Google Play Store
App Store
DOĞRUYA
DOĞRU...

Mehmet Y. Yılmaz (Hürriyet):
•Bazı yorumcular “kininin davacısı gençlik” söylemine dikkat çektiler. Ben yadırgamadım. Zaten bu iktidar dönemindeki birçok işin altında bu “kin” ve intikam duygusu” yatıyor. Başbakan bunu bir kez daha, bu kez açıkça söylemiş oldu. Necip Fazıl, bu hitabesinde gençliği bir “İslami uyanışa” çağırıyor, bir tür cihat davetiyesi gibi.
Şöyle bir bölümü de var: “Halka değil, Hakka inanan; meclisinin duvarında ‘Hakimiyet Hakkındır’ düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik.”

Demek ki Başbakan da önünde milletvekili yemini ettiği “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüne pek o kadar itibar etmiyor diye düşündüm ister istemez!

Başbakan’ın video yoluyla bağlandığı AKP gençlik kollarının toplantısının yapıldığı yerin dışında şöyle bir pankart asılmıştı aynı gün: “Büyük usta izindeyiz”!

Bu arkadaşlar biliyorsunuz her fırsatta “Atam izindeyiz” sözüyle kafa bulurlar, dalga geçerler.

Bunu görünce Başbakan’a bu konuşmayı hatırlattığı için hak verdim. Baksanıza hepsi izne çıkmış, belli ki çalışmak için yeni bir “gaz” istiyorlar. Aranan gaz da Necip Fazıl’da fazlasıyla var zaten!


EĞRİYE
EĞRİ...

Salih Tuna
(Yeni Şafak):
•Başbakan'ın "kini" Ahmet
Kaya ve Mustafa Pehlivanoğlu için gözyaşı dökmeye neden olurken, Ertuğrul Özkök'ün sevgisi "Vay şerefsiz" manşetleriyle Ahmet Kaya'yı memleketine hasret şekilde yavaş bir ölüme duçar etti. "Her şey hukuktan ibaret değil" diyen dünün "darbesevicisi" başımıza "sevi insanı" kesildi ya, helal olsun! Şu ahmaklığa bakar mısınız: En güzel şiirlerinden biri "Yunus Emre'ye" adını taşıyan (oyunlarından biri de "Yunus Emre"dir) N. Fazıl'a, Yunus Emre'den delil getiriyor. Necip Fazıl'ın hitabesindeki o mücerret ifadenin zulme ve zalimlere karşı dirayetin ifadesi olduğunu Aydın Doğan'ın bu ahmak kankasına nasıl anlatacağız?

(Yandaşlık konusunda iktidarı aklama konusunda Salih Tuna da en az Özkök kadar “başarılı.” Tuna yazısında özetle yok aslında bizim birbirimizden farkımız deyip başlıyor Özkök’ü eleştirmeye… Ancak anlattıkları kendisini de, en az Özkök kadar iyi özetliyor.)

Fehmi Koru (Star):
•Ortamı savaş çıkarma beklentisiyle gerenlere hareket alanı bırakmayan siyasi girişimlerdi bunlar... Başarılı oldu da... Devlet adına özel görevler üstlenmiş bürokratların hükümet politikası gereği izledikleri çizgiyi hedef alan son girişim de, başlatanlar ne kadar iyi niyetli olursa olsun, hükümetin ‘kriz yönetimi’ mantığıyla konuya yaklaşması sonucu akamete uğradı. Tabanın kafasını karıştırabilecek türden açıklamalar yapılmadı, yalnızca sorunu def etmek üzerinde yoğunlaşıldı ve bunun için özellikle siyasi araçlar kullanıldı: Tek maddelik bir yasa değişikliği krizi sona erdirmeye yetti. Çinli bilgenin asırlar önce tavsiye ettiği yöntemlerle savaşmaksızın galip çıkılabildi krizden...
 
Muhaliflerin bunalttığı CHP’de Sun Tzu okumuş birileri var mıdır acaba? Ya da Ak Parti ve Tayyip Erdoğan’ın başarılı hamlelerinin altında yatan mantığı çözebilen?

(Cemaat-AKP kavgasından sonra çekişmeyi yok saymak adına elinden geleni ardına koymayan yandaş yazarlardan AKP tarafında duran Fehmi Koru Erdoğan’ı cilalamaya devam ediyor. Başbakan’ın kriz yönetimini çok iyi başardığını diler getiren Koru AKP’nin başarısını da buna bağlıyor. Fehmi Koru başarı derken sanırım tutuklu gazeteci, öğrenci ve diğer “ileri demokrasizedelerden” bahsediyor.)