söyledi. Baskın anında muayene olmak amacıyla gelen Suriyeliler de 'kaçak hastane'ye tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için geldiklerini iddia etti.

1 AY BOYUNCA TEDAVİ OLMAYA GELMİŞ

DHA'da yer alan habere göre binanın kapatılmasının ardından tedavi olmak amacıyla gelen bir göçmen, demir kapıyı çaldı. İçeride kimsenin olmadığını görünce gazetecilere, "Ben buraya çocuklarımın ilaçlarını almaya geldim" dedi. 1 ay boyunca tedavi olmak için 'kaçak hastane'ye geldiğini anlatan göçmen, "Suriyeliyim, ne olduğunu bilmiyorum, 1 aydır buraya çocuklarım ve kendim gelip muayene oluyorduk" diye konuştu.

3 katlı binanın sahibi ise "Ben bu evi 5 ay önce yıllık 8 bin liraya, Suriyeli aileye verdim. Kendileri bana evde bazı tadilatlar yapacaklarını söylediler. Evin bütün duvarlarını kırmışlar, çevresini kale gibi çevirmişler" dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız