birgün

21° AZ BULUTLU

GÜNCEL 14.08.2020 20:30

Diyarbakır'da yanlış adrese baskın yapan polis, ev sahibini darp etti

Diyarbakır’da iddiaya göre, evine baskın yaptıkları Süleyman Arıkan’ı darp eden polisler, bir süre sonra yanlış adrese geldiklerini anlayınca bu kez ‘şikayetçi olursan senin için iyi olmaz, yardım yataklıktan alırız’ diyerek kendisini tehdit etti. Olay sonrası karakola giden Arıkan’ın şikayeti de işleme alınmadı.

Diyarbakır'da yanlış adrese baskın yapan polis, ev sahibini darp etti

Diyarbakır’da yaşayan Süleyman Arıkan’ın dairesi dün sabah saat 05.00 sıralarında özel harekat polisleri tarafından basıldı. İddialara göre, eve girer girmez Arıkan’ı yere yatırıp darp etmeye başlayan polisler, bazı isimler sordu. Arıkan, bu kişileri tanımadığını ve yanlış adreste olduklarını dile getirmesine rağmen polislerden dakikalarca şiddet görmeye devam etti.

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre, Arıkan’ı uzun süre darp eden polisler, bir süre sonra yanlış adrese baskın düzenlediklerinin farkına vardı. Yanlış eve baskın yaptıklarını anlayan polisler, şikâyetçi olmaması için Arıkan’ı tehdit ederek evden ayrılıp, aynı dairedeki komşusu Seyfettin Kardaş’ın evine baskın yapıp, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına aldı.

Evinde polis şiddetine maruz kalıp, üstüne de tehdit edildiğini öne süren Arıkan, yaşadıklarını anlattı.

Yaşadığı dairenin kapısının sabah 05.00’da şiddetli bir şekilde yumruklandığını dile getiren Arıkan, kalkıp kapıyı açtığında yüzü maskeli, ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan çok sayıda kişiyle karşılaştığını ifade etti. Arıkan, “İlk kim olduklarını anlamadım, içeri girdiklerinde polis olduklarını anladım. Bana bazı isimler sordular. Tanımadığımı söyledim. Beni evimin terasına çıkardılar. Yere yatırıp hakaret ettiler” dedi.

'KÜFÜR VE HAKARET ETTİLER'

Polislere itiraz ettikçe daha çok darp edildiğini söyleyen Arıkan, “Onlara yanlış yaptıklarını söyledim. Bana küfür edip, hakaret ettiler. Yetmedi silahın dipçiği ile sırtıma vurdular, darp ettiler. Yerde iken 5 kişi sırtıma vurmaya başladı. Suçumu sordum ‘konuşma!’ deyip hakaret etmeye devam ettiler. Onlara itiraz edince daha çok vurdular” diye anlattı.

Arıkan, kendisini darp eden polislerin bir süre sonra ise yanlış adrese geldiklerini fark ettiklerini belirtti. Arıkan, sonrasında yaşananları şöyle dile getirdi:

“Yaklaşık bir saat evimde bana hakaret edip, darp ettiler. Bir saatin sonunda yanlış eve geldiklerini anladılar. Bana ‘birini arıyoruz’ dediler. Onlara ellerindeki adresin benim adresim olmadığını söyledim. Yanlış adrese geldiklerini anlamalarına rağmen üzerime gelmeye, baskı kurmaya devam ettiler. Onlar hakkında suç duyurusunda bulunacağımı söyleyince beni tehdit ettiler.”

Polislerin kendisini ‘şikayetçi olursan senin için iyi olmaz, yardım yataklıktan alırız' şeklinde tehdit ettiğini söyleyen Arıkan, polislerin evinden ayrılmasından birkaç saat sonra Şehitlik Karakolu’na giderek şikayette bulunmak istedi.

KARAKOL ŞİKAYETİ İŞLEME ALMADI

Arıkan'ın iddiasına göre buradaki polisler, ‘Hangi birim sana geldi bilmiyoruz’ diyerek onu şikayetini almadan savcılığa yönlendirdi.

Arama izni olmadan evi basılıp darp edilen, şikayet başvurusu alınmayan Arıkan, “Kusura bakmayın bile demediler. Sosyal medyada ya da haberlerde bu tür hak ihlalleri ile karşılaşanlar yalan sanıyor ama ben yaşadım. Dayak yediğimle kaldım. Karşılarındaki suçlu dahi olsa bu muamele yapılmamalıydı. Burası için demokratik bir ülke diyorlar ama bana yapılan muamele çok farklıydı. Yaşadıklarımı insanların öğrenmesini istiyorum. Bugün benim başıma yarın başkasının başına da gelebilir” dedi.

Belki bir şey değişmese de savcılığa gidip şikayetçi olacağını söyleyen Arıkan, “Elimden geleni yapacağım. Sessiz kalırsam bu olaylar tekrarlanır. Şikayetçi olursam belki evime yine gelecekler ama olsun gelsinler, korkmuyorum” diye konuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız