birgün

12° PARÇALI AZ BULUTLU

YAŞAM 15.01.2021 07:09

Doğduğum yıl, doğduğum ülke


Unesco’nun “Dünya Çocuk Yılı” ilan ettiği 1979 yılında doğdum. O yıl ilk baskısı yapılan SEVDALI BULUT “Masallar” adlı kitabı şu an elimde tutuyorum. Bu haftaki yazım için çocuklarımdan kitaplıklarından birer kitap seçmelerini istemiştim. Büyük oğlum “anne bu kitabın basılma amacı güzel” diyerek bana uzattı. Ankara’da bir milyona yakın öğrencinin katılımıyla para harcanmadan bir milyon adet üretilerek ücretsiz olarak dağıtılmış olan bir kitap. Öğrencilerin topladığı kullanılmış kâğıt ve eski gazeteler SEKA’da beyaz kağıtlarla değiştirilmiş. Sponsor kuruluşların film, baskı, cilt yardımları ile bir hayal gerçeğe dönüştürülmüş. Unesco özel ödülüne layık görülen kitap 12 Eylül ile birlikte dağıtımı yasaklanan kitaplar arasına girmiş. Neyse ki o tarihe kadar neredeyse tamamı dağıtılmış. “Çocuklar için yapacak daha çok şey var” fikrinden yola çıkarak hazırlanan kitap 1998 tarihinden itibaren yeni baskılarıyla okurlara ulaşmış. Geliri Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı ve Nesin Vakfı’na aktarılmış. Bizim kitaplığımızdaki 2004 yılı beşinci baskısı. “Bir Milyon Çocuk Kitabı” projesinin içinde yalnız masallar yok. BU MEMLEKET BİZİM “Şiirler”, YÜZ PARALIK BULUT “Şiirler”, TELEVİZYONDAKİ REKLAMCI AMCA “Şiirler”, BİR DE VARMIŞ İKİ DE VARMIŞ “Masallar”, KIT AKILLI KARGA “Masallar, Fıkralar”, BİR ŞEFTALİ BİN ŞEFTALİ “Masal”, ARABALAR BEŞ KURUŞA “Öyküler”, KOVBOYCULUK OYUNU “Öyküler”, FALAKA “Öyküler”, BU KİTABIN MASALI “Masal” var. Proje onlarca yazar, çizer, gazeteci ve düşünce insanının emeğiyle şekillenmiş.

dogdugum-yil-dogdugum-ulke-829293-1.
Yayınevi: Boyut Yayıncılık
Yazar: Nazım Hikmet, İhmal Amca, Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Orhan Kemal
Resimleyen: Yılmaz Aysan

Çocukluğunda gökyüzünü boyamayı düşleyen şairlerin itiraflarından ilham alarak ilk adımlar atılmış. Türkiye’nin zor yıllarında çocuklar için yapılan “kocaman hiç”lere bir karşı duruş olarak Selçuk Demirel, Yalvaç Ural, Tan Oral, Haslet Soyöz, Yılmaz Aysan, Deniz Oral, Nezih Danyal, Bülent Özükan projeye özverili katkılarını sunmuş. Kitabın içinde Nazım Hikmet’in SEVDALI BULUT, İhmal Amca (Vartan İhmalyan)’nın PALYAÇO, Sabahattin Ali’nin SIRÇA KÖŞK, Orhan Kemal’in HARİKA ÇOCUK ve Aziz Nesin’in ÖKÜZ BAŞKAN adlı masalları yer alıyor. Doğduğumda basılmış olan, 20’li yaşlarımda edindiğim, 30’lu yaşlarımda çocuklarıma okuduğum 41 yaşımda yazılarıma konuk ettiğim kitap, çocuklar için üretilen içeriklerin boşa gitmediğinin bir göstergesi sanki.

Doğduğum yıl doğduğum ülkede basılmış bir kitaptan bahsettim, şimdi de ben bir yaşındayken İtalya’da basılmış olan YALANCILAR ÜLKESİ adlı kitaptan bahsetmek istiyorum. Yazarı, 1970 yılında Andersen ödülüne layık görülen dünyaca ünlü çocuk kitapları yazarı Gianni Rodari. Kitabın baş kahramanı fısıldayarak konuşsa bile çok uzaklardan işitilebilen gür sesli Gelsomino. İnsanlar Gelsomino’nun sarsıcı sesinin yarattığı etkileri onun büyücü ya da ermiş olmasına bağlayınca kahramanımız çareyi çiftliğinden ayrılmakta buluyor. Yolu eski bir korsanın işgal ettiği ve korsan olduğu gerçeği yüzüne vurulmasın diye de tuhaf yasalar koyarak yönettiği bir ülkeye düşüyor. Kendisini kral, tayfalarını ise hizmetkar ilan etmiş olan korsan Giacomone, gerçeklerin değil sahteliğin kıymetli olduğu, konuşurken sözcüklerin zıt anlamlılarının kullanıldığı, hayvanların bile kendi dilinde ses çıkaramadığı garip bir düzen kurmuş. Ekmek almak için kırtasiyeye gidilmesi gereken, sabah uyanınca iyi geceler denen, övgünün ancak hakaret sözcükleriyle ifade edildiği bir acayip ülke. Ülkedeki yaşama uyum sağlamak hiç de öyle kolay değil. Gelsomino’nun yolu ilk önce kedi Topalcık ile kesişiyor. Topalcık küçük bir kızın tebeşirle duvara çizdiği üç ayaklı bir kedicik. Kedi ne oluyor da duvardan kopup canlanıyor? Yolu Kral’ın sarayına düşen Topalcık, Giacomone’nin odasında “saf bir gerçekliğe” şahit oluyor. Ülkede doğruların söylenmesine özlem duyanlar ve bunu dile getirme cesaretini gösterebilenler kimler? Gelsomino’nun keşfedilen sesi ve sonrasında gelişen olaylar hem çok eğlenceli hem de düşündürücü. Macera boyunca kolluk kuvvetlerine, basına, toplumdaki sanat anlayışına, eğitim ve adalet sistemine aynalar tutuluyor. Barışa ve açığa çıkan gerçeklere dair izler sürülüyor. Kitap, kendi kalesine gol atmaktan çekinmeyen dürüstlüğün savunuculuğunda zihni harekete geçiren bölümlerle bezeli. Çocuklarımızla etkileşimli olarak okuyabiliriz. Resimli çocuk kitaplarından kurgulu metinlere sıkılmadan geçiş yapmak isteyenler için güzel bir fırsat olabilir.

dogdugum-yil-dogdugum-ulke-829294-1.
Yayınevi: Can Çocuk
Yazan: Gianni Rodari Darlasi
Resimleyen: Sedat Girgin
Çeviren: Eren Cendey

Olay örgüsünde tiyatro sahnesine de çıkan tenor Gelsomino’nun söylediği kimi tuhaf kimi neşeli şarkıların sözleri öykünün sonunda okurla paylaşılmış. Kendinizi bir operada hayal edip, okuduğunuz kitabın bir nevi anlam sağlamasını yapabilirsiniz. Şarkı sözlerinden biri “Eğer Oyunu” başlığını taşıyor. Şarkının içinde geleneksel İtalyan Tiyatrosu’nun tiplemelerinden Arlecchino, Pulcinella ve Gianduia’nın her birinin tahta geçmesi durumunda neler olabileceği sorularının cevabı var. Yazar “Kimin aklında kötülük varsa ona yeni bir kafa verilirdi” diyen bir edebi elçi aynı zamanda. Belli ki aynı yıllarda İtalya’da da yolunda gitmeyen bir şeyler var ve edebiyatçının direnmeyi seven mizacı okura bunları ulaştırıyor. Her şeyin tersine döndüğü zamanlarda bir tebeşir ya da gür bir ses doğru söyleyenlerin tutsak edildiği düzeni usulünce değiştirebilir. Bizler de çocuklarımızla Eğer Oyunu’nu oynayarak Yalancılar Ülkesi’nde gelişen olaylar üzerine sohbet edebiliriz.

Doğduğumuz ülkelerde yasaksız, yalansız ve baskısız bir atmosferde “gökyüzünü boyama hayali kuran mutlu çocuklar” yetiştirmek ümidiyle…

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol