birgün

14° AÇIK

Diktatöre meydan okuyan cesur âşık

Naziler, karısıyla ilişkisini kestiğini açıklamasını istediler. Kabul etmedi. Toplama kampına yollandı. Sevdiği kadını bir daha hiç görmedi

GÜNCEL 09.11.2015 10:00
Diktatöre meydan okuyan cesur âşık
Abone Ol google-news

Mustafa K. Erdemol- kemalerdemol@yahoo.co.uk

Omuz hizasından kaldırılıp ileriye uzatılan bu binlerce uğursuz kol, az önce stadyuma girmiş olan faşist lideri selamlıyor. 1930’larda Alman Nasyonal Sosyalist Partisi’nin kullandığı, daha sonra aynı partinin iktidarı boyunca tüm Alman vatandaşlarını zorunlu tuttuğu bir selamlamaydı bu. Faşist lidere, onun partisine, onun ‘ulusuna’ bağlılığın göstergesiydi.

Bu uğursuz selamlamayı yapanların bir bölümü gerçekten o lidere inananlardan, ama büyük bir bölümü de, muhtemelen korkudan, Ertuğrul Özkök misali ‘fabrika ayarlarına dönerek’ inanıyormuş gibi gözükenlerden oluşuyor. Sonuçta hangi nedenle olursa olsun omuz hizasından ileriye uzatılmış binlerce kol var işte. Berlin Olimpiyatları’nın yapıldığı stadyum burası, yıl 1936. Hitler denen alçağın ‘beyaz ırkın üstünlüğünün’ kanıtlanacağını umduğu ama siyah sporcuların elde ettiği başarılarla deyim yerindeyse şapa oturduğu o meşhur olimpiyat oyunlarının sergilendiği stadyum.

Bu binlerce uğursuzun tam ortasında istifini hiç bozmadan duran, zamanın korku iklimine meydan okuyan, Hitler destekçisi yüzlerce ‘ak koyun’ içindeki o ‘kara koyun’ August Landmesser adlı onurlu mu onurlu bir adam. ‘Yüzde yüz Alman kanından’ üstelik.

Tabii ki yaptığı iş cesaret isteyen türden. Kolay mı dönemin muktedirine ‘saygısızlık’ sayılacak böyle bir tutum alması? O stadyumda ne işi vardı, neden gitmişti bilinmiyor. Çok uzun zamandır hedefi haline geldiği Nazilerden uzak durması gerekirken, herkesin ortasında bu çılgınca meydan okuyuş neden?

Bunu yaptıran aşk

Landmesser, Birinci Dünya Savaşı’ndaki ağır yenilginin ‘milli duygularını’ incittiği on binlerce Alman gibi Hitler’den etkilenip, henüz önemsiz bir partiyken, 1931 yılında Nazi partisine katılmış biri aslında. Ülkedeki politik değişimin bu partiyle olacağına inandığı dönemdir o dönem. İçi de pek rahat değildir ama. Kimi görüşlerini aşırı bulduğu partiden atılması fazla zaman almaz.

Partiye üye olduktan iki yıl sonra gördüğü Yahudi kızı Irma Eckler’e çok âşıktır. 1935 yılında evlenmek için Hamburg’da yaptıkları başvuruları yeni yürürlüğe girmiş olan Nuremberg Yasaları uyarınca reddedilir. Yahudilerle evlenmek yasaktır çünkü. Beraber yaşamayı sürdürürler tabii. Kızları Ingrid aynı yılın ekim ayında dünyaya gelir.

Koşullar gittikçe ağırlaşmaktadır. Eckler ile kızını da alıp, 1937’de Danimarka’ya geçmek isterken sınırda gözaltına alınan Landmesser’e ‘Alman ırkını kötüleme, itibarsızlaştırma’ suçlamasıyla yine Nuremberg Yasaları uyarınca dava açılır. Bir yıl sonra söz konusu suçlamadan beraat eder. Soruşturmalardan, izlenmekten tamamen kurtulması için karısı Eckler ile bir ilişkisinin kalmadığını söylemesini ister Naziler. Kabul etmeyince 1938’de yeniden tutuklanıp, üç yılını geçireceği toplama kampına yollanır. Karısı ile yeni doğan kızını bundan sonra hiç ama hiç göremez. Çünkü Gestapo karısı Eckler’i de ikinci kızına hamile iken tutuklayıp toplama kampına yollamıştır. Eckler’in 1942 yılında, Nazilerin kendi aralarında ‘ötenazi merkezi’ diyerek söz ettikleri o kampta ölen 14 bin kişiden biri olduğuna inanılıyor.

Landmesser’in toplama kampından salıverildikten sonra, 1944’de askere alınmadan önce birkaç işte çalıştığı sanılıyor. Kesin olan ise Hırvatistan’daki bir askeri operasyonda kaybolduğudur.

İşte bu fotoğraftaki o cesur adam, başına gelecekleri bilmesine rağmen, faşist diktatöre meydan okuyacak kadar cesur bir âşıktı. Sevdiği kadın, ‘âşık olduğu tüm değerlerini temsil eden’ kadındı. O değerlerin verdiği cesaret ancak birini bu kadar cesur kılar.

Zaman zaman bu tür vefalı tutumları olan tarih, Landmesser’in de kaybolup gitmesine izin vermedi. Böylelikle bir zamanlar ‘Alman ırkını itibarsızlaştırmakla’ suçlanan bu onurlu adam, tek başına ulusunun ‘itibarı’na dönüştü. Bu fotoğraf o ölümsüz anın kaydıdır.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun