birgün

4° PARÇALI BULUTLU

SAĞLIK 02.12.2020 11:26

Doç. Dr. Savaşçı: Koronavirüs değil sitokin fırtınası ölüme götürür

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, koronavirüs salgınıyla birlikte konuşulmaya başlanan 'sitokin fırtınası'nı durdurulamayan bir sel gibi düşünmek gerektiğini söyledi. Savaşçı, "Asıl koronavirüs değil 'kontrolsüz güç' dediğimiz sitokin fırtınası kişiyi ölüme götürür" dedi.

Doç. Dr. Savaşçı: Koronavirüs değil sitokin fırtınası ölüme götürür

Koronavirüs tedavisi gören eski AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu'nun oğlu Süleyman Kuzu'nun babasının ikinci defa 'sitokin fırtınası' başlayınca hayatını kaybettiğini açıklaması üzerine sitokin fırtınasının Covid-19 hastalarındaki etkisi gündeme geldi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, sitokin fırtınasını DHA'ya anlattı.

Savaşçı, sitokinlerin vücuttan salınan bağışıklık sistemini uyaran küçük maddeler olduğunu belirterek, "Bunlar en çok enfeksiyon durumunda salınır, çeşitli travmalarda, kanser durumlarında salınabilir. Aşırı salınım olursa, aslında bir siber saldırı gibi düşünebilirsiniz, bütün haberleşme ağı çöker ve bağışıklık hücreleri salınmaya başlar. Aslında bir dost olan bağışıklık savunma sistemimiz birden düşman haline gelir. Kendi yararlı hücreleri bütün organları hasarlandırıp bir yıkıma neden olur" dedi.

Savaşçı, sitokin fırtınasının kişiyi yoğun bakıma yatıracak şekilde ciddi reaksiyonlar geliştirebildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"HERKESTE GELİŞMİYOR"

"Koronavirüs döneminde sitokin fırtınası dönemini çok sık gördük. Herkeste gelişmiyor. Bağışıklık yanıtının nerede duracağını bilmesi önemli olan. Bir şekilde aşırı bir yanıt verirse kişide, birden durumu iyi giderken akciğer, solunum yetmezliği, ateş ve kişinin yoğun bakma girecek şekilde organ hasarına neden olabilecek bir reaksiyon gerçekleşiyor. Biz, tüm dünyada kullanılan sitokin fırtınası dindirici ilaçlar var, onları kullanıyoruz. Doğru zamanda kullanarak fırtınayı dindirmeye çalışıyoruz. Çok yangın bir ortam oluşuyor, onu dindirmeye çalışıyoruz. Asıl kişi virüsten değil, virüsün tetiklediği savunma sisteminin aşırı bir reaksiyonu dediğimiz bu fırtınadan dolayı ölüyor. Durdurulamayan bir sel gibi düşünün. Dost olan savunma sistemi kendi hücrelerini düşman görüp yok etmeye başlıyor. O zaman da bütün hücreler yok oldukça, organlar hasarlanınca kişiyi ölüme götürüyor. Asıl bu virüs değil, kontrolsüz güç dediğimiz sitokin fırtınası kişiyi ölüme götürür."

Tedavide ilacın doğru zamanda ve hastalığın hangi evresinde verildiğinin çok önemli olduğunu belirten Savaşçı, "Önemli olan hangi günde, hangi aşamada o sitokin fırtınasına girmeden önce bu ilacın verilmesi. Kovid-19 hastalığı ilk 1 hafta çok belirti vermeyebiliyor. Halsizlik, koku, tat kaybı, öksürük, ateş yapabiliyor; ama özellikle ikinci hafta bu sitokin fırtınası döneminde çok ciddi bir şekilde ateş ve klinik durumda bir ağırlaşma oluyor. Hastalar genelde ikinci hafta kaybediliyor, yoğun bakıma yatmak zoruna kalıyorlar. Burhan beyi de sitokin fırtınasının neden olduğu organ hasarlarına bağlı kaybettiğimiz düşünülebilir. Aslında halkımız çok dikkat etmiyor, ilk hafta her şey güllük gülistanlık giderken birden ateşler başlıyor, birden küçük organlarda, damarlarda pıhtılar atıyor. Sitokinler tüm organ yapılarına, damarlara hasar verdiği zaman ikinci hafta çok ciddi ölüm tablosu ile karşımıza çıkabiliyor bu durum" ifadesini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız