‘Düğün evinin tefçisi olma’
Gazze’yle ilgili anlaşma üzerinden iktidarı eleştiren CHP Lideri Özel, ‘‘67 bin cenaze var orada. Siz İsrail’in düğün evinin tefçisi gibi davranıyorsunuz” dedi. Bahçeli ise bu kez de “Alevi açılımı” sinyali verdi.

Haber Merkezi
Siyasetin temel tartışma başlıkları partilerin dünkü grup toplantılarına da yansıdı. MHP Lideri Devlet Bahçeli bu haftaki konuşmasında yine CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef alırken DEM Parti’yi, geçen hafta Meclis’te atılan sloganlar nedeniyle eleştirdi. Bahçeli, Kürt açılımından sonra bu kez de “Alevi açılımı” mesajı vererek cem evlerinin ibadethane olması gerektiğini söyledi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’ye verdiği yanıtta parti olarak taleplerini dile getirdi. CHP Lideri Özel ise, Bahçeli’ye yanıt verdi, Erdoğan’ı eleştirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çözüm süreci hakkında yaptığı değerlendirmede isim vermeden DEM Parti’ye seslenerek, “Maksimalist taleplerin gündeme gelmesinden kaçınmalıyız. Şehitlerimize gencecik cesetler demek doğru değildir” ifadelerini kullandı. Devlet Bahçeli, cemevinin ibadethane olması yolunda engellerin kaldırılması ve askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiği yönünde çağrı yaptı.
CHP Genel Başkanı Özel'i de sert sözlerle eleştiren Bahçeli şöyle devan etti: "CHP Genel Başkanı geçen hafta bize parmak sallayarak konuştu. Kendisine sakinlik temenni ediyorum. Ancak Özgür Bey'in iftiralara sarılarak yaptığı çirkin siyasetin bizim nazarımızda değerinin olamayacağını hatırlatıyorum. Özgür Bey'in yolu yol değildir."
Yeni çözüm süreci hakkında da konuşan Bahçeli, “TBMM çatısı altında taşkın sloganlara asla yer yoktur. Maksimalist taleplerin gündeme gelmesinden kaçınmalıyız. Şehitlerimize gencecik cesetler demek doğru değildir. Çünkü şehitler ceset değildir" şeklinde konuştu.
İKTİDARDA KALAMAZSIN
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Bahçeli'nin "kol kırılır yen içinde kalır" ifadelerine kürsüden yanıt verdi. Özel, "Erdoğan kırılan kol bizim, kırılan kalp bizim, aileleriyle tehdit edilenler bizim arkadaşlarımız" ifadeleriyle seslendi" dedi. CHP lideri, Meclis'te komisyonun çalışmalarını yürüttüğünü hatırlatarak "Bu iş 80 yaş üzeri birkaç kişinin akran dayanışmasına kurban edilemez" diye konuştu.
Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: “İktidarlarının ve ittifaklarının bu konudaki yaklaşımını bugün Sayın Devlet Bahçeli açık açık söyledi grup toplantısında. Dedi ki ‘Kol kırılsın, yen içinde kalsın istiyoruz.’ İnsan gerçekten duyduğuna, gördüğüne inanamıyor. Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan kırılan kol bizim, kırılan kalp bizim, saldırılan haysiyet bizim, aşağılananlar bizim arkadaşlarımız, aileleriyle tehdit edilenler bizim arkadaşlarımız. Ama diyorsunuz ki ‘Sizin kol kırılsın, bizim yenin içinde kalsın.’ Bu memlekette kol kırık, cep delik, cepken delik, insanlar yoksul, adalet sakat ama kendi düzeniniz sürsün istiyorsunuz. Sayın Bahçeli, ‘Kızılcık şerbetini Tayyip Erdoğan’ın etrafı içsin’ diyorsunuz. Ama biz kan kusalım ‘Kızılcık şerbeti içtik’ diyelim istiyorsunuz. Bakın Türkiye’nin 6,5 milyon oy almış bir siyasi partisiyle Meclis’te merhabalaşıyoruz diye bizi terörist ilan ediyordunuz.
ŞİKÂYET SÖZLERİNE YANIT
İktidarda kalabilmek için her tavizi veren kendini düşünen bir iktidar anlayışı var. Erdoğan ortaya çıkan görüntüden çok rahatsız olmuş. Diyor ki siyasi hayatımın hiçbir yerinde eğilmedim, bükülmedim. Sayın Erdoğan'ın omurgalı duruşundan birkaç tanesini hatırlayalım.
Trump'tan bir telefon geldi. Rahip Brunson akşamüstü kendini Beyaz Saray'da buldu. Trump her aklına geldiğinde nasıl verdi ama papazımı diye konuşuyor. Çok omurgalı bir duruşu var Erdoğan'ın. 67 bin Filistinli katledilmişken İsrail'in davuluyla, zurnasıyla halaya duran yandaş basına diyorum ki sizde ne yerlilik var ne millilik var şu kadar vicdan yok, sadece yalakalık var, sadece yalakalık İmzalanan şey barış anlaşması değil, ateşkes anlaşması.
Bahçeli’nin “maksimalist taleplerden kaçınmalıyız” sözlerine DEM Parti’den yanıt geldi. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, “Bizim taleplerimiz abartı değil, çağdaş bir demokraside bulunması gereken asgari standartlardır" dedi.


