Dışarıdan içeriye mektuplar: Hiçbir zaman bu kadar baskı altında değildik
İçeridekiler masum, dışarıdakiler öyle değil gibi. “Bu da geçer” diyeceğim. Kenan Evren devrinde cezaevinde yattım ama böyle bir hukuk sistemi yoktu.

Müjdat Gezen - Oyuncu
Sevgili hepiniz,
Böyle ‘hepiniz’ sözcüğünü kullanınca ‘Üç Silahşorlar’ geldi aklıma. “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” derdi ya… Nedense Üç Silahşorlar dört kişidir, değil mi? Athos, Porthos, Aramis ve araya D'Artagnan da girer. Aslında biz 4, 40, 400, 4 bin, 4 milyon, 40 milyon, 85 milyon gibi çoğalacak durumdayız. Bu bir gün nasıl olsa olacak…
Türkiye’nin içinden geçtiği durumlarda hepimiz bunları yaşadık. Halen yeni açılan bir davanın sanığıyım. O da AKP’nin avukatlarının açtığı bir hakaret davası. Boyuna tazminat istiyorlar benden, benim o kadar param yok, onların parası çok. “Artık beni idare etsinler’’ diyorum.
***
‘İçeridekiler’, Melih Cevdet Anday hocamın en sevdiğim oyunudur. Oyunlar oynanmaya devam ediyor. İçeridekiler masum, dışarıdakiler öyle değil gibi. “Bu da geçer” diyeceğim. Kenan Evren devrinde cezaevinde yattım ama böyle bir hukuk sistemi yoktu. Savaş Dinçel ile birlikte ellerimiz ve ayaklarımız zincirli bir şekilde mahkeme salonuna 50 kişiyle getirilmiştik. Elimizde de ayağımızda da zincir vardı. Yürürken zorlanıyorduk. Önde Savaş ile bendik arkamızda da bir tane eroinman, bir tane katil, hırsız, bir tane afyonkeş böyle aynı kuyrukta ayağımızda zincir vardı. Kenan Evren devriydi ama hiçbir zaman, o devirde bu kadar baskı altında değildik.
Hepinize sevgilerimi ve saygılarımı yolluyorum. Yanınızdayız, güçlü olun.


