Doğrular çocuklara oyunlarla öğretilir

30.06.2019 09:20 GÜNCEL
Dilan ESEN Uzman Psikolog, çift-aile ve oyun terapisti olan Seniha Naşit Gürçağ, aynı zamanda Türkiye’deki ilk ve tek Nöro Dramatik Oyun uzmanı ve eğitimcisi. 40 yıldır çocuklar ve ailelerle çalışan drama-oyun terapisti ve eğitmen Dr. Sue Jenning’sin ‘Nöro-Dramatik-Oyun ve Sağlıklı Bağlanma’ isimli kitabını çeviren Gürçağ, çocukların kendisini koruyabilmesi için en öenmli şeyin onlara ‘hayır’ demeyi […]

Dilan ESEN

Uzman Psikolog, çift-aile ve oyun terapisti olan Seniha Naşit Gürçağ, aynı zamanda Türkiye’deki ilk ve tek Nöro Dramatik Oyun uzmanı ve eğitimcisi. 40 yıldır çocuklar ve ailelerle çalışan drama-oyun terapisti ve eğitmen Dr. Sue Jenning’sin ‘Nöro-Dramatik-Oyun ve Sağlıklı Bağlanma’ isimli kitabını çeviren Gürçağ, çocukların kendisini koruyabilmesi için en öenmli şeyin onlara ‘hayır’ demeyi öğretmek olduğunu söylüyor.

Gürçağ ile kitaptan yola çıkarak çocukların duygusal olarak sağlıklı gelişimi üzerine konuştuk.

•Nöro-Dramatik-Oyun (NDO) nedir?

Nöro-Dramatik-Oyun anne ile bebeği arasındaki duyusal, ritmik ve dramatik oyunbazlık olarak tanımlanıyor. Bu model için doğumdan önceki ikinci üç aylık dönemde başlayıp yaşamın ilk altı ayının sonuna kadar devam eden süreç, en kritik dönem. NDO, Dr. Sue Jennings’in uzun yıllar yaptığı çalışmalar sonucu ortaya koyduğu dramatik gelişim paradigması Vücutlaşma-Yansıtma-Rol’e (VYR) dayanıyor. VYR, çocuğun duygusal zekâ, empati ve dayanma gücü gelişimini anlatır. Modelde vurgulanmak istenen bebekle yapılacaklar listesini tamamlamaktansa karşılıklı keyifli zaman geçirmenin, ilişki geliştirmenin önemi.

•NDO’nun ihmal, suistimal, istismara uğramış ve terk edilmiş çocuklar için önemi nedir?

Zarar görmüş çocukların yeniden güvenmesi, kapattığı duygularını açması kolay değil. Ciddi emek ve çaba gerektirir. Sue Jennings ve ekibinin yıllar önce Romanya’daki sokak çocuklarıyla yaptığı yoğun oyun çalışmaları terk edilmiş, uzun yıllar kötü muameleye maruz kalmış çocukların belli bir rutinde oynanan oyunlarla saldırganlık ve zorbalık davranışlarında gözlemlenen azalma, o çocukların birbirleri ile kurdukları bağın nasıl güçlendiğine ilişkin müthiş bir örnek.

•Çocuklar kendilerini nasıl koruyabilir?

Çocuklara değerli olduklarını, kendi kendilerini koruyabileceklerini, bedenlerinin kendilerine ait olduğunu, kim olursa olsun bir başkasının her anlamda beden bütünlüklerine müdahale etme hakkı olmadığını küçük yaşlardan itibaren yaşam pratiklerimizde deneyimlerle öğretmeyi amaç edinmeliyiz. Güvenli ve rahat iletişim kurulabilen ebeveynler olursak çocuklar herhangi bir olumsuzluk yaşandığı zaman açıkça bunu ifade edebilir.

Hikâyeler ve oyunlar aracılığıyla çocuklara doğru bilgileri, haklarını endişe yaratmayacak şekilde yavaş yavaş öğretmeli ve kendi kendilerini koruyabileceklerine onları inandırmalıyız. En önemlisi ‘hayır’ demeyi öğretmeliyiz.

•Bu kitap çocuklara ve ebeveynlere ne gibi katkılar sağlayacak?

Bu kitabın en önemli katkısı oyun oynamadan, keyif almadan sağlıklı bir bağlanma oluşamayacağını, sağlıklı ikili ve sosyal ilişkilerin gelişmesi için ihtiyaç duyduğumuz duygusal zeka, empati ve dayanma gücünü geliştirmemizin mümkün olmadığını hatırlatmak olacak. Sağlıklı duygusal ve sosyal gelişimin olmadığı, travmatik yaraların sarılmadığı yerlerde travma sürekli kendini yeniden türetip nesiller boyu bizleri etkiliyor. Bu kitabın önce anne ve karnında büyümekte olan bebeğiyle, doğduktan sonra ebeveynlerin çocukları ve birbirleri ile özenle, keyifle ilişki kurmasının ne denli önemli olduğuna ilişkin güzel bir rehber olabileceğini düşünüyorum.