birgün

8° PARÇALI BULUTLU

YAŞAM 22.01.2020 04:00
author

Dört mevsim: Kış


Harika bir dönemdeyiz ya. Hani bilim kurgu filmlerin çoğunun geçtiği yılları bile geçtik, artık 2020’deyiz ama insanlık ve medeniyet olarak iyice cahille cahil olunan bir döneme denk geldik nasılsa.

Aşıya karşı çıkanlar, düz dünyacılar, şehrin ortasına kanal açılırsa ülkenin daha da ilerleyeceğini düşünenler... Bütün yönetimin, her kararın tek bireye bağlanmasının herkes için daha iyi olacağını düşünenler filan...

Ortama bak! Normalde böylesi saçma sapan önermelerin herhangi birini söyleyeni bile ‘Hadi arkadaşım, hadi canım kardeşim...’ diyerek bakıma ve akıl sağlığına kavuşması için gerekli yerlere yollarlar. Ama nedense bizde ne kadar saçmalarsan o kadar iyisin. Mesela ‘Ya önemli olan tutumlu olmak’ diye açıklamalar yapıp elinde kolunda 50 bin dolarlık adını bile okuyamayacağın çantalarla dolaşmak kimseler tarafından yadırganmaz.

Ya da mesela ‘Kadınlar hayatımızın çok önemli bir parçası’ dedikten sonra sokakta kadın hakları için toplanan kadınları dövdürmek filan olmazsa olmayacakmış gibi şeyler artık bizim buralarda. Zaten konuşanların dediklerine bakın, bir de yaptıklarına. Aradaki farkı görmemek için ya gerçekten de düz dünyacı, anti aşıcı ya da benzeri bir mağara tarzı yaşamı benimsemek gerekmekte.

Yalan dolan, tutarsızlık, ahlaksızlık, vizyonsuzluk, ikiyüzlülük konusunda gerçekten de büyük ilerlemeler kat ettik. Her gün daha da saçma, daha da adaletsiz bir ortamda yaşayan gençler de iyice kafayı yedi.

Geceleri gençler neler yapıyor bakıyor musunuz? Herkes içindeki boşluğu ve anlamsızlığı doldurmak için kendinden kaçıyor. Kendinden kaçması da başka bir yere giderek de olmuyor. Kaçacak yeri olmayan gençler kendi içlerine kaçıyor. Üzücü ama gerçek, kimse de o gençlerin geleceklerinin ne olacağını düşünmüyor.

Apolitik, narsist, empati yoksunu, zorba, sevgisiz, saygısız gençler yetişiyor. Gençler hiçbir şey öğrenmek de istemiyor. Kısa sürede Instagram’da ya da YouTube’da bir kanal açıp birileri hakkında ileri geri konuşup, onu bunu ezikleyip kendilerine bir yer sağlamaya çalışıyor. Tabii ki hepsi değil ama büyük bir çoğunluğu maalesef bu noktada. Hele maddi durumu daha da kötü olanlar, daha da kötü evlerde üşüyerek kışı geçirenlerin hali ise çok daha fena. Tiktok videolarındaki insanlar da insan.

Hayattan kaçmak, eğlenmek için yapacak başka bir şeyleri maalesef yok. Kendi kurtuluşlarını kendilerinde arıyorlar. Gemi su alıyor, hepimiz aynı gemideyiz ama kimsenin geminin ne olduğuna dair bir fikri yok. Gemi batıyor, gemi nereye gidiyor onu da kimse bilmiyor. Dipte yerimiz hazır.

Umarım gelecekte bir gün, yaptığımız tüm hatalardan derslerimizi alıp, o hataları bir daha yapmayacak insanlara gereken görevleri verip, kendi topraklarımızda, kendi tarımcılığımızla, kendi doğal kaynaklarımızla, kendi denizimizle, kendi dağlarımızla ve kendi kendimizle huzur içinde yaşarız... Bir yandan da artık yanlış yapmamak o kadar kolay ki. Çünkü bunca zaman her konuda her zaman en yanlış tuşa bastık sürekli. Artık daha fazla yanlışa, daha fazla iletişimsizliğe gerek yok. Herkes kendine çeki düzen versin.

Önümüzdeki yıllarda bu yaşadığımız yılların belgeselleri de çekilecek, o belgeselleri izlemek istiyorum. Ülkenin hali, ortamı belli. Artık bir noktada tüm ülke kışı doğalgaz faturasını ödeyemeyecek hale gelirse belki biraz üşür de kendine gelir. Bakalım en dipten nasıl çıkacağız? Çıkışımız gençler sayesinde olacak ama gençler o sırada nerede olacak, onu tam bilemiyorum.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız