birgün

17° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 27.03.2020 06:50

Diyanet’e ayrılan kaynağı salgın günlerinde yeniden düşünmek şart: Bütçesi dağ gibi faydası belirsiz

Bütçeden 11,5 milyar TL alan Diyanet, koronavirüsle mücadelede yararlı görünmek istiyor. Ancak kurumun dua etmek dışında dikkat çeken bir faaliyeti yok. Bilim ise başta can kurtarmak üzere daha yararlı işlere imza atabilmek için sıra bekliyor

Diyanet’e ayrılan kaynağı salgın günlerinde yeniden düşünmek şart: Bütçesi dağ gibi faydası belirsiz

BERKANT GÜLTEKİN

“Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, koronavirüs salgınının sona ermesi için dua etti.”

Bu mesaj 25 Mart sabahı, Ali Erbaş’ın dua ederken çekilen fotoğrafıyla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Twitter hesabından paylaşıldı. Böylelikle kamuoyu 2020 yılında bütçesi 8 bakanlığı geride bırakan iktidarın gözde kurumunun, dünya üzerinde neredeyse yarım milyon insana bulaşan ve 20 binden fazla can alan bir salgına karşı neler yapabileceğinin sınırlarını öğrenmiş oldu.

Diyanet’in Türkiye’de de etkisini giderek artıran koronavirüse karşı etkin mücadele edecek kurumlardan biri olmadığı kesin. Devasa bütçesini bir sağlık meselesi için kullanmasını beklemek de mantıklı değil. Ancak hem Diyanet’in “Biz de çalışıyoruz” temalı halkla ilişkiler stratejisini hem de bilime yüz vermeyen AKP iktidarının Diyanet’e toplumsal faydasından fazla kaynak aktardığı gerçeğini salgın günlerinde yeniden düşünmekte fayda var.

BÜTÇESİ DUDAK UÇUKLATIYOR

AKP iktidarının en etkili ideolojik araçlarından biri olan Diyanet, sık sık bütçeden kaptığı payla gündeme geliyor. Kurum 2020 yılı bütçesinden aldığı 11,5 milyar TL’lik payla bu alanda 8 bakanlığı geride bıraktı. Bütçede Diyanet’e 2020 yılı için 11,5 milyar TL, 2021 yılı için 12,3 milyar TL ve 2022 yılı için 13,1 milyar TL ödenek verilmesi öngörüldü. Bu, önümüzdeki 3 yıl için Diyanet’in ayaklarına en az 37 milyar TL’nin serileceği anlamına geliyor.

Peki Diyanet bu parayı nasıl harcıyor? Kurumun harcama listesinin başında personel giderleri yer alıyor. Diyanet’in bugün 60 binden fazla imamı, 12 binden fazla müezzini, 2 binden fazla da vaizi var. AKP, kurumun kadro kapasitesini yıllar içinde istikrarlı biçimde artırdı. 2006’da 79 bin 870 personeli olan kuruma bugün yaklaşık 130 bin kişi hizmet ediyor. Diyanet, personeli için 2018 yılında 6,6 milyar TL, geçen yıl ise 8,5 milyar TL harcadı. 2020 yılında ise kurumun 9,4 milyar TL’lik personel ödemesi yapması öngörülüyor. Yani bu yıl, koronavirüs tehdidiyle yüz yüze kalan Türkiye toplumunun 9,4 milyar TL’si Diyanet’in kadroları için kullanılacak.

Bugün Türkiye koronavirüs salgınıyla mücadele etmeye çalışıyor. Açıklanan resmi verilere göre yaklaşık 2 bin 500 vaka tespit edildi ve bu sayının günler içinde endişe verici düzeyde artması bekleniyor. Yaklaşık 2 haftalık süreçte 59 kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Uzmanlar, koronavirüs nedeniyle 7 bin 500’den fazla kişinin öldüğü İtalya’ya benzememek için gereken bütün önlemlerin bir an önce alınması gerektiğine işaret ediyor.

‘MEŞHUR’ AÇIKLAMALAR

Koronavirüsle mücadelenin merkezinde Sağlık Bakanlığı yer alıyor. Mücadelenin kılavuzunun bilim olması gerektiği ise su götürmez bir gerçeklik. Ancak AKP iktidarı yıllardır, bilime önem vermek şöyle dursun, bilimsel düşünce ve mantığın altını oyan açıklamalarıyla tanınan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı paraya boğuyor. Kurum tarafından yapılan, “Ateistin kestiği eti yemek, baskılı tişörtle ve üzerinde canlı varlıkların resimleri ile namaz kılmak günahtır”, “Kürtaj cinayettir”, “Cinsel arzuları tahrik eden ifade ve tasvirleri içeren, haramları güzel gösteren müzikleri yapmak ve dinlemek günahtır”, “9 yaşına giren kız evlenebilir”, “Erkek, telefon, faks, mektup, mesaj ve internetle ile de eşinden boşanabilir”, “Feminizm ahlaksızlıktır” ve “Piyango bileti almak haramdır” gibi çağdışı açıklamalar hâlâ hafızalarda.

Koronavirüsle Diyanet’in aklı ekseninde mücadele edilemeyeceği açık. Önümüzdeki 3 yılda halkın 37 milyar TL’sini alacak olan kurum, bu dev bütçenin verdiği ağır sorumlulukla olsa gerek virüsle mücadelede yararlı bir rol üstlenmek istiyor. Fakat camileri kapatmak zorunda kalan Diyanet’in aklına dua etmekten başka bir şey gelmiyor. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın dua etmesinin etkin bir mücadele adımı gibi gösterilmeye çalışılması oldukça trajikomik. Zira herkes, virüse karşı duadan çok bilime yönelmek gerektiğinin farkında. Dua insana kendisini iyi hissettirebilir ama hayatları kurtaracak olan bilimdir.

DUAYI YURTTAŞ DA EDER

Sadece dua etmesi için bir kuruma milyarlarca lira kaynak ayırmak gerekmiyor. İbadet, inanan her yurttaşın kendi imkânlarıyla yapabileceği bir faaliyet. Görevi AKP iktidarının politikalarına dini yorumlarla meşruiyet üretmek olan Diyanet, bu faaliyetin sahibiymiş gibi konumlandırılıyor. Bütçeden de hak etmediği şekilde büyük ödenekler alıyor. Ama acı gerçek şu ki, halkın cebinden çıkan 11,5 milyar TL koronavirüs salgınında işlevsiz kalıyor; Diyanet topluma olan borcunu dua ederek “ödüyor.” Bilim ise başta can kurtarmak üzere daha yararlı işlere imza atabilmek için sıra bekliyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız