birgün

-1° HAFİF KAR YAĞIŞLI

ÇALIŞMA YAŞAMI 03.12.2021 14:22

DİSK, asgari ücret talebini yineledi: Vergi ve kesintiler kaldırılsın!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yapan DİSK, "2022 yılında asgari ücret, en az net 5 bin 200 TL olmalı" talebini yineledi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, patronların vergi yükü sürekli azaltılırken, asgari ücretlinin vergi yükünün arttığına dikkat çekti.

DİSK, asgari ücret talebini yineledi: Vergi ve kesintiler kaldırılsın!

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücret görüşmelerinin sürdüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması yaptı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bir hanede iki kişi çalıştığında en azından yoksulluk sınırı aşılmalıdır. Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında, 2022 yılında asgari ücret, en az net 5 bin 200 TL olmalıdır” dedi.

Patronların vergi yükü sürekli azaltılırken, asgari ücretlinin vergi yükünün arttığına dikkat çeken DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, "Brüt asgari ücretin net ödenmesini istiyoruz. Asgari ücretin ve tüm ücretlerin asgari ücret tutarı kadar bölümünde vergi ve kesintiler kaldırılarak tüm ücretlere 1000 lira iyileştirme yapılmalı diyoruz. Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücreti en az net 5 bin 200 TL olmalıdır. Bu sadece bir ekmek mücadelesi değildir. Emeğimizin ucuzlatılmasına yönelik bir mücadeledir, bir memleket mücadelesidir" ifadelerini kullandı.

Çerkezoğlu, şunları söyledi:

"Türkiye’de on milyonlarca insanımızın yaşam koşullarını belirleyecek olan 2022 asgari ücreti için, masada olmamamıza rağmen işyerlerinden, meydanlardan yükselen talepleri bugün buraya Çalışma Bakanlığı önüne taşıdık. 1 Ekim 2021’den beri milyonlarca işçi adına, emekçi adına, emekli adına, geçinemeyenler, barınamayanlar, iş bulamayanlar adına meydan meydan, işyeri işyeri haykırıyoruz: ‘Artık yeter, geçinmek istiyoruz’ diyoruz. İşsizlik, pahalılık, zamlar, faturalar belimizi büküyor.

disk-asgar-ucret-talebini-yineledi-vergi-ve-kesintiler-kaldirilsin-951034-1.

'BU ÜLKENİN EKONOMİSİNİ BİZ BÜYÜTÜYORUZ AMA GEÇİNEMİYORUZ'

Ekonomik krizin ve pandeminin ağır yükünü biz taşıyoruz. Her sabah yeni zamlara uyanıyor, her gün yoksullaşıyoruz. Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, bu ülkenin ekonomisini biz büyütüyoruz ama geçinemiyoruz. Borçla yaşamaya çalışıyoruz. Üstüne üstlük son günlerde Türk lirası değer kaybettikçe biz kaybediyoruz. Emeğimiz ucuzluyor, satın alma gücümüz azalıyor.

Ülkeyi yönetenler, Türk lirasının değer kaybetmesi ile övünüp buna ‘kurtuluş savaşı’ diyorlar. Oysa paramız değer kaybettikçe bu ülke daha yoksul ve daha bağımlı hale geliyor. Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretinde Arnavutluk ile yarışıyor. Türkiye’de asgari ücret, artık ucuz emeğin sembolü olan Çin’den bile düşük. Bunu bile isteye yapıyorlar. Amaçladıkları tam da bu. Türk lirası değer kaybedince ücretler azalacak, bu ülkenin işçileri en ucuz emek olarak dünyaya pazarlanacak. Yok öyle yağma! Bu ülke, bu halk, bu ülkenin işçi sınıfı satılık değildir. Uluslararası pazarlarda kelepire satılığa çıkarılacak şahsa ait bir mal değildir.

Yabancı sermaye için, petrol prensleri ve kralları için ‘kelepir emek, kelepir memleket’ diye tezgâh açanlara direneceğiz. TL ucuzlasın, emek ucuzlasın, memleketin taşı toprağı ucuzlasın tezgahını bozacağız.

İşte biz, bu asgari ücret sürecindeki mücadelemizi sadece ekmeğimizi savunma mücadelesi olarak görmüyoruz. Bu sadece ekmeğimizi değil, aynı zamanda emeğimizi ve memleketimizi savunma mücadelesidir.

'MİLYONLARCA İŞÇİ ASGARİ ÜCRET DAHİ ALAMIYOR'

DİSK-AR, dün 2022 asgari ücret raporunu yayımladı. Ülkemizde asgari ücrete dair gerçekleri size kısaca bir kez daha özetlemek istiyorum.

Türkiye’de milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışırken milyonlarca işçi asgari ücret dahi alamıyor. Kadınların dörtte biri asgari ücretin altında bir ücretle çalışıyor. Asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında ücret alan işçilerin sayısı 10 milyona yaklaşıyor. Türkiye hızla bir asgari ücretliler ülkesine dönüşüyor. Asgari ücret sembolik bir ücreti değil ortalama ücreti ifade ediyor.

Hani televizyonlara çıkıp ‘Ekonomi büyüyor, Türkiye büyüyor’ diyorlar ya. Ben size büyüyen şeyi söyleyeyim. Adaletsizlik büyüyor. Asgari ücret 1974’te kişi başına milli gelirin yüzde 81’i düzeyinde idi. 2021 yılında ise kişi başına milli gelirin yüzde 54’üne geriledi. Bu adaletsizliğe ‘dur’ diyoruz: Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, Türkiye büyüyorsa payımızı istiyoruz.

'VERGİDE DE ADALET YOK'

Gelirde adalet olmadığı gibi vergide de adalet yok. Patronların vergi yükü sürekli azaltılırken asgari ücretlinin vergi yükü artıyor. Asgari ücretle çalışan işçilerden alınan vergi miktarı, ilk vergi dilimi tarifesi düşük tutularak artırıldı. 2002 ve 2003 yıllarında ilk vergi dilimi tarifesi asgari ücretin 15-16 katı idi. 2021 yılında ilk vergi dilimi, asgari ücretin 6-7 katına geriledi. Böylece işçinin patronundan çok vergi ödediği adaletsiz bir düzen kuruldu. Bizler, bu dilim dilim soyguna ‘dur’ diyoruz. Brüt asgari ücretin net ödenmesini istiyoruz. Asgari ücretin ve tüm ücretlerin asgari ücret tutarı kadar bölümünde vergi ve kesintiler kaldırılarak tüm ücretlere bin lira iyileştirme yapılmalı diyoruz. Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanacak oranın yüzde 10’a düşürülmesini, vergi dilimleri tarifesinin en az kişi başına GSYH oranında artırılmasını istiyoruz.

'BU SADECE BİR EKMEK MÜCADELESİ DEĞİLDİR'

Türkiye’de asgari ücret tek bir işçi için hesaplanıyor. Oysa asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil, uluslararası standartlara uygun şekilde geçindirmekle yükümlü olduğu aile bireyleri de esas alınmalıdır.

Asgari ücret artışında yoksulluk sınırı da bir kriter olarak dikkate alınmalıdır. Bir hanede iki kişi çalıştığında, en azından yoksulluk sınırı aşılmalıdır. Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında, 2022 yılında asgari ücret, en az net 5 bin 200 TL olmalıdır.

Tekrar ediyoruz. Bu sadece bir ekmek mücadelesi değildir. Emeğimizin ucuzlatılmasına yönelik bir mücadeledir, bir memleket mücadelesidir. Bu ülke, bu halk, bu ülkenin işçi sınıfı satılık değildir. Emeğimizi ve memleketimizi savunmak için omuz omuza. Demokrasinin, hukukun, adaletin egemen olduğu emeğin Türkiye’si için omuz omuza."