birgün

17° AÇIK

EĞİTİM 29.09.2020 13:48

Diyarbakır’da eğitim 7 bine yakın öğrenci için 'belirsiz'

Diyarbakır’da 9 okul hakkında yıkım kararı verildi ancak bütçe yetersizliği nedeniyle yeni okullar yapılmadı. Bu okullarda okuyan 6 bin 995 öğrencinin bir kısmı farklı okullara dağıtıldı. Diğer öğrencilerin durumuna ilişkin belirsizlik ise devam ediyor.

Diyarbakır’da eğitim 7 bine yakın öğrenci için 'belirsiz'

Diyarbakır’da, 24 Ocak’ta merkez üssü Elazığ’ın Sivrice ilçesi olan deprem nedeniyle hasar gören 9 okul hakkında yıkım kararı verildi. Depremin üzerinden 9 ay geçerken, okulların yapımına “bütçe yetersizliği” nedeniyle başlanmadı.

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, bu okullarda okuyan 6 bin 995 öğrenci ise kentin farklı yerlerindeki okullara dağıtıldı, bazı okullardaki öğrencilerin hangi okullara gönderileceği ise belirsizliğini koruyor.

Yıkım kararı verilen Faik Ali Ortaokulu’ndaki bin 200 öğrenci, Koşuyolu Teknik Meslek Lisesi’ne; Alipınar İlkokulu’ndaki 700 öğrenci, Hüseyin Uluğ İlkokulu’na; Çelebi Eser Ortaokulu’ndaki 2 bin 300 öğrencinin, bir kısmı Namık Kemal Lisesi’ne, bir kısmı Çelebi Eser İmam Hatip Ortaokulu’na; Seyrantepe İlkokulu ve Ortaokulu’ndaki 507 öğrenci, Yolaltı İlkokulu ve Güner Ekinci Ortaokulu’na; İnönü Ortaokulu’ndaki 867 öğrenci, Mustafa Kemal Ortaokulu’na dağıtıldı.

BELİRSİZLİK MAĞDURİYET YARATIYOR

Cahit Sıtkı Tarancı İlkokulu’ndaki 202, 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi’ndeki 617, Yunus Emre İlkokulu’ndaki 600 öğrencinin ise hangi okul ya da okullara dağıtılacağı belirsiz.

Kentin merkez Bağlar ve Yenişehir ilçelerinde yer alan bu okullarda okuyan öğrencilerin bulundukları mahallelerden uzak okullara dağıtılması beraberinde ulaşım sorununu da getirdi. Yoksul ailelerin yaşadığı mahallerde yer alan bu okullarda ulaşım sorununun getirdiği ek harcamanın yanı sıra bazı öğrencilerin gidecekleri okulların belirlenmemesi mağduriyete neden oluyor.

TAPU SORUNU OLMAYAN OKULLAR YAPILACAK

Eğitim Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Sekreteri Volkan Tuncer, yıkım kararı verilen okulların ne zaman yıktırılacağı ve hangi okulların yerine yenisinin yapılacağını belirsiz olduğunu söyledi. Yıktırılacak okulların yapılıp yapılmayacağına dair kuşkular olduğunu dile getiren Tuncer, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileriyle sendika yetkililerinin yaptığı görüşmede, Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin tapu sorunu olmayan okulların yapılacağının aktarıldığını kaydetti.

SALGIN TEHLİKESİ

Okulların haftada 2 gün olmak üzere kademeli olarak açıldığını hatırlatan Tuncer, Diyarbakır’da 510 bin öğrencinin olduğuna işaret ederek, “Bu kadar yoğun öğrencinin olduğu kentte, derslik problemi var. Yıkım kararı olan okullara giden çocukların başka okullara gönderilmesi, pandemiyle birlikte salgının yayılma riskini artırmaktadır” dedi.

Okullar hakkında verilen yıkım kararından bir ay önce haberdar olduklarını dile getiren Tuncer, okulların yıkılma kararından sonra herhangi bir çalışma yapılmadığını vurgulayarak, “Bu anlamda iktidar yönetememe, süreci okuyamama durumu var. Yani yaz süreciyle birlikte pandeminin biteceği, bu bitişle birlikte normalle döneceğini, okulların o koşullarda açılacağını planladı. Ama görüldüğü üzere pandemi yoğun olarak devam ediyor” diye konuştu.

‘KAZA RİSKLERİNDEN MİLLİ EĞİTİM SORUMLUDUR’

Söz konusu okullar hakkında yıkım kararı verilip öğrencilerin başka okullara dağıtılarak sınıfların daha da kalabalıklaştırılmasını eleştiren Tuncer, “Değil sağlıklı eğitim, bu çocukların ulaşım, servis problemi, yemek problemi, belli yerlerde -özellikle Seyrantepe’den Güner Ekinci’ye öğrencileri getirme planları- trafik yoğunluğu ve doğacak sonuçlardan Milli Eğitimin sorumlu olacağı durumlardır. Biz buna ilişkin çözüm önerilerimizi sunduk. Eğer çözüm önerilerimizi dikkate alsalardı hem pandemi yoğunluğunu azaltacaktık hem de yüz yüze eğitimin açılmasında katkımız olacaktı” şeklinde konuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız