Google Play Store
App Store

Dilovası’ndaki iş cinayetine ilişkin ikinci iddianame mahkemeye sunuldu. İşyerinin üretim yaptığı büyük markalar yine dosyada yer almadı. Atölyede tek bir güvenlik önleminin dahi bulunmadığı kesinleşirken Av. Kaynun “büyük patronlar”ı hatırlattı, eksikliklere dikkati çekti.

Dilovası iddianamesi yine eksiklerle dolu: Çocukları öldüren büyük patronlar nerede?
Fotoğraf: BirGün

Melisa AY

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te meydana gelen ve 3 kız çocuğu, 3 kadın ve 1 erkek işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiği Ravive fabrika yangınına ilişkin ikinci iddianame hazırlandı. Gebze 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin, savcılığa iade ederek eksikliğin giderilmesini talep ettiği iddianame, yeni delil ve raporlarla yeniden mahkemeye sunuldu.

İddianamede, işçilerin bu markalara üretim yaparken öldüğü Zara, Rebul, Koton, Victoria's Secret yine yer almadı.

Patlamanın meydana geldiği gün işyerinde bulunan 13 kişiden sadece 1'inin sigortalı çalışan olduğu, çocuk yaştakiler dahil işçilerin kayıt dışı çalıştırıldığı ve işyerinde gerekli tek bir işçi sağlığı ve iş güvenliği önleminin dahi alınmadı, yeni iddianamede de yer aldı. Bilirkişi raporlarına göre ne yangına güvenli ortam oluşturuldu ne de işçilerin tehlike anında tahliyesini sağlayacak tek bir kaçış noktası tespit edilebildi.

Kaçak elektrik tesisatı, kaçak kat tespit edilen binada alarm sistemi ve yangın söndürmeyi sağlayacak sprinkler hattı olmadığı bilgisi de yer aldı.

Yeni iddianamenin hukuken iş cinayetinde ihmal ve kasıt boyutlarını sağlamlaştırdığı görülse de ailelerin avukatlarından Onur Fırat Kaynun, "Görünürde 'yeterli' olan iddianame baştan eksik bırakıldı" dedi.

BÜYÜK PATRONLAR NEDEN YER ALMADI

İddianamenin iadesinin sebepleri arasında, Ravive ve Lykke şirketlerinin, kimlere fason üretim yaptığı ve kimlerden hammadde temin ettiğinin araştırılmaması yer almıştı. Büyük patronları açığa çıkaracak ve tanıkların da anlattığı üretim yapılan şirketler, yeni iddianamede de yer almadı.

Av. Kaynun, "Savcılık bugün basından öğrendiğimiz iddianame içeriğinde bu yönde hiçbir araştırma yapmamıştır. Bu haliyle iddianamenin iadesi kararına uymadan eksik soruşturmayla yeniden iddianame düzenlenmiştir. Hem Ağır Ceza Mahkemesi kararında hem de biz müşteki ailelerinin avukatları tarafından dile getirilen bu eksiklikler açıkça sermayenin kollanması ve mahkemelerden kaçırılması anlamına gelmektedir. Bu büyük şirketlerin denetim ve gözetim yükümlülüğünü kasten yerine getirmemeleri dikkate alınmaksızın sadece 'küçük' patronların yargılanması daha en başından adil bir yargılama yürütülmesinin önündeki engel olarak önümüze çıkıyor" dedi.

KAÇMAYA ÇALIŞTIKLARI KESİNLEŞTİ

Oransallar hakkında olası kastla ceza istemi de iddianamede büyük patronlara değinilmemesini örtemedi. Kaynun, yargılamanın iş cinayeti düzenini durdurmaya yönelik emsal teşkil etmeyeceğini ifade ederek şöyle konuştu: "İddianame bu haliyle olası kastla ceza istenen ve yeterli bir iddianame gibi gözükse de kamu görevlileri hakkında halen daha soruşturma izni dahi istenmemiş olması, yine katliamın gerçekleştiği şirketin taşeronluğunu yaptığı piyasa devi şirketin yetkililerin soruşturma ve iddianamede yer almaması bu davayı da baştan eksik bırakmıştır. Kamu görevlileri ve sermayedarların cezasızlık politikası ile yargıdan kaçırılması ülkede yine işçilerin, emekçilerin ve tüm vatandaşların her an başka katliamlara kurban gideceğini göstermektedir."

İlk iddianamende Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) "suçtan zarar gören" olarak yer alması, iddianamenin iade sebebi olmuştu. Yeni iddianamede SGK'ye mağdur olarak yer verilmedi. Ravive'ye hizmet veren iş sağlığı güvenliği firması Küresel OSGB ile elektrik hattının planlama ve inşasında görevli Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ'ye (SEDAŞ) ilişkin tespitler de iddianameye dahil edildi. Yeni iddianamede ayrıca, patron İsmail ve Altay Ali Oransal'ın dayıları Ali Osman Akat'ın, yeğenleri için hazırladığı "kaçma planı" da detaylandırıldı. Burada suçluyu kayırma suçlaması yöneltilen şüpheliler hakkındaki deliller de sağlamlaştırıldı.

İSTENEN CEZALAR BELLİ OLDU

İşyerinin esas sahibi olan ve iş cinayetinden sonra tutuklu bulunduğu cezaevinde ölen Kurtuluş Oransal'ın oğulları İsmail ve Altay Ali Oransal ile gelin Aleyna Oransal ve Lykke'nin ortağı Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme"den ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İş güvenliği uzmanları ve mal sahipleri de iddianamede "bilinçli taksir"le suçlanırken Dilovası Belediyesi ile SEDAŞ'ın dosyalarının ayrıldığı öğrenildi.