birgün

18° AÇIK

Dostlarımız için mücadele

Bugün Hayvanları Koruma Günü. Verilen sözlere rağmen 14 yıldır kanunda değişiklik yapılmadığını söyleyen HAYTAP Başkanı Ahmet Şenpolat, “Boşlukla mücadele ediyoruz” diye konuştu

ÇEVRE 03.10.2018 09:54
Dostlarımız için mücadele
Abone Ol google-news

DEMET SARGIN sargindemet@gmail.com @demetsrgn

Bugün 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü. ‘Hayvanların yaşam olanaklarını nasıl daha iyi hale getirebiliriz, şehirleri hayvanlara uygun olarak nasıl düzenleyebiliriz, sağlık problemlerini nasıl kontrol altına alabiliriz’ gibi konular üzerine düşünülmesi gereken bu günde bizler hayvanlara karşı işlenen suçların cezalarının ne kadar yetersiz ve caydırıcılıktan uzak olduğunu, hatta birçoğunun da cezasız kaldığını konuşuyoruz.

Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla konuştuğumuz Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şenpolat, bu günün ülkemizde kutlanamayacağını söyledi. Şenpolat, “Yasal düzenleme istiyoruz.

Söylediklerimize karşı da çıkmıyorlar, 14 yıldır ‘yapacağız’ diyorlar. Diyorlar ama tek bir somut adım bile atmıyorlar. Boşlukla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

Kabahat değil suç
HAYTAP olarak önceliklerinin hayvanların güvencelerinin yasalarla koruma altına alınması olduğuna değinen Şenpolat, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14 yıl önce çıkarıldığını ve o günden beri bu yasanın yetersizliği sebebiyle mücadele ettiklerini söyledi. Söz konusu yasada hayvana karşı işlenen suçlar Kabahatler Kanunu’na göre değerlendiriliyor. “Bu insanlar kabahatli değil suçludur” diyen Şenpolat, sözlerine şöyle devam etti: “Yasanın eksikliklerini söylüyoruz. Kabul ediyorlar, muhalefet eden de çıkmıyor ama harekete geçilmiyor. Karşı çıkması gereken faytoncular, petshopçular, sirklere hayvan taşıyanlar, akvaryumcular bile ‘Zaten yasa çıkmaz’ diye bir şey demiyor.”

Şenpolat, “Hayvanlara kötü muamelenin kabahat kapsamından çıkarılarak suç kapsamına alınması. Bu suçlu kişilerin sabıka kayıtlarına suçlarının işlenmesi. Savcılıkların ve kolluk kuvvetlerinin, herhangi bir şikâyet beklemeden, suça müdahale etmesi, soruşturma başlatması. Hayvan polisi timlerinin kurulması” öncelikli taleplerimizdir dedi ve ekledi “Çok iyi bir yasa çıkacağını düşünmüyoruz ama şimdiki halinden iyi olacaktır.”

Hani fayton yasaklanıyordu?
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Atları özgürlüğüne kavuşturacağız’ söylemini hatırlatan Şenpolat, “Seçimlerden önce atlar kurtulacak dediler. Eee ne oldu? Atlar hala fayton işkencesiyle karşı karşıya.”

Şenpolat sözlerini şöyle sonlandırdı: Söylem olarak bütün bürokratlar bizim söylediklerimizi söylüyor ama ortada icraat yok . Kimse yapmayacağız demiyor, büyük reklamlar oluyor ama ortada icraat yok. 14 yıldır sadece ‘yapacağız’ diyorlar. Boşlukla mücadele ediyor gibiyiz.”

***

Okullarda hayvan sevgisi eğitimi olmalı

dostlarimiz-icin-mucadele-516270-1.

HAYTAP Yönetim kurulu Başkanı Ahmet Şenpolat, hayvan sevgisi konusunda eğitimin önemine vurgu yaptı ve şöyle konuştu: “MEB’in okullarda doğa, hayvan sevgisi gibi konuları ele alarak bunlar hakkında dersler koyması gerekiyor. Bunu da biz yapmaya çalışıyoruz. Okullara gidip, tiyatrolar yapıp çocuklara hayvanat bahçelerinin aslında hapishaneler olduğunu, akvaryumlara konan yunusların eziyet çektiğini anlatıyoruz.

***

‘Verdiğiniz sözleri tutun’

dostlarimiz-icin-mucadele-516271-1.

Hayvanların film ve dizilerindeki sömürülmeleriyle ilgili çalışmalar yapan aktivist yazar Tuğçe Madayanti Dizici de konuyla ilgili BirGün’e açıklamalarda bulundu. Dizici şunları söyledi:

"Hayvanları Koruma Günü bence utanç içinde olmamız gereken günlerden sadece biri. Bu belirlenen özel güne, benim gördüğüm kadarıyla, tüm hayvanlar davetli değil. Artık açık ve net konuşmak lazım: Hayvanların tüzel kişilik haklarına sahip olduklarının kabul görmediği bir evrende onları koruma/anma günü yapmak kendini kandırmacadır.

İlk aşamada kabul edilmesi gereken hayvanların hepsinin aynı kıymette olduğudur. Koruyacaksak beyaz kurdundan, kekliğine, tavşanından tavuğuna, palamut balığından balinasına, ineğinden timsahına kadar tüm hayvanları aynı derecede korumamız gerekir. Veya bu günün ismini değiştirsinler; ismini ‘işimize gelen bir kısım hayvanları koruma günü’ veya sadece ‘evcil ev ve sokak hayvanları koruma günü’ yapabilirler. Dünya değişiyor. Hayvan bazlı yaşamdan bitki bazlı yaşama geçilmediği sürece bu günlerin kendi içinde düştükleri tezat artık saklanamayacak boyutlarda.

Doğa derneğinin özel gala gecesine gerçek hayvan kürkleriyle katıldığı bir ülkeden bahsediyoruz. Bazı dernekler de bu günün anlam ve önemi ile ilgili Meclis binası önünde basın açıklaması yapacaklarmış. Yasalarla korunan cinayet olan avcılık ile ilgili bir sözleri olacak mı? Cumhurbaşkanı seçim öncesi, Adalar’daki atlı faytonlar kaldırılacak, diyerek söz vermişti, bunun hesabını soracaklar mı? Senelerimiz hayvan hakları ceza hukukuna dahil edilsin diye uğraşmakla geçti, yaşlandık göçüp gideceğiz bu yasa tasarısı hala oradan oraya dolanıp duruyor. Meclistekileri utandıracak bir sözleri olacak mı? İsyan edip o meclisin önüne çadır kurmak gerekmez mi ‘Verdiğiniz sözleri tutun’ diye pankart açmak gerekmez mi?"

***

Kara, Maske, Zeytin ve Diğerleri

dostlarimiz-icin-mucadele-516272-1.

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Cem Hakverdi, 1 buçuk yıl önce çekimlerine başladığı ve şimdilerde gösterimlerini planladığı “Kara, Maske, Zeytin ve Diğerleri” isimli sokak köpeklerini konu alan belgeseli dolayısıyla yaşadıklarını anlattı.
Belgeseli çekerken birçok il dolaşan ve birçok kişi tanıyan Hakverdi, bu kişiler için “Birçoğu hayvanları yaşatabilmek için kendilerini paralıyor. Kimisi bu amaç için malını, mülkünü satmış. Kimisi de kendi hayatından vazgeçmiş” dedi.

“Köpekler hiçbir yerde istenmiyor. Sokaklarda, köylerde, ormanda, arazide…” diyen Hakverdi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onlara hiçbir yerde yaşam alanı yok. Hayvan haklarını gerçek anlamda güvence altına alacak yasalara ihtiyacımız var. Bunun için geç bile kalındı. Bu mücadelede yasal hakların kazanılmasının tek başına yeterli olmasını bekleyemeyiz. Bu alanda mücadele eden insanlar biraya gelip dayanışmak ve birlik olmak zorunda. Yani yasalar her şeyi bir anda daha iyi yapmayacak.

Hayvan psikolojisinin ve sahip olduğu hakların, ilköğretim ders müfredatına alınarak derslerde anlatılması gerekiyor.

Bununla ilgili bir şeyler yapılması için elimden geleni yapacağım. Çünkü ancak hayvanların bu sayede daha iyi koşullarda yaşayabileceğini düşünüyorum. Ancak bu sayede, belki bundan 10-15 sene sonra hayvanların yaşam haklarının dikkate alındığı daha ‘normal’ bir toplum içinde yaşayabiliriz.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun