birgün

28° PARÇALI BULUTLU

EKONOMİ 06.08.2020 14:15

Dolardaki sert yükselişin sebebi ne?

Dolar/TL kuru tarihi zirveye ulaşarak 7,27 seviyesini gördü. Kurdaki artışı BirGün'e yorumlayan Doç, Dr. Demirel, "Türk Lirasının güven kaybı, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele etmediğine yönelik düşünceler, insanları güvenli liman arayışına itiyor. Türkiye’de bu güvenli liman dolar" dedi.

Dolardaki sert yükselişin sebebi ne?

Havva GÜMÜŞKAYA

Türk Lirası'nın ABD Doları karşısında Temmuz ayı boyunca devam eden 6,85 seviyesindeki yatay seyri, yerini sert değer kaybına bıraktı ve Dolar/TL kuru tarihi zirveye ulaştı. Güne 7,07 ile başlayan Dolar/TL kuru öğlen saatlerinden itibaren yükselişine devam ederek 7,27 seviyesine ulaştı.

Koronavirüs salgının etkisi, turizm gelirlerinin azalması, ihracatın düşmesi ve Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinin boşaltılması TL’nin değer kaybetmesindeki en önemli etkenler arasında gösteriliyor.

dolardaki-sert-yukselisin-sebebi-ne-765351-1.Yalova Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Baki Demirel, Dolar/TL kurunun yükselmesini “Musluk kaçak veriyordur onu tamir etmek yerine tıkarsınız sonra o musluk patlar. Şu anki sonuç budur” şeklinde yorumluyor.

Türkiye ekonomisinin 2018 yılındaki kur şokunu atlatamadığını belirten Demirel, “Ekonomiyi tekrar büyümeye geçirmek için diğer gelişmekte olan piyasalar gibi Fed’in peşine takılarak faiz indirimleri yapmak Türk Lirasını bir miktar savunmasız bıraktı” ifadelerini kullandı.

İki güvenli limandan birinin dolar, diğerinin altın olduğunu söyleyen Demirel, merkez ülke ekonomilerinin kötü olması nedeniyle gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı olmamasını şöyle değerlendirdi:

“Güvenli liman arayışı ve merkez ülkelerin iktisadi koşullarının kötü olması, bu ülkelerde merkez bankalarının parasal genişlemelerinin merkezde kalmasına neden olurken gelişen piyasalara bir sermaye akışına neden olmadı. Aksine gelişen ülkelerde sermaye kaçışı oldu. Türkiye’de bundan nasibini aldı. 6 ayda 11 milyar dolarlık sermaye çıkışı oldu.”

'DÖVİZ REZERVLERİ BOŞALTILDI'

Türkiye’nin uyguladığı sermaye kontrolünü bir miktar sabit kur uygulamasına benzeten Demirel, “Bu sabit kur sistemi şoklara karşı ekonomiyi çok kırılgan yapar. Diğer taraftan Covid-19 ile birlikte turizm gelirlerinin çok düşmesi, ihracatın çok düşmesi dolar gelirlerini azalttı. Kuru belirli bir noktada tutmaya çalışırken döviz rezervleri boşaltıldı. Bir taraftan dolar geliriniz azalırken diğer taraftan rezervleriniz de boşalıyorsa bu spekülatif bir beklenti oluşturur” dedi. Kamu harcamalarının artmasına da dikkat çeken Demirel, “Tüm bunlar Türk lirasına yönelik bir beklenti oluşturdu. Mesela son dönemde kredi genişlemesine dayalı bir ekonomik büyümeye geçildi. Bu da hane halkı borçlanmasını arttırdı.“

'TÜRKİYE'NİN BORÇ TOLERASYONU ÇOK DÜŞÜK'

Türkiye’nin borç tolerasyonunun diğer gelişen piyasalara göre çok düşük olduğunun altını çizen Demirel, yabancı sermayenin Türkiye’ye korkarak baktığını belirtti.

5 Temmuz’dan itibaren dolara olan talep artışını anlatan Demirel, şöyle konuştu:

Bu biraz da pozisyon kapatmakla ilgili çünkü kur artışı beklentisi özellikle reel sektörün bilançosunu çok ciddi etkiyecek. Esas kur artışının nedeni de bu spekülatif beklentilerin realize olmasıdır.

'DOLAR GÜVENLİ LİMAN OLARAK GÖRÜLÜYOR'

Öte yandan enflasyon beklentilerinin yüksek olmasının dolarizasyonu arttırdığını belirten Demirel, "Hikâye bu aslında. Türk Lirasının güven kaybı, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele etmediğine yönelik düşünceler, insanları güvenli liman arayışına itiyor. Türkiye’de bu güvenli liman dolar. Yüksek dolarizasyon olduğunda para politikaları etkinsizdir” dedi.

Demirel, dolar artışındaki esas etkenin borçların çevrilemeyeceği endişesi olduğunu ifade etti. Cari açık arttıkça kurun 6,85’lerde tutulamayacağı yönelik beklenti olduğunu söyleyen Demirel bu beklentilerin şimdi realize olduğunu belirtti.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız